Siverek Haber

Siverek Haber

Siverek Yaz Akşamları


3 Eylül 2007 Pazartesi 00:00
Siverek Yaz Akşamları
  Bir başkadır Siverek'te yaz akşamları, bambaşka. Gün boyu şehri bir çöl
sıcağında kavuran güneş kızgın ışıklarını artık şehrin üstünden çekmiştir.
Kavurucu sıcaklık yerini yavaştan hafif yele terk etmiş, hava tel tel
kararmıştır.

Şehir kör karanlığa teslim olmuş ve derin bir sessizlik kaplamıştır şehri...
Caddeler sakinleşmiş, insanlar evlerine çekilmiş, çarşı tenhalaşmıştır.
Cadde boyu görünen tek tük insanlar… Dükkânlar yer yer kapanmış, kimi de
büyük bir gürültüyle kepenkleri indirmekte… Devlet daireleri paydos etmiş,
işçi ve memurlar, ellerinde poşetlerle evlerinin yolunu tutmuş, gün boyu
sabırsızlıkla babalarının yolunu gözleyen çocuklar babalarına kavuşmuştur.

Yol boyu dizili sokak lambaları yanmaya başlamış, yoğun trafik
yavaşlamıştır. Evlerde rengârenk ışıklar yanmış, fukara şehir adeta gök
kandillerine dönmüştür. Derin bir sessizliğe ve koyu bir karanlığa
bürünmüştür gece. Şehri ortadan ikiye bölen ana caddeden gelip geçen tek tük
arabaların gürültüsünü ve düğün eğlencelerini saymazsak engin bir sessizlik
hâkim geceye…

Hızla gelip geçen arabaların arkalarında bıraktığı toz dumanlar, gecenin
koyu karanlığında kaybolmuştur ve görünmese bile temiz ve tozsuz bir hava
şehri ablukaya almıştır.

Leziz akşam yemekleri iştahla midelere inmiş, halk; evlerinin balkonlarına,
hevşlerine (avlu) çekilip gün boyu çektikleri ıstırapların ve yorgunluğun
acısını çıkarırcasına çaylarını yudumlamaya, çerezlerini çıtlatmaya
başlamıştır… ve sohbet koyulaşır bir vakit sonra, kahkahalar atılır, gece
koyulaşarak alır başını gider.

Bir keyif, bir eğlencedir, kısa yaz geceleri Siverek ‘te ve sürüp
gitmektedir. Gökyüzü parlak yıldızlarla dolmuş, Ay henüz teşrif etmemiştir.
Derler ya, assolistler en son çıkar sahneye. Yıldızların sahneyi tamamen
doldurmasını beklemekte herhalde…

Heybetli ve yüce Siverek Kalesi üstünde kandiller en parlak ışıklarıyla
yanar bu saatlerde. O kadar yüksek ki ışıklar, önceleri yıldız zannedersin
ve eğer gündüz gözüyle görmemişsen kesinlikle ayırt edemezsin yıldızlardan.
Bir an orada olmak geçer içinden. Yıldızlar kadar uzak, ama bir o kadar da
yakın yıldızlara. Orada elini uzatsan, gökyüzüne değecekmiş gibi.

Bir başkadır Siverek ‘te gece. Bir yel eser, hafif, serin ve hoş kokulu.
İnsan bu vakitte dışarı çıkıp cadde boyu volta atmak ister, bir uçtan bir
uca. Ahmet Ariften dizeler okuyup, elinde  bir de buz gibi karacadağ’dan
süzme bir yudum su. Bu yoksa yine sorun değil. Kolayı aratmayacak derecede
leziz ve soğuk Meydan suyu akar belli aralıklarla, yol boyunca uzayan
şadırvanlardan. Muslukların altında birleştirirsin avucunu ve yudumlarsın
doyumsuz Meydan suyunu. İçin bir hoş olur, rahatlar, serinlersin.

Gece, koyulaştıkça koyulaşır ve serin yel artık üşütür insanı. Serinlemek
için dışarı çıkanlar artık üşümekte ve tekrardan evlerine çekilmektedir.
Gece ilerlemiş, evlerde yanan ışıklar yavaş yavaş sönmeye başlamıştır. Şehir
gittikçe sessizliğe gömülür. Bir türkü tutturmaya kalksan, şöyle gönlünce
yahut hafif bir ıslık, bütün şehir duyacak ve ayağa kalkacak zannedersin.

Yel şiddetli rüzgâra dönüşür bir müddet sonra. Sokaklar bomboş kalır,
dışarıda yer yer havlayan sokak köpeklerinin sesi işitilir sadece. Hasretle
beklenen Ay teşrif eder sahneye, yıldızlar parlaklığını kaybeder. İnsanlar,
gecenin sinesinde derin uykuya dalar ve yapayalnız kalan Siverek, gecenin
karanlık koynunda kaybolur.

Mustafakaradagli15@hotmail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık