Şehirler Değişti, İmam Usta'nın "Lale" Tabelası Hiç Değişmedi

ABONE OL

Çeyrek Altınlı Tıraşlardan Günümüze: İmam Keklik'in 50 Yıllık Meslek Yolculuğu

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 1970’li yıllarda berber çırağı olarak mesleğe adım atan İmam Keklik, yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla adeta yaşayan bir tarih sunuyor.

1972 yılında çıraklık ve kalfalık dönemiyle başlayan serüveni, 1979’da ustasından dükkânı devralmasıyla ustalık unvanına dönüşen tecrübeli zanaatkâr İmam Keklik, "Lale Erkek Kuaförü" markasını günümüze kadar gururla taşıyor.



SİVEREK’TEN İSTANBUL’A, DEPREMDEN URFA’YA

Meslek hayatında birçok dönüm noktası yaşadığını belirten İmam Keklik, 1991 yılına kadar Siverek'te aralıksız hizmet verdi.

1992 yılında İstanbul’a taşınarak mesleğini metropolde sürdüren tecrübeli berber, 1999 Marmara Depremi'nin ardından memleketine dönme kararı aldı.

Son 25 yıldır Şanlıurfa kent merkezinde hizmet verdiğini ifade eden Keklik, 1981 yılından bu yana aralıksız sürdürdüğü maliye kaydıyla esnaflıktaki kararlılığını gözler önüne seriyor.



İmam Keklik;
"60’lar ve 70’lerde 'Lale' ismi Siverek’te bir gelenekti. Ben de ustamdan aldığım bu ismi hiç değiştirmedim; Siverek’te de İstanbul’da da Urfa’da da aynı tabela altında hizmet vermeye devam ettim." Dedi.

"İLK TIRAŞIN HEDİYESİ ÇEYREK ALTINDI"

Eski dönemlerdeki gelenekleri tebessümle yâd eden İmam Keklik, Siverek’teki unutulmaz bir adeti şu sözlerle aktardı:

"Eskiden çocukların ilk tıraşı çok özel bir olaydı. Aileler küçük çocukları dükkânımıza getirdiğinde başlarına çeyrek altın takarlardı. Tıraş bittiğinde o altını çıkarıp berbere hediye ederlerdi. Çocuğun ilk tıraşının bereketi ve emeğin karşılığı olarak o çeyrek altını cebimize koyardık."



GELİŞEN TEKNOLOJİ VE DEĞİŞEN ALIŞKANLIKLAR

Gelişen teknoloji ve değişen yaşam tarzıyla birlikte berberlik mesleğinin de dönüştüğünü vurgulayan Keklik, geçmiş ile günümüz arasındaki farkı şöyle özetledi:

"Eskiden berber dükkânları sadece saç kesilen yerler değil, mahallenin hijyen ve düzen kapısıydı. Okul çağındaki çocukların saçları uzadığında ustalar müdahale eder, mahallenin çocukları tertemiz görünürdü. Sakal tıraşı için herkes berbere gelirdi. Günümüzde ise vatandaşlar sakal tıraşını evde kendileri oluyor, berbere daha çok saç kesimi için geliyorlar. Şartlar değişse de biz ilk günkü aşkla makas sallamaya devam ediyoruz."

Her ne kadar şimdiki dükkânı mütevazı, küçük ve günümüzün gösterişli modern salonlarının aksine oldukça sade olsa da kapısından girenlerin sadakati, yarım asırlık bu mesleğe verilen emeğin en somut kanıtı niteliğinde...

Yıllar önce Siverek’teki o ilk dükkânda çocuk yaşta koltuğuna oturan sadık müşterileri, aradan geçen onlarca yıla, mesafelere ve mekân değişikliklerine rağmen bugün bile Şanlıurfa kent merkezindeki bu küçük dükkâna gelerek tıraş koltuğuna aynı güvenle oturmaya devam ediyor.



 

Siverek’in dar sokaklarında başlayıp metropollerden geçerek Urfa’ya uzanan bu el emeği serüveni; şatafatlı tasarımların ve modern kuaför konseptlerinin ötesinde, usta ile müşteri arasında kurulan paha biçilemez bir gönül bağına dönüşmüş durumda.
İmam Usta, teknolojinin ve modern dünyanın değiştiremediği bu samimi atmosferde, mesleğe adanmış bir ömrün haklı gururuyla "Lale" tabelası altında zanaatını ilk günkü aşkla yaşatmaya kararlılıkla devam ediyor.


Haber: Rıdvan ORTAKAYA