Siverek Haber

Siverek Haber

TEMİZ TOPLUM


23 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
             

Kişisel ve toplumsal kirlenmeyi önlemek için öncelikle, temiz bir toplum, temiz bir yönetim beklentisini gerçekleştirmek için kişileri ve toplumları yüksek ahlâki değerlerle donatmak gerekir. Tabi temiz toplum ve temiz çevreden farklı manalar çıkar. Maddeten temizlikten ahlaken temizliğe kadar…
Temiz toplum, cehaleti yenmiş, ilmin rehberliğinde aydınlanmış bilgi toplumudur. Dolayısıyla böyle bir toplum aldatılamaz. Üzerinde haksız, hukuksuz tasarruflar yapılamaz. Zulüm ve baskıya cüret edilemez. Fertler hem birbirini, hem de yönetimi sürekli denetler. Yapılan yanlışlar ve haksızlıklar karşısında susmaz, ikaz eder, uyarır.

Şehirlerde böyledir. Alt yapısı sağlam, temiz, medeni hizmetlerin verildiği şehirler daha çok yatırım çekiyor. Burada öne çok basit bir sebep çıkıyor. Temizlik…… Şehirlerimizi ön plana çıkarmanın ilk adımı gerçek bir temizlik anlayışına sahip olmaktan geçiyor. Yere atılan bir parça kağıt bile şehrimizi çirkinleştiriyor. Oysa temiz olmayan bir şehir fakir de olsa, zenginde olsa, tarihi zenginlikleri barındırsa da barındırmasa da güzel görünmüyor. Estetik şehircilik anlayışı geliştirmek, şehrimizi geliştirmek tartışmalarından önce ne kadar temiziz sorusunu yanıtlamak gerekiyor. Çöplerimizi nasıl atıyoruz? Nereye atıyoruz? Arabamızın camından boş pet su şişelerini düşünmeden fırlatıyor muyuz dışarıya? Yolların kenarları çöp içinde mi? Kaldırımlarımız ne kadar temiz? Evlerimiz, balkonlarımız, duvarlarımız ne kadar temiz? Tüm bunları aklımıza getirmek gerekiyor. Aslında temizlik anlayışı dediğimiz kavram, hayat biçimimizi de yansıttığı için konu yere atılan basit bir çöpten çok daha ciddi. Çünkü insanın kalbi temizse evi de temizdir, şehri de temizdir ve ancak bu kişilerin yaşadığı toplum temizdir. Temiz bir toplumu ve kendine has güzelliğiyle tanınan bir şehri istemeyen var mı aramızda? Dolayısıyla maddi temizlikle, manevi temizlik bir yerde çakışıyor. Maddeten temiz olmayan, manen de temiz olamıyor…
Osmanlı döneminde yerlere tüküren insanların oluşturduğu maddi kirlilikten, diğer insanlar zarar görmesin diye Padişah tarafından görevlendirilen kişiler, kendini bilmez vatandaşlarca tükürük atılan yerlerin üzerine ellerindeki kapta bulunan kireçten dökerek üzerini kapatırlardı. Böylece hem kötü görüntü kapatılmakta, hem de mikroplu ortam yok ediliyordu.
 
Maddeten temiz toplum olmak, manen de temiz toplum olmamızı kolaylaştıracaktır. Yere tükürmekten imtina eden, elindeki çöpü sokağa fırlatmayacak kadar haya sahibi olan kimse başkasının hakkını yemeyecek kadarda dürüstlük ve manevi temizliğe riayet eden kimse haline gelecektir.

Son yirmi yılda ülkemizde gelişen olaylara baktığımızda; ahlaki değerlerin yozlaştığı, rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma, kısa yoldan köşe dönme, devlet ihalelerine fesat karıştırma........ gibi olaylar toplumumuzu kemiren tehlikeli bir hastalık haline gelmiştir.Ve bunu engelleyecek arayışlara girip reel anlamda çözüm üreten bir hükümet politikasını da görmüş değiliz.

Atalarımız "Korkma Allah'tan korkandan, kork Allah'tan korkmayandan" demişlerdir. Hakikaten iyi düşünüldüğünde Allah inancı olmayan, Allah korkusu nedir bilmeyen insanların bir anda nefislerine uyarak ne denli kötülükler, cinayetler, yolsuzluklar, ve cürümler işlediği görülebilmektedir. Toplumun huzurunu kaçıran; insanlar arasında güven duygusunu yok eden bu tür davranışlar son dönemlerde artmaktadır.
Özellikle son 6 ay içinde bazı kişilikten yoksun insanlıktan nasibini alamamış hayatını insanları birbirine düşürmeyi sanat edinmiş mahlukatlar, isimsiz veya mahlas isim kullanarak toplum nezdinde saygınlık kazanmış kişileri bir yerlere yalan- yanlış beyanlarla yıldıracaklarını zannederek belden aşağıya vurmaya başladılar.Eğer gerçek anlamda hakkı-hukuku ,adaleti tesis etmek istiyorlarsa ,haksız kazancı engelleyip rüşvet alanları, haksız mal kazananları ve yolsuzlukları engellemek istiyorlarsa;Mülkün temeli olan adalet dağıtıcısı  mahkemelerimiz ve savcılarımız ordalar gitsinler dilekçelerini versinler belgeleri dökümanları varsa sunsunlar bu mercilere ki bizde bu şahısların haklı olduğuna söylediklerinin yalan olmadıklarına inanalım.Yoksa bu iftiralardan vazgeçip bu memlekete hizmet eden insanları karalamaktan vazgeçsinler.Başka prim yapan işlerle uğraşsınlar çünkü artık insanlara iftira atmak günümüzde prim yapmıyor.Allah ıslah etsin bunları kahhar ismi celilesiyle kahretsin!!!!
Arzuladığımız bir hayat sisteminin başta insanlarımızın kalbine girip tesis etmesini daha sonra tüm kurumlarımıza yerleşip yayılması dileğiyle...
 
 






YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık