Siverek Haber

Siverek Haber

Toplumsal Çürümeye Dur Demek


8 Kasım 2012 Perşembe 16:26

Kuşkusuz, memleketin kendine has bin bir sorunu, bin bir meşgalesi var. Bu bağlamda şu gerçeği de göz ardı etmememiz gerektiği kanaatindeyim ki; sorunlardan en önemlisi de hiç kuşkusuz toplumsal çürümedir. Toplumsal çürüme; beraberinde, insanlarda ahlak, onur, haysiyet, vefa gibi değerleri de akan bir ırmağın; önündeki kumları ve çakıl taşlarını sürüklemesi gibi alıp götürüyor. İşte bu ahlaksızca akıntıya dur demek, belki de en başında mezkur sorunu iyice algılamayı gerektiriyor. Siyasi, dini, ideolojik görüşü ne olursa olsun; şiddete başvurmadan, insanları ötekileştirmeden her türlü düşünceyi taşımak ve savunmak hiç kuşku yok ki her yurttaşın hakkıdır ve bu hak anayasal güvence altına alınmıştır. Asıl tehlikeli olan, insanların düşüncesizlikleridir. Son son on beş yirmi yıldır hayatımıza giren internet, yaygınlaşan kitle iletişim araçları, yoğun bir magazin kültürü, akıl almaz bir tesirle hayatımızı allak bullak ederken, yukarıda saydığımız, insanı düşüncesizleştirme sürecine de dolaylı olarak katkı yapmaktadır. Günün on saatini internetin başında geçiren bir genç, yemek gibi zaruri ihtiyaçları dışında televizyonun karşısından kalkmayan bir anne, akşamlarını kahve köşelerinde maç izleyerek geçiren bir baba; ebette okumayan, düşünmeyen, üretmeyen bir neslin yetişmesine de çanak tutuyor demektir.

 

Gazete okumayan, bir dergi takip etmeyen, haber izlemeyen, tartışma programlarına ilgi duymayan, kitap okumayı dünyanın en ağır işlerinden biri telakki eden, en hafifinden internetteki bir haber sitesine bakmaktan aciz bir nesil türedi Siverek’te. Ki, tüm Türkiye’de de durum böyledir. Ama asıl üzerinde durmak istediğim Siverek gençliğidir.

Cep telefonlarını facebook’a ayarlayan, cep telefonlarını sevgililerine mesaj atmak dışında kullanmayan bir nesil, geleceğimiz adına alarm zillerinin çaldığının da işaretidir. Bundan birkaç yıl önce sabahları derse girdiğim zaman asık suratlı, kaşları çatık öğrencilere bu durumun sebebini sorduğumda  ‘’Annemle kavga ettim, babamla kavga ettim, ağabeyimle tartıştım, rahatsızım, gibi cevaplarla karşılaşırdım. Şimdi ise bu durumdaki öğrencilere sorduğum sorulara, yanında oturan öğrencilerden ‘’sevgilisinden ayrılmış, sevgilisi mesajına cevap vermemiş’’ gibi mühim(!) sebepleri cevap olarak alıyorum.

İnternette sohbet son derece olağan bir durum halini almış, derste öğrenciler; birbirlerine feys’te(Facebook’un kısaltılmışı) görüşelim, diyorlar.

Kuşkusuz, internet bir iletişim aracıdır. Son derece gereklidir de. Ama asıl sorgulanması gereken, internetin yarattığı kültürel dejenerasyondur. Birbirine ‘’çıkma’’ teklifleri artık ilköğretim okullarına; hatta anaokullarına inmiştir, Siverek’te. Anaokulu olayı bir ironi gibi gelebilir; ama yakın bir dostum, geçenlerde çocuğunun, okuduğu anaokulundaki kızdan hoşlandığını(!) ifade ettiğini söyledi. Üzerinde düşünülmesi gereken bir örnek, kanaatimce sosyologlar tarafından.

Kuşkusuz, bir erkek, bir kızı; bir kız, bir erkeği sevebilir. Bu son derece olağan ve de gereklidir. Tek şartla yerinde ve zamanında olması kaydıyla. ‘’Vakitsiz yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş’’ atasözü tam da burada anlamını buluyor bence.

İnternetin zarlı sitelerinden ve evimizin müdavimi televizyonun çocuklar için zararlı olabilecek yayınlarının etkisinden çocuklarımızı ve de tüm neslimizi korumanın da son derece gerekli olduğunu ifade etmekten de geçemeyeceğim.

Tam da bu noktada bazı değerli yorumcularım, çözümü sunmamı yazıp duracaklar. Elbette benim elimde ve de hiç kimsenin elinde sihirli bir değnek yok. Dünyaya getirdiğimiz, okula gönderdiğimiz çocuklarımızı takip etmeli, arkadaşlarının kim olduklarına dikkat etmeli, onların öğretmenleriyle diyaloga geçmeli; ahlaklı, kişilikli, onurlu, çalışkan bireyler olarak yetişmelerine imkân sağlayacak ortamlar sağlamalıyız. Çok mu zor? Hiç de zor değil. Yeter ki, babalar, akşam saat beşten gece on ikilere kadar kahve köşelerinde okey oynamaktan vazgeçsinler. Anneler akşam sekizden gece on ikiye kadar renkli(!) dizilere ayarlamasınlar kendilerini….


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık