İYİ Kİ BAYRAMLAR VAR



Keşke her gün bayram olsa diyesim geliyor.Ama,tabi ki bu mümkün değil.Ancak,toplumsal duyarlılığın ve dayanışmanın  yaşamımızda ki önemini kavrayarak beynimizde yer eden bencilliği bir tarafa bırakmak suretiyle; sorumlu bireyler olarak her günümüzün bayram heyecanı ile bayram tadında geçmemesi için hiçbir neden göremiyorum.
Bayram denince öncelikle yoksul çocuklar gelir aklıma.Yoksulluğun acımasız pençesinde kıvrılan o masum,kimsesiz küçük yürekler…Bayrama nasıl buruk girdiklerine şahit oluyorum.Arkadaşlarının takım elbiselerine,gıcır gıcır ayakkabılarına ve harçlıklarına nasıl gıpta ile baktıklarını seziyorum.Ve küçücük yaşlarına rağmen ana ve babalarından harçlık isteyemeyeceğini idrak edecek kadar büyük düşünen nemli gözlü,küçük yürekler….
Yüreği olan dayanır mı böyle bir tabloya?Sadece bayramlarda değil,boynu bükük çocukların her gününü bayram günü olarak algılayıp kendimizi hesaba çekmeliyiz.
Zaten bayramların gayesi;gönüllerin yumuşatılarak ihmal ettiğimiz eş,dost,akraba,komşu,fakir ve kimsesiz çocukların ziyaret edilerek sevindirilmeleri,ayrıca görüp gözetmekte yetersiz kaldığımız insanların gönüllerini almak değilmidir?Ve insani vazifemizi yerine getirmede bir fırsat değilmidir bayramlar?
Eee ne duruyorsunuz o zaman hali vakti yerinde olanlar…Sizlerde ufacık katkılarla,birer hediye alarak;komşu,akraba,çevrenizde bulunan öksüz,yetim,yoksul çocukların gönüllerini alın,sevindirin.İnanın hiç bir zararınız olmaz(!)Gün olur yaptığınız iyilikler önünüze çıkar,sizi korur!
Bakın,bayram münasebetiyle Siverek Kaymakamı Seddar YAVUZ,eşi Selda hanım ve bir gurup yardımsever gönüllü,Siverekli zenginlere inat küçücük yoksul yürekleri bayram arifesinde nasıl sevindirdiler!
Önce,esnaftan toplanan malzemelerle yoksul öğrenciler yararına kermes düzenlendi.Sonra kermesten elde edilen gelirler ve kaymakamlıkla iş yapan müteahhitlerden alınan bağışlarla tam 1800 yoksul öğrenciye ayakkabı,kaban ve çorap alınarak öğrencilere dağıtıldı.Sakın bu eylemi az ve basite almayın!Çünkü,küçük çocukların yırtık naylon ayakkabılar içerisinde mosmor kesilen çorapsız minnacık ayaklarını görseydiniz sizinde yüreğinizin daralacağını hissederdiniz.
Ya çocukların  sevinçleri,görmelisiniz!…
Utangaç ve mahcup bir şekilde ayaklarını saklıyorlar.Çorapsız,kirli ve morarmış ayaklarını…Çocukların ayakkabı ve kabanlarını elleriyle giydiriyorlar.
Çocuklar ayakkabılarını çıkarırken mutlaka görmeniz gerekir.kar-kış kıyamette çoğunun ayakkabısı  naylon ve yırtık.Ve bir çoğunun ayağında çorabı yok.Çorabı olanında ayakkabısı su çektiği için ayağı yamyaş ve morarmış!Bu kimin ayıbı?Duyarlılığı olan,yüreği olan zihayatın “bana ne” deme  şansı yoktur.
Belki de hayatında ilk defa ayaklarında bir bot,sırtlarında bir kaban görüyorlar garibim çocuklar!...Duyarlılıklarından ve yardımlarından dolayı Kaymakam beye,eşi ve tüm yardımsever gönüllülere teşekkürü borç biliyorum!
Yardımlaşmanın küçüğü büyüğü olmaz,küçük yardımlarla sizlerde minnacık yürekleri ısıtabilirsiniz.Bir çorap dahi olsa yardım yardımdır.Özellikle yardım yapmasını adet etmeyen zenginlere Mevlana’nın bu sözünü hatırlatmak istiyorum “Ne kadar zengin olsan yiyebileceğin kadar yersin.Denize testiyi daldırsan alabileceği kadar su alır,gerisi kalır.”
Eeey,Mevlana’nın sözünden ders çıkaramayan kravat takıp,takım elbise ile odun gibi ortalarda dolaşanlar!Gidip okullarda (Lise dahil)çorapsız,yırtık naylon ayakkabı ile ayakları buz kesilen,cebinde harçlığı bulunmayan,midesi açlıktan büzülen masum,çekingen ve utangaç bakışlı öğrencileri görün,umarım ki sizin de yüreğiniz sızlayacaktır.Eğer yüreğiniz varsa…
Aslında toplum olarak utanılacak olan bizleriz.O masum ve mazlum çocuklar değil!
İşte,bayramlar bu duyguların kabarmasına neden olan,manevi havanın zenginiyle fakiriyle soluklandığı;paylaşım,barışma,kavuşma ve bereketin var olmasına neden olan önemli günlerdir.
Bayramları vesile kılarak yoksullara ve özellikle fakir öğrencilere ulaşmak için atılan her adımda tarifi mümkün olmayan bir huzur bulacaksınız.Belki ufacık bir ihtiyacı gidermekle,uzun bir zamandır eksikliğini hissettikleri sevgi ve şefkatıda  göstermiş olacaksınız.Ellerinizle buz kesmiş yürekleri ısıtacaksınız…
İşte,bu yüzden iyi ki bayramlar var diyorum.Sadece bayramlarda değil,her zaman olanaklarımızı paylaşmalıyız.Boşuna “Biri yer,biri bakar;kıyamet ondan kopar” denilmemiştir.
Bayramları her zaman bayram tadında yaşamak dileğiyle;kurban bayramının ve yeni yılın tüm dünya insanlarına hayırlara vesile olmasın diliyorum.


                                                                                             Hasan BAYDİLLİ


4 Ocak 2007 Perşembe 00:00

http://www.siverekgenclik.com/yazar/-iyi-ki--bayramlar-var-127.html