Arka Sokaklarda haysiyet avcılığı

"Arka Sokaklar" dizisinin Şanlıurfa'yı "ortaçağ karanlığında yaşayan bir şehir" olarak resmetmesi büyük tepki topladı!

Arka Sokaklarda haysiyet avcılığı
08 Şubat 2025 - 12:32
Türkiye dizi tarihinin en uzun soluklu dizilerinin başında gelen, Kanal D ekranlarında yayınlanan Arka Sokaklar dizisi, bu hafta 700. bölümüyle izleyicileriyle buluştu. Dizinin 700. bölümünün çekimlerinin bir kısmı Şanlıurfa'da yapıldı.

Dizinin Şanlıurfa'da yapılacak çekimleriyle ilgili yerel yöneticiler ve Urfalı sosyal medya kullanıcılarının dizi oyuncularıyla verdiği pozlar, dizide kısada olsa bazı yerel şahsiyetlerin rol alması, "pandemi, deprem ve sel felaketinin ardından sekteye uğrayan Urfa turizmine can suyu olabilir" beklentisine yol açtı.


Dünya Arkeoloji Kongresi'ne ev sahipliği yaparak tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginliklerini dünyaya sunan Şanlıurfa'nın, "Türkiye'nin en çok izlenen dizilerinden birinde kendisini göstermesi, Urfa'nın sosyal ve kültürel yapısıyla ilgili oluşturulmak istenen kötü algıları yok edebilir ve haysiyet avcılarına bir ders verebilirdi" düşüncesini doğurdu.

Tam tersi oldu!

Dizide, Gülo ve Candan müdürün kaçırılmasından sorumlu tutulan "Bedirhan"ın canlandırdığı aşiret çocuğu ağa tiplemesi, gerçeklikten uzak ve Batı'nın Urfa ve Urfa insanı hakkında oluşturmak istediği ajitasyonu gözler önüne serdi.

Dizinin içeriğine girmek istemiyorum ama Bedirhan'ın şivesi bile kesinlikle Urfalıyı yansıtmadı.

Dizide birçok defa gözlemlediğimiz subliminal mesajların ötesinde, doğrudan Urfa ile ilgili çok kötü bir algının oluşturulduğunu ve bölgemizde belki yüz yıllar önce yaşandığı söylenen feodal zorbalığın günümüze taşınmak istendiğine şahit olduk.

Kısacası, bu dizi, reyting uğruna Urfa'yı ortaçağ karanlığında yaşayan ve sınır güvenliği olmayan bir şehir olarak göstermek istedi.

Söz konusu dizinin Urfa'yla ilgili oluşturmak istediği olumsuz algıdan dolayı özür dilemesini beklemek saflık olur ama bundan ders çıkarmamız gerekir.

"Gayri Meşru Tarik Zıddı Maksuda Gider" kaidesince toplumun aile yapısına zarar veren ve gayrı meşru ilişkileri normalleştiren bu tür dizilerden medet beklemek anlamsızdır. Yanlışlarla doğru yola gidilemez. Doğru yola ancak doğru tercihlerle gidilir. En doğru tercih kendi iç dinamiklerimizi harekete geçirerek kendimizi tanıtmamızdır.



Şanlıurfa Kent Konseyi'nden Tepki!

Şanlıurfa Kent Konseyi Başkanı Süleyman Hartavioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, "İnsanoğlunun sosyalleştiği ilk yer, 12.000 yıllık tarihi geçmişi, ilk bilim merkezi Şanlıurfa. Sadece peygamberler şehri değil, aynı zamanda çok tanrılı dinlerin de merkezi. Dünyada buğday ekili alanlarının 220 milyon hektara yayılmasının başlangıcı olan Şanlıurfa, bugün 1970'li yılların Amerikan film endüstrisinin yerliler üzerinde oluşturduğu algıyı aynı yöntemle dizi film reytingine kurban ediliyor. Sahip olduğu kültür, bilim ve sanat değerleriyle dünyaya örnek olabilecek Şanlıurfa'yı ortaçağ zihniyetine sahip bir toplummuş gibi gösteren algıya müsaade etmeyeceğiz ve gerekirse yargıya taşıyacağız" dedi.

 

Medya Yazarlar Derneği Başkanı Mustafa Pakır'dan "Arka Sokaklar" Dizisine Sert Tepki

Medya Yazarlar Derneği Başkanı Mustafa Pakır, Kanal D ekranlarında yayınlanan "Arka Sokaklar" dizisinin bazı şehirler ve kültürel değerler üzerinde yarattığı algıya sert tepki gösterdi. Pakır, yaptığı yazılı basın açıklamasında, dizinin özellikle Şanlıurfa'yı yansıtış biçiminin gerçeklerden uzak ve yanıltıcı olduğunu belirtti.

"Medyanın toplum üzerindeki etkisi tartışılmaz bir gerçek. Ancak sorumluluk bilinciyle hareket edilmediğinde, kamuoyunda yanlış algılar oluşturulabiliyor. Şanlıurfa, yalnızca peygamberler şehri değil, insanlığın ilk yerleşimlerinden biri ve kültürel mirasıyla dünyanın en önemli merkezlerinden biri. Böylesine derin bir tarihe sahip bir şehir, reyting kaygısıyla yapılan yüzeysel ve hatalı kurgulara feda edilmemelidir," diyen Pakır, dizinin Şanlıurfa'yı gerçeği yansıtmayan bir şekilde gösterdiğini savundu.

Pakır, "Bu tür yayınlar, 1970’li yıllarda Amerikan film endüstrisinin yerli halklara yönelik oluşturduğu önyargılı anlatımları hatırlatıyor. Türkiye’nin kadim şehirleri, modern dünyaya ilham veren bilim, sanat ve kültür birikimleriyle anılmalıdır. Bu tür yapımlarla toplum hafızasında çarpık bir algı yaratılmasına izin veremeyiz" ifadelerini kullandı.

Medya sektöründe etik kuralların ve sorumluluk bilincinin önemine dikkat çeken Pakır, dizinin yapımcılarını ve senaristlerini daha hassas davranmaya davet etti. Ayrıca, kamuoyunu yanlış yönlendiren yapımların denetim mekanizmaları tarafından daha titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Mustafa Pakır, gerekli adımların atılmaması halinde hukuki yollara başvurabileceklerini de dile getirdi. "Kültürel değerleri reyting uğruna harcamak kabul edilemez. Gerekirse hukuki süreç başlatılarak, medya sektöründe bu tür yanlışların tekrarlanmaması adına emsal kararlar alınması sağlanacaktır" ifadelerini kullandı.

www.siverekgenclik.com


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum