Abdurahman Deniz Uğurlu

Abdurahman Deniz Uğurlu

siverekgenclik@hotmail.com

Urfa'daki intihar olayları neden kaynaklanıyor 2 ?

29 Mayıs 2021 - 13:24

Ürünleri eksiltmekle imtihan

Allah'ın kullarını imtihan etme vesilelerinden biri de ürünlerden eksiltmektir. Çiftçiler, bazen bir yıl boyunca büyük emekler vererek ektikleri ekinlerden,  başta kuraklık ve yangın olmak üzere çeşitli sebeplerden dolayı istenilen verimi alamıyorlar. Bakıyorsun diğer senede ektiği ürün, beklentilerin çok üzerinde bereketli gelebiliyor. Hepsi ilahi bir hesaba göre değişmektedir.  Az vermek, çok vermek ya da hiç vermemek Allah'ın takdiridir. İnsana düşen ürünler az geldiği zaman sabretmek ve kendini sorgulamaktır. Acaba neden böyle oldu? Yoksa faize mi bulaştım?  Ya da geçen sene ürünlerimin öşrünü hakkıyla veremedim mi?  Allah, ürünleri çok verdiği zaman ise şükür etmesi ve ürünlerin öşrünü vermesi gerekir.

"Urfa'daki intihar olayları neden kaynaklanıyor" adlı yazımın birinci bölümünde şartlar ne olursa olsun insanlar için intihar etmenin ya da kendine zarar vermenin bir seçenek ve hak olamayacağını anlatmaya çalışmıştım.

Allah hiçbir nefse kaldıramayacağının fevkinde bir sorumluluk yüklememiştir.

"Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz" (Bakara 286)

İnsanın başına gelen musibetler, olumsuzluklar, hastalıklar ve şerlerin altında bizim aklımızın anlayamayacağı çeşitli "hikmetler" gizlenmiştir. Bu hikmetler bizim için "gayb" hükmündedir. Bu gayb perdesi aralandığı takdirde ancak o hikmetleri görebiliriz. Bazı Allah dostları Allah'ın izni dairesinde bu perdeleri aralayarak o hikmetleri temaşa etmiştir. Bunlardan biri de Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleridir. Üstad yazdığı "Hastalık Risalesi"nde hastalıkla ilgili şu ifadeleri kullanıyor.

"Ey dünya zevkini düşünüp hastalıktan ızdırap çeken kardeşim! Bu dünya eğer daimî olsa idi ve yolumuzda ölüm olmasaydı ve firak ve zevalin rüzgârları esmeseydi ve musibetli, fırtınalı istikbalde manevî kış mevsimleri olmasaydı; ben de seninle beraber senin haline acıyacaktım. Fakat madem dünya bir gün bize haydi dışarı diyecek, feryadımızdan kulağını kapayacak, o bizi dışarı kovmadan biz bu hastalıklar ikazatıyla şimdiden onun aşkından vazgeçmeliyiz. O bizi terk etmeden, kalben onu terke çalışmalıyız."(Hastalar Risalesi- 6. Deva)

Peki insanlar neden intihar ediyor?

İntiharin pekçok sebepleri olmakla beraber en önemli sebep "inanç" eksikliğidir. İnsan, inanç eksikliğinden dolayı başına gelen en küçük sabrını zorlayan bir sorunla ilgili intihara teşebbüs edebilmektedir.

Şanlıurfa'da bu yönde birçok intihar olayına şahit olduk. İsim isim yazabilirim. Ancak kimseyi incitmemek amacıyla isim belirtmeyi uygun bulmuyorum.

Üniversite sınavı kötü geçtiğinden babasının kendisine kızmasından dolayı bir gencimiz evinin balkonundan atlayarak canına kıydı.

Yine eşiyle tartıştığı için canına kıyanlara şahit olduk.  Borcu olduğundan, işsiz kaldığından, sevdiğinden ayrıldığı için ya da istediği kişiyle evlenemediği için intihar edenler oldu.

Bu gibi olayların temelinde iman zayıflığı gelmektedir.

Zavallı insan, içerisinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmak için  bir anlık öfkeyle hayatına son verebilmektedir.

Toplumun büyük çoğunlu psikolojik sorunlardan dolayı depresyon ilaçları kullanmaktadır. Her başa gelen sorun, sıkıntı ve stres birikerek insanlarda çok ciddi psikolojik hastalıklar oluşturabilmektedir. Bu kullanılan ilaçların birçok yan etkisi olabilmektedir.  İnsanı sorunlardan uzaklaştıracak en önemli unsur;  5 vakit namaz ya da kabul olunan vakitte yapılacak bir dua olabilir. Bugün bilimsel araştırmalar duanın insan psikoloji üzerinde birçok olumlu etkisi olduğunu kabul etmektedir. Zaten namaz da "dua" demektir.

Şartlar ne olursa olsun başımıza gelen her sorunun  Allah'ın izni dairesinde olduğunu ve imtihana tabi tutulduğumuzu unutmayalım.

"Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır, gerçekten güçlükle beraber bir kolaylık vardır."(İnşirah-5-6)

Bazen belli bir amaca ve sonuca ulaşabilmemiz için tüm sebepler zincirlerini tek tek aşmamız gerekiyor. O sebepler zincirine takılmadan hırs ile direk amaca ulaşmayı istemek insanı hayal kırıklığına ve umutsuzluğa düşürebilir.  Üstad Bediüzzaman Said Nursi, "Mü'minde hırs sebeb-i hasârettir ve sefalettir." demektedir. Bu sebeple başımıza gelen olaylar mutlu günlere ulaşabilmemiz için sebepler zincirinin bir halkası olabilir.

Başımıza gelene sabretmek ve altındaki hikmeti düşünmemiz gerekir.


"İntihara götüren diğer sebep eğitimsizlik"

Maalesef günümüz eğitim sistemimiz ile ilgili toplumun hiçbir beklentisi kalmamıştır. Batı'dan alınan eğitim sistemiyle "dindar nesil yetiştirmek" bir handikaptır.  Uyuşturucu kullanımı ilkokula kadar inmiştir. Eğitim; asla "boşluk" kabul etmez. Eğitimdeki boşluğu maalesef "uyuşturucu tacirleri" doldurmuştur.  Şanlıurfa'da hergün onlarca madde bağımlısı yakalanmakta ve kilolarca uyuşturucu madde ele geçirilmektedir. Ama ne hikmetse uyuşturucu kullanımı daha da artmaktadır. Okul önlerini mesken tutan "torbacılar" ciğerlerimizi, umutlarımızı zehirlemektedirler.

İsminin açıklamasını istemeyen bir üniversite öğrencisi adli bir vakadan dolayı girdiği Urfa Cezaevi'nden madde bağımlısı olarak çıktığını söyledi. Yani sizin cezaevine" ıslah" etmek için koyduğunuz şahıs, cezaevine birilerinin soktuğu uyuşturucularla madde bağımlısı olmuştur. Topu çevirmenin bir anlamı yoktur. Ne eğitim sisteminiz ne de ıslah sistemleriniz bir fayda sağlamamaktadır.

Allah Resulu,  sahabelerini Erkam bin Erkam'ın evinde Allah'ın "alim" ve "Rabb" isimleri gölgesinde eğitiyordu.  Allah'ın "Alim" sıfatı ile onlara doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini, hak ile batılı öğretiyordu.  Allah'ın "Rabb" sıfatı ile de onları tüm dünyaya örnek olabilecek şekilde terbiye ediyordu. Bu sebeple her biri yıldızlar gibi olan örnek nesil yetişti. Şimdi ise okullarımızda Allah'ı bilen "deist"ler yetiştiriyoruz.

(İNŞALLAH DEVAM EDECEK)

Bu yazı 1276 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Rıdvan
    2 yıl önce
    ÖNEMli bir soruna dikkat çekilmiş. Umarım Yetkililer ders çıkartır bu yazıdan.