Ana Sayfa SON YOLCULUĞUNDA BİLE YALNIZ KALDI

SON YOLCULUĞUNDA BİLE YALNIZ KALDI

Türkiye'nin uzun süre tartıştığı sağlık skandallarından birinin mağduruydu Siverek'li Müzeyyen Işıkgöz. İkinci çocuğunun doğumu sırasında

Giriş Tarihi: 13 Aralık 2007 Perşembe 11:03
SON YOLCULUĞUNDA BİLE YALNIZ KALDI
test edilmeden verilen kanla hem kendisine hem de minik kızına AIDS bulaştırıldı.

Yıllarca toplumdan dışlandı, köyünden sürüldü. Ailesi, anne ve minik Rukiye'nin tedavisi için varını yoğunu seferber etti; ancak sonuç nafile. Önce minik Rukiye yenik düştü hastalığa, şimdi de anne Müzeyyen Işıkgöz. Bir yıldır yatağa mahkûm yaşayan acılı kadın, önceki gün hayata veda etti. Işıkgöz, doğum için hastaneye gittiğinde yaklaşık 100 kiloydu, öldüğünde ise 20 kilo. 12 yıl süren ıstıraplı günlerin ardından eşini kaybeden Sedat Işıkgöz, "Ölümünü belki de bir kurtuluş olarak kabul etmek lazım." dedi. Bir görevlinin hatası yüzünden hayatı kararan Işıkgöz'ün cenazesinde ise ailesinden başka kimse yoktu.
Bir dönem gazete ve televizyonların birinci haber olarak verdiği Işıkgöz ailesinin dramı 1996 yılında başladı. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Kışlan köyünde oturan Müzeyyen Işıkgöz, ikinci çocuğuna hamileydi. Doğum için Şanlıurfa Kadın Doğum Hastanesi'ne başvuran anneye, bebeğini sezaryenle dünyaya getireceği, bu sebeple de kan bulunması gerektiği söylendi. Eşi Sedat Işıkgöz'ün Kızılay'dan para karşılığında temin ettiği kan, doğum esnasında anne Işıkgöz'e verildi. Kızları Rukiye'yi dünyaya getirmenin mutluluğunu yaşayan Işıkgöz ailesi kısa bir süre sonra yaşayacakları şoktan habersiz sevinçlerini dostlarıyla paylaştı. Ancak mutluluk kısa sürdü. Test edilmeden verilen kanda yapılan tahlil sonuçları bir skandalın ilk habercisiydi. Kanda HIV virüsü olduğu tespit edilmişti. Doktorlar emin olmak için yeniden tahlil yapılması için kanı Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi laboratuvarına gönderdi. Ama sonuç değişmedi. Genç anne ve kızının ihmal sonucu ölümcül HIV virüsünü kaptıkları kesinleşmişti. Haber, şok etkisi yaptı. Olay günlerce tartışıldı, Kızılay'ın böyle bir hatayı nasıl yaptığı sorgulandı. Skandalın ortaya çıkması, sorunun çözümüne bir katkı sağlamadı.
Bu kötü haber 12 yıl sürecek aile dramının ilk işaretiydi. Acı haber Işıkgöz ailesinin köyüne de ulaşmıştı. Yıllardır aynı havayı teneffüs ettikleri komşuları ve akrabaları onları artık doğup büyüdükleri Kışlan köyünde istemiyordu. Devlet makamlarına başvuran köylüler önce Işıkgöz ailesi ile ilişkilerini kesti, ardından da köyü terk etmelerini istedi. Köylerinde 4 ay kalabilen çaresiz aile, evlerini ve ekip biçtikleri arazilerini de satarak Siverek'e göç etti. Geçim kaynaklarını kaybeden Işıkgöz ailesi, hastalıklarına çare aramanın yanında başlarına gelenlere sebep olan kurum ve kişilere karşı da hak arama mücadelesi başlattı. Yıllarca süren tedaviler ve hastane masrafları ailenin bütçesini bitirme noktasına getirirken Kızılay da, açılan davayı

HABERİN DEVAMI İÇİN: TIKLAYIN
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık