Kayıp olan anılar ve Hasan Aydın

Prof. Dr. Yılmaz Emre

Prof. Dr. Yılmaz Emre



70'li yıllarda orta tahsilimiz boyunca karşılaştığım en munis ve güzel ahlaklı insanlardan biri de Hasan Aydın'dır. O zaman kalın ve numaralı gözlükleriyle dikkat çeken naif bir insandı. Tillo'dan gelen ve orada akrabaları olan, Siverek’te tanınan saygın bir ailenin evladıydı. Herkesle sulh içinde ilişkilerini tanzim eden bir anlayışa sahipti. Hasan sevilen ve arkadaşlığına önem atfedilen nitelikli bir sima özelliğini taşıyordu. Onunla Lise yıllarında daha da samimi olduk. Ortak yönlerimiz, ideallerimiz ve gayelerimiz vardı. Bütün acı ve sevinçlerde birlikteliğimiz de ayrı bir ortak yönümüzdü. Onun mütevekkil yaklaşımları bana hep rahatlık ve güven veriyordu. Lise öğrencisiydik, ama insanlığın kurtuluşuna vesile olmak için her türlü fedakârlığa hazırdık. Bilirsiniz Hz. Ebubekir’in mübarek düşüncesini… "Beni cehenneme koyun. Vücudum öyle büyüsün ki. Cehennemi tamamen kaplasın ve cehennemde yer kalmasın ve de bundan dolayı hiçbir kimse oraya gelmesin" Aslında çağlar üstü bir yaklaşımın sedası olan bu anlayış o zaman bizim içinde geçerli olan içten bir temenniydi. Hasan Aydın bu güzel ahlak anlayışıyla Siverek sokaklarında büyüdü. Biz arkadaşlarına hep örnek oldu. Bir gün bir arkadaşını kırdığını veya incittiğini görmedim. Hep uzlaştırıcı ve arabulucu davranışları öne çıkan bir simaydı.

Bahsettiğim bu güzel insan, 01.01.1958 yılında Siverek'te doğdu. Babası Salih Amca; uzun boylu ve güzel giyinen, toplumda saygınlığı olan bir zattı. Hasan’ın Ağabeyi ise rahmetli Reşat’tı. Bizden bir-iki sınıf önceydi. Bazen yaz tatillerinde Karacadağ’daki Söylemez Köyündeki akrabalarımın yanına giderdim. Tabii o zaman, şimdiki gibi minibüsler yok veya yol ne asfalt ne de beton... Stabilize yol ve "Thames" marka kamyonlar ulaşım için kullanılıyordu. Allah’ım hatırlarım o kamyonun sallanışlarını... Çok zor yıllardı diye düşünüyorum. Evet, işte o yıllarda posta arabası dönerken Ermelli (Dalkaya) köyünde durur. Hasan ve ailesinin diğer fertlerini alır ve Kaynak üzerinden Siverek'e doğru yol alırdı. Anladığım kadarıyla o köyde tarlaları ve hayvanları vardı. Yani diğer Köylerde olduğu gibi Çadırlarını (kon) açar ve yaz tatillerini o köyde geçirirlerdi.

Hasan ilkokulu Türközü ilkokulunda, Orta Okulu ve liseyi de Siverek Orta Okulu ve Lisesinde okudu. Daha sonra Urfa Meslek Yüksek Okulunda da yükseköğrenimini tamamladı. Bu arada yine yaz tatillerinde görüşüyorduk. Bir gün çok sevdiğim ve değer verdiğim bir arkadaşımın yanlışını gördüm ve çok üzüldüm. Bu konuda da Hasan’a dert yandım. Konya’ya döndüğümde o arkadaş beni arayarak Hasan’ın kendisine bir şeyler söylediğini ve konunun yanlış anlaşıldığını ifade etti. Ben de ikna oldum ve özürünü kabul ettim. Hasan yine iki dostun arasında oluşan tadsızlığı tamir etmişti. Dedim ya adeta elinde sihirli bir değnek vardı ya da güzel ahlakından kaynaklanan bir nimeti bu işlerde kullanıyordu.

Atatürk Barajındaki yüklenici firma olan Doğuş İnşaatta meslek hayatına, daha sonra ise 1979 yılında   Siirt’te Kooperatifler İl Müdürlüğünde ilk memuriyet hayatına başladı. Hasan’la ondan sonra fazla görüşemedim. Daha sonra o kötü ve beni çok üzen haberi duyduğumda perişan oldum. Bir türlü kaza olayına inanamıyordum. Sanki biri şaka yapıyordu. Ancak olay doğruydu. 1982 Mart ayının soğuk bir gününde,görev için gittikleri bir seyahatte kaza geçirmiş ve arabaları Baykan-Siirt arasındaki suya uçmuş ve Hasan’ımız suda kaybolmuştu. Günlerce süren aramalarda cesetine de ulaşılmamıştı. Tam “Kırk” gün sonra cesedini buldular. Hey benim can dostum, kardeşim ve herkesin sırdaşı

Hasan’ım.. Allah sana rahmet etsin..Bizi genç yaşımızda yalnız bıraktın gittin. Allah senin gibi sevgili kulları erken mi alır? Aslında bana göre çok işimiz vardı. Ama takdir O’nundur.. Ailen seni hep mütevazi tavırlarınla bahsettiğin Tillo’da toprağa verdi. Allah inşallah nasip eder de bir gün seni ziyaret eder ve lisan-ı halimle sohbet ederiz.. Sonra Fatiha’yı okuyup vedalaşırız. Zaten sen giderken vedalaşmamıştık. Ya da ukba’da karşılaşır o eski demleri anarız..



29 Eylül 2020 Salı 15:39

http://www.siverekgenclik.com/yazar/kayip-olan-anilar-ve-hasan-aydin-2618.html