Siverek Haber

Siverek Haber

SORULAN BİRKAÇ SORUYA CEVABIMDIR


4 Aralık 2009 Cuma 00:00
Yazılarımı devamlı takip ettiğini söyleyen bazı okurlar, kasıtlı ya da kasıtsız birkaç soruyu cevaplamam niyetiyle bana mail atmışlar. Öncelikle, böyle medeni bir cesareti gösterip isimlerini de yazarak seviyeli soru soranlara teşekkürlerimi arz ediyorum. Fakat kasıtlı olarak hiçbir medeni insana yakışmayacak ukalaca anlamsız sırf muhalefet olsun diye sorulan soruları kendi seviyelerine inmem mümkün olmadığından cevaplamıyorum burada.   Sorulan sorulardan bazıları kısaca şöyle;  
  1. Milliyetçi misiniz? Neden Siverek’teki bir grup size o bir milliyetçidir diyor.
  2. Devletçi ve işbirlikçi misiniz?
  3. Sendika üzerinden rant sağlıyor musunuz?
  4. Cemaatlere nasıl bakıyorsunuz?
  5. Üniversitedeki hayat felsefeniz şimdiki hayat felsefenizle aynı mı?
   Epey soruyu sıralamak mümkün biz bunlarla iktifa edip muhtasaran bazılarına cevap yazalım.
   1.Soruya cevap olarak: Öncelikle şunu belirteyim. Hiçbir zaman milliyetçi olmadım. Irkımı inkâr edip de başka bir ırkın koruması altına da girmedim ama. Mustafa Hoca ırklarla uğraşmıyor çünkü. Zira kişinin ırkını seçme gibi bir özgürlüğü yok. İlahi olarak ne bahş edilmişse onunla iktifa ederim. Bu yüzden hiçbir ırkı yüceltmem ve yermem. Her milletten erdemli, faziletli insanlığa üstün hizmetler sunmuş kişiler çıktığı gibi, insanlık tarihine bir  kara leke olarak sürülmüş şahıslarda çıkabilir. Bir ırkı savunduğum zaman onun ırksal özelliğini değil uğradığı zulüm ya da haksızlık nedeniyle savunmuşumdur. Bu da beni Kürtçü ya da Türkçü yapmaz. Tüm insanlar Allah tarafından yaratıldığı için kutsaldır diyen bir kültürün insanı olarak bugün Filistin halkı içinde mücadele veriyorsam Arap ırkına olan düşkünlüğümden değildir elbette. Evet bir grup ısrarla kendisinden olmayanı karalamaya çalışıyor bu küçük şehirde. Olabilir diyorum bende. Ama “ağacı kesen baltanın sapı ağaçtandır.” Misali bunların meslektaşım olmaları elbette beni düşündürüyor. Boş insanlar boş işlerle uğraşır der, güler geçerim. Bu yüz yılda hala bir ırkın üstün olduğunu savunacak değilim. Çünkü dünya sınırların kaldırılması için çaba sarf ederken bazı küçük beyinler hala ırk kavramına takılıp kalmışsa bu ülke çok geriden takip ediyordur hayatı derim. Tek bir amacım var: Üstün ırk saplantısı olmayan,  ruh soyluluğu bakımından asil erdemli insanları yetiştirip insanlığa hizmet etmek.
   2.Soruya cevaben kısaca şunu derim. Her kes toprağını ve insanını sever. Çünkü bu fıtridır. Görevim gereği bazen köyleri dolaşırken, kurak-çorak ıssız köylerde yaşayan insanlara sorardım: “ Burada ne yapıyorsunuz? Su yok, yol yok, ağaç yok.” Onlarda haklı olarak derdi: “ Xoce hewayı gündı me xüeşe” (Hocam bizim köyün havası güzeldir) bundan yola çıkıp diyebilirim ki; “Bu ülkeyi bu halkı yaptığı hataları düzelttikçe daha da çok seveceğim.!
    3. Cevap olarak: Sendika üzerinden rant sağlamıyorum desem de inanmayacaksınız zaten. Ama şunu belirteyim. Sendika, kişisel olarak Siverek şartlarında bir şey katmadı yaşantıma. Ben sendikacılığa farklı bir bakış getirdim diyebilirim. Sendikal mücadelemden sonra aksine, zamanım daha da daraldı. Okumaya ve öğrencilerime zaman ayırma zamanım azaldı. Maddi olarak da bugüne kadar sendikanın hiçbir mali işler vazifesinde bulunmadım. Meslek olarak en çok dikkat ettiğim konu parasal konulardır. Bu yüzden bu tür kısımları hep başkasının yapmasını uygun buldum. Çünkü dedikoduya açık bir alan olarak buluyorum ki; zaten sendikacılığın maddi bir yönü de  yoktur  temsilciliklerde. Bilmeyen arkadaşlara duyurulur.
     4. Soruya cevap olarak: Bu soruyu soran arkadaşa cemaatlerin toplum açısından önemine değinen kitaplar okumasını tavsiye ediyorum.(İbn-i Haldun’u önerebilirim) Sosyoloji bilimi bunun artı ve eksi istatistiğini yapmış zaten. Şahsi fikir olarak da Bediüzzaman’ın görüşüne biat ediyorum. Benim fikrim de iyidir diyorum ama  benim fikrim en iyisidir demiyorum zira.
      5. Soruya Cevap olarak: İnsan okuyarak, gezerek, görerek gelişebilir. Elbette ki gençlik yıllarımla şimdiki yıllarım bir biriyle aynı olmayabilir. Beyinlerde gelişerek değişmeye muhtaçtır. Çünkü sağlıklı bir bireyin piyasadaki uygulaması da bu olmalı “gelişerek değişmek.!
   Bu vesileyle geçmiş bayramınızı tebrik eder afiyetler temenni ederim.

Selam ve Dua ile…

Mustafa KARADAĞLI

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık