• Reklam
Veysi Çakmak

Veysi Çakmak

Veysi Çakmak
[email protected]

Azaların yaratılış hikmeti

27 Mayıs 2021 - 11:22 - Güncelleme: 27 Mayıs 2021 - 11:42


Allah tarafından insana verilen nimetlerin haddi hesabı yoktur. Bu nimetler içerisinde insana su ve ekmek gibi lazım olanı olduğu gibi, pek fazla ihtiyaç duymadığı "ilaç" gibi nimetler de vardır. Ama şu cümleyi bir bütün olarak ifade edelim ki verilen tüm nimetler için Rabbimize şükürler olsun itiraz yâda beğenmemişlik söz konusu bile olamaz.

Her bir nimetin ayrı bir vazifesi ve ayrı bir faydası vardır. Yeter ki bunları yerli yerinde kullanalım. Boş yere heba etmeyelim. İmtihan için verilen bu nimetlerin gereği yapılmazsa iyi işlerde kullanılmazsa, Allaha vereceğimiz hesabın çok çetin olacağını unutmayalım.


İşlevsel olarak amacının dışında kullanılan her alet dengesiz bir sonuç meydana getirir. Ellerin vazifesini ayaklara, ayakların vazifesini kafaya, kafanın vazifesini kalbe yönlendirildiğinde, ortaya curcuna bir sonuç çıkar.

Sebep, yaratılış amacına uygunluk arz etmeyen bir şekil, kullanma kılavuzu dikkate alınmadan kullanılma söz konusu olduğundan, azalar arsında fitne çıkmasına sebep olmuştur. Tam dengenin sağlanması için her azanın yaratılış amacına uygun bir şekilde kullanılması lazımdır. Bedenimizin birer parçaları olan azalarımız, Rabbimiz tarafından iki görevi eda etmek için verilmiştir.

Biri maddi diğeri de manevi. Maddi işlerde kullanırken hata yapmadan yerli yerinde kullandığımız azalarımız, manevi yönde kullanırken de aynı hassasiyeti göstermemiz gerekir. Yani çapa yaparken, kürek kullanırken elimiz yerine ayağımızı yâda başka bir azamızı kullanamıyorsak; manen kullanmaya çalıştığımız azalarımızı da başka işlere bulaştırmayacağız


Konunun daha iyi anlaşılması için şu misali verelim. Yemek, yemek için ihtiyaç duyulan aza tabi ki ağzımızdır. Peki, ağız yerine kulağımız yâda burnumuzla bu ihtiyacı gidersek olabilir mi? Asla olmaz. Bunun olamayacağını çocuklar ve akıl nimetinden yoksun insanlar da bilir. Peki, bugüne kadar azalarını olduğundan farklı bir şekilde kullanan olmuş mudur? Tabi ki hepimizin cevabı hayır olacaktır. Aklın yolu bir olduğu gibi fıtratı olduğundan farklı bir şekilde kullananda olmayacaktır. Şuraya bir parantez açarsak doğuştan ve daha sonraki bir musibetten dolayı sakat durumda kalan insanlar müstesnadır.

Ellerin vazifesi helal yolda çalışıp çabalama haricinde, zikre ve duaya açılmasıdır. Ayakların vazifesi günlük işlerine ulaşmak için bir vasıta, haricinde camiye gitmek, sohbet meclislerine katılmak, ilahi davanın ulaşımı için vasıta olarak kullanmaktır. Gözlerin vazifesi günlük işlerimizi yaparken hata, yanlış yapmamak ve her şeyi birbirine karıştırmamak haricin de, ilahi nimetleri görmek, Kelamullah’ı okumak ve manevi yönde bize fayda sağlayan aktivitelerde kullanmaktır.

Aklın vazifesi her işimizi yerli yerinde, mantıklı ve bir düzen içerisinde yapmak haricinde, küçük bir kâinat hükmündeki insanı ve büyük bir insan hükmündeki kâinatı yaratanı düşünüp, acizliğimizin farkına varmak ve rabbimize şükretmektir. İnsanın asıl yaratılış gayesi ne ise ona verilmiş olan azalarında yaratılış gayesi odur. Bize düşen amaç ve hikmet gayesine bağlı kalarak bunların faydasından istifade etmektir.


Tüm bu nimetleri veren rabbimiz, bu azalarımızı kullanırken de yukarıda saymaya çalıştığımız şekilde kullanmamız için bizlere emanet olarak vermiştir. Gün gelir emanet sahibi emanetlerin kullanma konusunda bizlerden hesap soracaktır. Dünya ihtiyacını gidermek ve ahiret saadetine erişmek için verilen bu nimetler, aksi bir istikamette kullanılırsa, çok büyük bir vebalin altına girileceğini hesaba katmamız gerekir.

Bu azalar dünyada Allah’a ibadet, İslam yolunda hizmet, ahirette de cenneti kazanmak ve Vechullah’ı görmek için verilmiştir. Ağırlıklı olarak bu şekilde kullanılsa belki kurtuluş umudu olabilir. Aksi takdirde ağza gem vurulup, etkisiz hale getirildikten sonra, azaların dile getirilmesi, gizli açık işlenen bütün günah ve cürümlerin ortaya çıkması, hesabın daha çetin geçmesine işaret olur. Evet, o gün azalarımız dile gelip hakkımızda şahitlikte bulunacaklar. Şahitliğimizin iyi geçmesini istiyorsak azalarımızı hayır yolunda kullanmamız gerekecektir…

Bedenini bir bütün olarak hizmete adama temenni ve duasıyla.

 

Bu yazı 387 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum