Siverek Haber

Siverek Haber

SİVEREK'E BÜYÜK CEZA‏


14 Ekim 2009 Çarşamba 00:00
SİVEREK’E BÜYÜK CEZA


Siverek tarihinin hiçbir dönemde çekmediği sıkıntıyı, haksızlığı İsmet İnönü’nün Başbakanlığı döneminde çekti. İnönü Siverek’in Vilayetlik hakkını elinden alarak ilçe yaptı. Ortaokulu, Liseyi ve Lise sonrası eğitim veren Fevziye ve Yusufiye adındaki iki medresesini kapattırdı, İrfan Gazetesini kapatarak yerel basını susturdu. Belediye seçimlerinin yapılmasına izin vermeyerek, yıllarca Belediyenin Kaymakamlar tarafından yönetilmesini sağladı. Siverek’te ne kadar okumuş, ne kadar aydın varsa hepsini sürgüne gönderdi, ne ağa bıraktı, ne bey, ne de şeyh bıraktı hepsini sürgüne gönderdi. Yıllarca Siverek’in yakınına bile gelmelerine izin vermedi. Mallarına mülklerine el koydu. Sürgün tutulduğu yerlerde yeme içme masraflarını bile mallarını satarak karşıladı.


Atatürk ile İsmet İnönü ülkenin yönetimi hususlarında anlaşamıyorlardı. Bilirsiniz İnönü Milli Mücadele`ye geç intikal etti. Mustafa Kemal birlikte gitmeyi teklif ettiğinde "Yeni evlendim beni biraz rahat bırak" dediği söylenir. Ama İstanbul`un işgaliyle ortaya çıkan "Ya Malta ya Anadolu" ikilemi sonucu Anadolu`ya geçmiş,  Mustafa Kemal bunu bile sorun etmemişti. Rauf Bey`i küstürme pahasına Lozan heyetinin başına getirmişti İnönü’yü.

İnönü, Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk’ün kararlarını karşı çıkıyor, daha çok demokrasi taleplerini karşılamıyordu. İnönü, demokratik yönetim taraftarı değildi, demokrasiyi gereksiz görüyordu. İnsanların farklı dillerde, farklı kültürlerde, farklı dine mensup olmasını içine sindiremiyordu.

Fikir ayrılıkları büyüdü. Atatürk, İnönü’yü Cumhuriyetin kuruluşundan bir yıl sonra, 8 Kasım 1924 tarihinde Başbakanlıktan aldı, yerine Ali Fethi OKYAR’ı Başbakan yaptı (21 Kasım 1924).  Siverek o tarihte vilayet idi ve mecliste altı milletvekili ile temsil ediliyordu. Siverek milletvekillerinin tamamı Atatürk’e destek verdi, kararlarını onayladı.

Siverek vilayetinin altı milletvekilinin bu desteğini İnönü hiç unutmadı.

1925 yılında Şeyh Said ayaklandı, kısa sürede birçok yeri ele geçirdi. Siverek’ten kimi insan Şeyh Said’e destek verdi, kimisi vermedi. Atatürk Şeyh Said’in hızlı ilerlemesi karşısında endişelendi. Yumuşak yapılı, hoşgörülü, demokrasi içerisinde sorunu çözmeye gayret eden Başbakan Ali Fethi Okyar’ı görevinden aldı (2 Mart 1924), yerine sevmemesine rağmen, istemeyerekte olsa İsmet İnönü’yü bir gün sonra, yani 3 Mart 1925 tarihinde Başbakan olarak atadı. İşte bu atama Siverek için kara bir tarihin başlangıcı olacaktı. Siverek tarihi boyunca edindiği kazanımları 3 Mart 1925 tarihinden itibaren hızlı bir şekilde kaybetmeye başlayacaktı.

Atama kararı ile İnönü’ ye gün doğdu. Artık Siverek’ten intikamını alabilirdi. Başbakan olduktan bir yıl sonra Atatürk’e destek veren Siverek’i 30 Mayıs 1926 tarihinde İlçe yaptı. Bu kararı 26 Haziran 1926 tarihinde resmi gazetede yayınlattı. Aydınlar isyan etti, ağladı ama fayda etmedi. 

Siverek ki, 1908 yılında Osmanlı döneminde vilayet olmuş Çermik, Hilvan, Viranşehir Siverek’e bağlanmıştı.1908 yılında Macit bey ve Cemal Azmi bey Padişah tarafından vali olarak atanmış, 1920 yılında Ali Rıza Bey atanmış 2 yıl valilik yapmıştı. Sabri Bey 1923 yılında atanmıştı o cumhuriyet döneminin ilk Siverek valisi idi. Çok sevinçliydi, ilk olmanın heyecanı içerisindeydi ama maalesef bu sevinç ancak üç yıl sürebilmişti, 1926 yılında İnönü hükümetinin çıkardığı vilayetin iptali kararı kendisine ulaşmıştı, çaresizdi , hükümete direnmeye güç yetmiyordu.

Siverek, Osmanlı devletinin son yıllarında tam 15 yıl vilayet kalmıştı. Cumhuriyet kurulduğunda vilayetliği incelenmiş, yapılan inceleme sonucunda da Türkiye Cumhuriyet’i vilayetliğine uygun bulunmuştu. Eğitim kurumları, nüfusu, gelişmişlik yapısı ile bölgenin önemli şehri idi. Ama maalesef  İnönü hükümeti kafayı takmıştı bir kere, çok güçlü bir hükümetti meclis çoğunluğu ellerinde idi,  İnönü istediği her kararı meclisten çıkarttırabiliyordu. Muhalefet susturulmuştu. Yaklaşık 3 yıl yeni genç cumhuriyette vilayet olarak kaldıktan sonra 30 Mayıs 1926 tarihinde 18 yıllık (1908-1926) Vilayet iken İnönü hükümeti tarafından ilçeye dönüştürüldü.


İnönü hükümetinin Siverek’le mücadelesi bununla bitmedi. Kurtuluş savaşında Atatürk’ün yanında yer alan, bastığı bildirilerle çevre il, ilçe ve köylerde yaşayan halka, Kurtuluş savaşı hakkında bilgi veren, destek toplayan, yardım eden İrfan Gazetesi’ni Atatürk,  ‘Viktorya’ marka, pedalla çalışan tab makinesi ve 300 lira para göndererek ödüllendirmişti.

İnönü hükümeti Takrir-i  Sükun Yasasını çıkartarak İrfan Gazetesini kapattırdı. Gazete 1 Eylül 1959 yılına kadar kapalı kaldı.

Siverek’te hiçbir yöneticinin Siverek’li olmasını istemiyordu İnönü, Belediye seçimlerini iptal etti. 1946 yılına kadar Siverek Belediyesinin yönetimini Kaymakamlara bıraktı.

1893 Osmanlı nüfus sayımlarında Siverek merkez nüfusu 30.713 kişi idi ve 1896 yılında Siverek Sanayi Odası kurulmuş idi. Siverek Sanayi Odası, Osmanlı Devletinde 14 sanayi odasından biriydi.

İnönü hükümeti öncesinde,  Siverek bölgenin eğitim merkezi idi, Çevre il ve ilçelerden, köylerden akın akın eğitim-öğretim için gelinirdi.  2 medrese (Lise sonrası okul) - Yusufiye medresesi ve Fevziye Medresesi ve külliyesi-, 1 İdadiye ( Lise), 1 Rüştiye ( Ortaokul), 3 İptidaiye (İlkokul), 6 Sıbyan mektebi, 4 azınlık okulu vardı. İnönü hükümeti Siverek’i bitirmekte kararlıydı, bu defa halkı cehalete mahkum edecek emri verdi… Bölgenin en büyük eğitim-öğretim merkezi olan Siverek’te Ortaokulu, Liseyi ve her iki medreseyi kapattırdı.

Siverek’te Ortaokul ancak 1946 yılında, yani yaklaşık 20 yıl sonra açılabildi. Lise ise 1965 yılında yani yaklaşık 39 yıl sonra açılabildi.

Siverek artık eğitim-öğretim merkezi, aydınların, okumuşların rağbet ettiği bir merkez değildi. Doktor, Avukat, Mühendis yetiştirecek ortam kalmamıştı. Belki yıllar içerisinde on binleri bulacak Siverek okullarından mezun yetişmiş insanların önünü kesti, sadece Siverek’te yaşayanların değil, aynı zamanda Hilvan, Viranşehir, Çermik ve bölge insanın okuma imkanını  elinden aldı, cahil kalmalarına neden oldu. Bir çarpıcı örnek: 1920’li yıllarda Siverek’e gelip İrfan gazetesini çıkaran Fikret Karakoyunlu İstanbul Hukuk fakültesini bitirdikten sonra Siverek’e gelip gazete çıkarmaya başlıyor. O tarihlerde Siverek gençlerinin okumuşluk düzeyleri çok yüksektir.

İnönü hükümetinin yıllarca kararlılıkla sürdürdüğü Siverek’i bitirme politikası maalesef başarıya ulaşmıştır. Şimdi Siverek’liye düşen ‘Kimsenin hakkı kimsede kalmaz’ diyerek İnönü’ye inat Eğitim dünyasında, siyaset dünyasında var olmak, eğitim görmeye, eğitimli olmaya çalışmak, kaybedilmiş haklarını geri almak için Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği yapmaktır.

Son olarak, 1875 yılında Siverek’te doğan Şair İbrahim Rafet’in bir şiiriyle veda edelim. Şair, Siverek Fevziye Medresesinde okumuştur, birçok aydınla beraber o da 1926 yılında sürgün edilmiştir. Konya’ya sürgün edilen Şair İbrahim Rafet,  Atatürk’e bir şiir gönderdikten sonra affedilmiştir.

‘Ateşin yaktı cismu canımı
Tuvendam oldum yok ettin kanımı
Yeni bir tuhfe mi bana bu ecir
Ne çektiğimi ancak bir canım bilir.’

Saygılarımı sunarım.

Cengiz BAYRAM


KAYNAKLAR   :
Dünden bugüne Siverek (Ramazan Özgültekin, Ekrem Akman, Hüseyin Demirbağ)
Siverek’i İl Yapma ve Kalkındırma Derneği Bülteni. Düz. Koç ali AYMAZ
Resmi Gazete arşivi
T.B.M.M. tutanakları
Vikipedi, Şeyh Said Ayaklanması
24 Eylül 1925 tarihli "Şark Islahat Planı"
Nevzat ÇİÇEK, Nokta Dergisi -Yakın Tarihimiz
İsmet Paşanın Kürt Raporu-Saygı ÖZTÜRK
Nazlı ılıcak 1974 te Şeyh Sait in torunu Abdulmelik fırat ile yaptığı mülakat.
Takrir-i  Sükun Yasası

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık