Veysi Çakmak

    Veysi Çakmak

    Veysi Çakmak
    [email protected]

    Davetçiye notlar

    26 Haziran 2021 - 14:57

    Davetçiye notlar

    Selçuklu sultanı, 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: "Efendim 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor" der.

    Sultan hiç önemsemeyerek gayet soğukkanlı bir şekilde, "Bizde onlara yaklaşıyoruz" der.

    Bir ordunun savaşta galip gelmesi birazda komutanın elindedir. Komutan askerlerini iyi motive eder, savaş stratejisini iyi bilir ve uygularsa ordunun savaşı kazanması ihtimaldir. Komutan daima ileri görüşlü ve ümit var olmalı. Askerlerinin kalbini ferah tutmalı ve askerlerin geri adım atmalarına sebep olacak en ufak bir sözcüğü dahi sarf etmemelidir.

    Korkularını dindirmeli, ferah bir kalbe sahip olmalarını sağlamalıdır. Cesaret kırıcı söz ve eylemlerden şiddetle kaçınmalı, askerin manevi atmosferini daima diri tutmalı. Böyle bir komutanın arkasında her asker severek savaşa katılım sağlar.


    Davette, aslında bir savaş alanıdır. Yalnız argümanları kılıç ve kalkan değil, tatlı söz ve hikmetle yaklaşımdır. Davetçi ise bu meydanın komutanı hükmündedir. Komutan askerlerine karşı ne kadar hassas olması gerekiyorsa davetçide insanlara karşı bu hassasiyette olmalıdır. Savaşın kaybıyla sonuçlanan bir hezimet sadece mal ve can kaybıyla sonuçlanırken, davet edilenlerin kaybıyla sonuçlanan bir tebliğ insanların cehenneme gitmesiyle sonuçlanır.

    Karşındaki şahıs Firavun bile olsa, ona yapacağın tebliğ, hikmetli yaklaşım ve yumuşak söz olmalıdır. İlahlık iddiasında bulunan insan müsveddesine dahi, kâinatın Rabbi, Hz. Musa gibi peygamberlerin sertaçlarından olan bir Peygamber'e emrettiği insanı yaklaşım, bugün tebliğ yaparken ne kadarda muhtaç olduğumuz bir davranıştır. Mesele yaklaşım meselesidir kazanma değil. Belki bu yaklaşım kişiyi kazanmaya vesile olur.


    Ecdatlarımız boşuna dememiştir "tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır." Bu zamanda insan kazanmanın tek geçerli akçesi hikmetli yaklaşım ve yumuşak sözdür. Cebri yöntemlerle belli bir mesafe kat edebilirsin ama sonuca ulaşamazsın. Dolayısıyla en faydalı yöntem Sünnetullah’ın tavsiye ettiği yöntemdir.

    Bu sebeple davetçi, davet edeceği ferdin artı ve eksilerini, olumlu ve olumsuz davranışlarını çok iyi tespit etmeli ve ona göre bir reçete yapmalıdır. Uygulamaya koyacağı programına da artı ve olumlu davranışlardan başlamalı. Bu şekilde yapılan bir davet çok verimli neticeler verir. Peygamber Efendimiz bir sahabenin zaafiyetini ıslah etmeye çalıştığı zaman, önce olumlu-iyi davranışlarını söyler sonrada olumsuz olan davranışı dile getirirdi. Bu davranışında olmasaydı ne kadar güzel olurdu ey filan kes diye belirtirdi. Ve asla şahsı hedefine koymazdı. Sadece menfi davranış varsa onun üzerinde ferdi ıslaha çalışırdı. Davetçiyim diye geçinip sadece insanların olumsuzluklarını diline dolayan, acımasız bir şekilde insanları eleştirisel yönden yerden yere vuran, Kâbe’den değerli olan kalbi kazanayım derken paramparça eden, davetçi görünümlü kişilerin kulakları çınlasın.

    Böylece anlaşıldı ki eksiler yâda günahlar üzerine yapılan bir tebliğ olumlu sonuca götürmez. Yıkılan perde üzerinden yamalamaya kalkışmak daha fazla enkazların oluşmasına sebep olur. Davetçinin görevi tıkanan yollara köprü olmak, yâda köprü kurmaktır. Asla köprüleri yıkmak değildir. Haya perdeleri yıkılmış zamanımızın gençlerini tek kazanma yolu haya perdelerini onarmaktır.

    Bundan dolayı tebliğ yapılırken yumuşak söz ve hikmetle davranılmalı
    Söyleyeceği her söz ve eylemin uygulayıcısı kendisi olmalı sonra dile getirmelidir.

    İnsanların akıllarına ve seviyelerine göre konuşmalı, davet ettiği insanların olumlu davranışlarını baz alarak olumsuzların izalesine çalışılmalıdır.

    Fitneye sebep olabilecek her söz ve eylemden uzak durmalı, ağzına gelebilecek her sözü dile getirip geveze konumuna düşmemeli,
    davet ettiği kişilerin durum ve konumuna göre şerbet vermelidir.

    Sonuç olarak davetçiler, yollarımızın kandilleri ve ellerimizdeki meşalelerimizdir. Yollarını kaybeden insanlar ancak onlar sayesinde doğru yola ulaşabilirler. Öyleyse davetçilere yakışır bir şekilde hareket etme ve İslam’ın gerçek davetçileri olmak temennisiyle.

    Allah’a emanet olun.

     

    Bu yazı 460 defa okunmuştur.

    FACEBOOK YORUMLAR

    YORUMLAR

    • 2 Yorum
    • A Toprak
      3 hafta önce
      Çok Faydalı bir yazı kaleme almışsınız. Allah razı olsun. Devamını bekliyoruz. İnşallah.
    • İsmail DOĞRİ
      1 ay önce
      Ağzına Ve Kalemine Sağlık Bazı Yerlerde Duygularımızı Paylaşmışsın Bazen Yıllarca Birilerine Tebliğ Konusunda Ahlak ve Yumuşak Konusunda Hassasiyet Göstermeleri İçin Tebliğte Bulunursun Lakin Kendisine Nakş Olmaz Umarım ve Dilerim Bu Vesile İle Bir Pay Alınır Saygı ve Sevgilerimi Sunarım Üstadım