Siverek Haber

Siverek Haber

Ali Lale

PKK ve FETÖ bu ülkede nasıl boy attı


Ali Lale
20 Ağustos 2016 Cumartesi 12:15

Geriye bakıldığında; Kurtuluş Savaşını gerçekleştiren ruhla;15 Temmuz 2016 zaferi gerçekleştiren ruh aynı ruhtur. Ancak Savaş meydanında kazanılan kurtuluş savaşı, masada kayıp edildi. Biz o gizli Lozan anlaşmanın belgelerine bakmadık, ancak o zamanki hükümetlerin uygulamalardan anlıyoruz ki küfür milleti, er meydanında kayıp ettiği savaşı masada lehine çevirdi. Bu milletin inancına, tarihine, milli kültürüne düşman Hristiyanvari tek tip düşünen bir toplum yaratmak istediler. Onların vazgeçmediği metotlardan biri olan,“Böl parçala yut/yönet” metodunu uygulamak için Türkiye sınırları çalışma sahası oldu. Piyonlarda bizim insanlarımız oldu.

Kuklalarıyla Türkiye Cumhuriyetinde yaptıkları çalışmadan / tahribattan sonra, sahada yapılan inceleme ve araştırmadan insanlarımızı etki altına alabilecek yaraları tespit ettiler. Bunları belirgin hale getirmeye çalıştılar. Bunun için irili ufaklı planlar uyguladılar. Yönetimde onların istediği şekilde çalıştığı için saha çalışmalarında başarılı oldular! Tüm çalışmalar kimin üzerinde yapıyorlar biliyor musunuz? Kurtuluş savaşını kazanan ruh üzerinde yapıyorlardı.Onu yok etmeye çalışıyorlardı. Bu toplumda köle bir ruh yaratmak istiyorlardı. Ancak yapılan tüm saha çalışmalarında boşa gidiyordu. Bunu nereden anlıyoruz. Her 10 yılda bir yapılan darbelerden anlıyoruz. Çünkü yönetimler onların kontrolündeydi. Kontrolden çıkmak isteyen yöneticilere de darbeyi yapıyorlardı. Adnan Menderesi asanda Turgut Özal’ ı zehirleten aynı merkezdir.

CIA ajanların yaptığı saha çalışmalarında ilk etapta bu Ülke insanı üzerinde ilk uygulamaları sağ sol çatışması bu yıllarca sürdü. Bu öfke, bu düşmanlık nedir? Kime sorsaydınız.Karşı tarafı hain ve kendisini de kurtarıcı görüyordu. Verilen naneyi yutmuşlar,kendilerinden çıkan fikirmiş gibi sahiplendiler. Solcu, sağcıyı düşman görüyordu. Sağcı, solcuyu düşman görüyordu. Cahil okumayan toplumlarda insanları yönlendirmek ve kandırmak basittir. Onlarda bunu bildiği için okuma alışkanlığını engelleyecek ülkede politikalar uygulatıyorlardı. Hatta okuyan kendini yetiştirenlere de tehlike gözüyle bakılıyordu. Çünkü o her an onların şeytani ilişiklerine vakıf olabilir korkusu hâkimdi.

Ajanların saha çalışması olan Türkiye ve Ortadoğu Müslüman Ülkelerin enerjilerini boşa harcayacakları delikler bulmuştu. Türkiye de enson iki kalıcı yara buldular. Biri Ülke de yıllarca sürecek olan ırkçılık diğeride Dindi, Çünkü din inancını, sen halkın yüreğinden kaldırmadıkça, o özgür ruhu esir edemezsiniz. Bu nedenle Türkiye’nin iki damarından girdiler. işi üstlenecek kişinin köle zihniyetli olmakla beraber, şeytani bir zekâya da sahip olması lazımdı. Bunlar o zaman Irkçılık için Apo’ yu, Din’in DNA’sını bozmak içinde Fetö!yu tespit ettiler.

Sistem o gün dine giden tüm yolları kapatmıştı. Ancak Fetö’ örgütüne açıktı. Devlet üst aklın politikaları doğrultusunda Türkiye’yi yönettikleri için Fetö dışında tüm islami çağırışımda bulunacak tüm sembollere düşman kesilmişti. Kurtuluş savaşı düşmana karşı kazanan halk, üst akıl tarafından yönlendirmesiyle Müslüman halk, hükümetin hedefi olarak gösterildi.Namlular:halkın inancına, kültürüne, tarihine çevirmişti. Nihayette hiç kimse öğrenmedi kuzu postunu giymiş bu canavarı Oslo görüşmeleriyle azıcık suyun üstüne çıkmıştı. Ancak tamamıyla kendini belli etmedi. Kuvvetini denedi. Palazlanmıştı. Zamanın tüm hükümetleri bunun, bir dediğini iki etmiyordu. Tüm kurumların üst bürokratları onundu. Fetö’nun bir referansıyla şoförlükten Müdürlüğe, Müdürlükten daire başkanına, kurallar onlara işlemiyordu. Zaten Ülkede Adalet mekanizmasının çarkını da kırmışlardı. Kendine göre çark yerleştirmişlerdir. Bu çark da adaletten uzak,Fetö’nun üflemesiyle çalışıyordu. Vatanın tüm kurumları, işgal edilmişti. Bir üflemesiyle hükümetler yıkacak duruma gelmişti.17/25 Aralıkta kendini gösterdi. Yargı ve emniyet ayağıyla önce Mit Müsteşarını sonra da Cumhurbaşkanı içeriye almayı planlamışlardı. Ancak Allah’ında bir planı vardı. Allah’ın planı üstün geldi. Fetö’nun planı boşa gitti. Hukuk içinde kalmak kaydıyla, karşı Mücadeleyi vermeye başlayan Cumhurbaşkanı Yalnızlaştırılmaya ve itibarsızlaşmaya çalışıyorlardı. Tüm bilgi kaynaklarını buna göre harekete geçirmişlerdi.Fetö’ kendini açığa verdikten sonra üst aklın emri gereğince; PKK ’ile işbirliği yaptılar bunu seçimde olduğu gibi, Kürt halkını şehirlerinde taş üstüne taş bırakmadılar. İnsanlarımızı perişan ettiler. Bir taraftan dini yozlaştırmaya çalışırken diğer taraftan da Kürt ve Türk ayrımını gerçekleştirmeye çalışıyorlardı. Ancak Onların planlarına ve tuzaklarına karşı, Devlet olarak gereğini yapamadık. Muhsin Yazıcıoğlu’nu kim öldürdü? Belli olmadı. Uludere de 34 Kürt vatandaşı ölümü belli olmadı. Öldürenlerin amacı aslında belliydi. Amacı Kürt halkın nefretini kazanmak ve PKK’ye daha fazla yanaşmasını sağlamaktı. Ancak Fetö askerleri bu işleri yağdan kıl çeker gibi yaptılar. Kimsede farkına varmadı. Kürt Halkının Cumhurbaşkanına olan güven ve itimadını yok etme amacıyla yapıldı. Üst akıl artık her şeyin olgunlaştığını inandığı için düğmeye bastı. Onlar Allah’ın tuzağından haberi yoktu. 100 yıldan beri yok etmeye çalıştığı ruh 15 Temmuzda yeniden dirilmiş ve 2.kurtuluş savaşı destanı yazdı. Bu iş bitti mi hayır bu iş bu defa PKK üzerinden saldırılar gerçekleşecektir.

Toplum olarak biz bu dış güçlerin içimize koyduğu bu nifaktan nasıl kurtulacağız. Her şeyden önce sağcısı da solcusu da Müslümanı da ateist’ ide bilsin ki ortak noktamız özgür ve adaletli bir devlette yaşamaktır. Bunu da bize sağlayacak Türkiye dir. Tüm ayrımcılıkları bir taraftan bırakalım ortak noktamızda buluşalım. Bu Adaletli bir devlet anlayışı, hukukun üstünlüğü ve refah seviyesi yükselmiş bir Türkiye olmaktır. Biz bunları gerçekleştirdiğimiz zaman dış güçlerin ajanları burada saha çalışmasını yapamayacaklardır. Devlet tüm vatandaşların hamisi olmalıdır. Bu da hukukun herkes için işlemesiyle mümkündür. PKK’yi nasıl meydana getirdilerse onu tersi bir metotla yok edilir. Nasıl? Dün sistem bilerek Kürtlerin halkını gasp ediyordu. Dün hakları Gaspedilen Kürtlerin haklarına sahip çıkacak birilerinin arayışına girdiler. Bunu yapan üst akıl,sahada yapılan çalışmalar neticesinde ortamı buna uygun hale getirmişlerdir.Fetö gibi Apo’yuda öne sürdüler. Sistem Üst aklın emrindeydi. Bugünde hükümetin takip edeceği yol benim tecrübelerime göre dün alınan hakları bugün tüm haklarını yeni anayasa temin altına alarak bunu da halka anlatılarak Türklerin sahip olduğu haklara Kürt halkı da sahiptir. Anayasa temin altına alınmıştır. Diyerek uygulamaya başlatmasıyla basın ve yayınla bu uygulamayı da gösterdiği zaman Fetöterör örgütü gibi ABD’nin kozu PKK’de marjinalleşecektir. Bu ayrıca insanı ve İslami bir haktır. PKK’ istedi diye verdik, demek, Hukuk Devletinin olmadığının belgesini kendi eliyle sunmuş olursunuz. PKK’ burada Kürtlerin hamisi olur. Gerçi devlet bu yolu takip etti. Başarılı olamadı. Çünkü ABD kendi ortaya koyduğu kozunu bitirmez. Öyle bir yetkiyi PKK’ye vermez, hatta halkın HDP verdiği yetkiyi de ABD kendi maşasıyla o yetkiyi geri aldı. Yanı HDP itibarsızlaştırarak PKK’yi ön plana çıkardılar

Bu savaş devam edecektir. Bizim muhtaç olduğumuz kudret Kurtuluş savaşını kazanan ruhu ve 15 Temmuz 2016 zaferin destanı yazan ruha sahip çıkmalıyız. Bunu da Devlet araştırsın ve geliştirsin. Rabbim bu vatanı üzerine kötü emelleri olanlara fırsat vermesin, birliğimiz kardeşliğimizipekiştirsin. İmanımızı artırsın. Allah’a emanet olun Allah yar ve yardımcımız olsun


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık