Xayyât el-Âmedî

Xayyât el-Âmedî

Xayyât el-Âmedî
[email protected]

Davetçinin ilmi veya siyasi meselelere yaklaşımı 

23 Ekim 2021 - 23:48



Hariciler hz. Aliye baş kaldırdıktan sonra ibni Abbas (ra) kendileriyle konuşmaya gider. Dertlerinin ne olduğunu hz. Aliye neden karşı çıktıklarını sorunca üç sebepten dolayı karşı çıktıklarını ifade ederler.

Birincisi, Allah "hüküm yalnızca Allaha aittir" derken Ali Allahın hükmüne karşı geldi. Dolayısıyla küfre düşmüştür. 

İkincisi, Aliyle birlikte savaştık ama ne ganimet ne de esir aldık. Eğer savaştıklarımız kafirse ganimette esir almakta helaldir. Ama mümin iseler savaşmakta esir almakta haramdır.

Üçüncüsü, Ali Muaviye ile barış yaptığı gün müminlerin emiri sıfatını kaybetti. Müminlerin emiri değilse o zaman kafirlerin emiridir. Derler. 

İbni Abbas (ra) başka sorularının olmadığından emin olduktan sonra kitap ve sünnetten söylediklerine cevap verirse isyandan vazgeçeceklerine dair kendilerinden söz aldıktan sonra sorularına şöyle cevap verir.

Birincisi, Allahu teala Kuranda şöyle buyuruyor "Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder)... (Maide 95). Bu ayette, ihramlıyken işlenen suça bedel olacak Hayvanın ne olacağına, iki adil kişinin hükmünden/hakemliğinden bahsedilir. Hayvanı belirlemedeki hakemlik mi insanların arasında barışı sağlamak ve savaşı durdurma adına yapılan hakemlik mi daha üstündür?
Allahu teala başka bir ayette şöyle buyuruyor "Eğer karı kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Düzeltmek isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır" (Nisa 35). İnsanların barışı sağlamak için ve savaşı durdurmak için yaptıkları hakemlik mi üstündür yoksa karı ile kocanın arasını düzeltmek için yaptıkları hakemlik mi?

İkincisi, cemel savaşında Aişe annenizi esir alıp cariye mi edecektiniz. Başkasına helal gördüğünüzü ona da mı helal göreceksiniz? O sizin annenizdir eğer onu kendinize helal görürseniz küfre girdiniz demektir. Annemiz değil derseniz yine küfre girmiş olursunuz. Çünkü Allah teala şöyle buyuruyor "Peygamber müminlere kendilerinden daha yakındır, eşleri de onların anneleridir..." (Ahzab 6) her iki durumdada ayete muhalefet edeceğinizden küfre düşmüş olursunuz. 

Üçüncüsü, Ali (ra) hudeybiyede anlaşmayı yazarken "Allah Rasulü Muhammed" sözüne müşrikler karşı çıktılar. Eğer senin Rasulullah olduğunu kabul etseydik seninle savaşmazdık. Abdullah'ın oğlu Muhammed yaz dediler ve netice itibariyle dedikleri gibi de oldu. Allah Rasulü (sas) Ali'den daha hayırlı olduğu halde ismini sildi ama peygamberliğine bir halel gelmedi. Aynı şekilde Alinin (ra) emirü'l-Müminin sıfatına da halel gelmemiştir... 

Bu olaydan sonra çok sayıda haricinin isyandan vazgeçtiği söylenir.

Allahın mesajlarını ve olayları yanlış anlayıp yorumlamak haricilerle başlamadı elbette. Ancak İslam tarihinde hadiseleri yanlış yorumlama harici vb. türevleriyle başladı ve hala devam etmektedir diyebiliriz. Bu tür düşüncelere karşı Müslüman davetçinin tavrı ibni Abbas'ça olmalıdır. Yani Müslüman temel olarak sağlam kur'an-sünnet bilgilerine ve bunun yanında doğru muhakeme kabiliyetine sahip olmalıdır ki yanlış fikir ve eylemlerden alıkoyup doğruya ulaşıp ulaştırabilsin. 

Bu yazı 364 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum