M. Emin Yıldırım: Gazze için mücadeleden asla vazgeçmeyelim
Araştırmacı Yazar Mehmet Emin Yıldırım, Kahire'den telefon bağlantısıyla Şanlıurfa Rabia Meydanı'nda Gazze için toplanan katılımcılara seslendi. Yıldırım, Gazze'de yaşananların tüm insanlığın ve Müslümanların vicdanını yaraladığını belirterek, yapılan her eylemin küçümsenmemesi ve mücadelenin devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Editör: Siverek Gençlik
18 Haziran 2025 - 16:11
Yıldırım, Gazze'deki duruma dikkat çekerek, bu mücadelenin sadece Gazzelilerin değil, tüm insanlığın ve Müslümanların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.
Konuşmasına "Kahire'den kardeşlerime dua ediyorum, Allah hepinizin bu gayretini salih bir amel olarak kabul buyursun" sözleriyle başlayan Mehmet Emin Yıldırım, iki yılı aşkın süredir Gazze'de yaşananların yürekleri dağladığını ifade etti. İnsanlıklarını kaybetmemiş ve imanlarının sorumluluğunu bilen herkesin bu duruma üzüldüğünü, yaralandığını ve uykusuz kaldığını dile getirdi.
Yıldırım, 2 milyarlık İslam ümmetinin, 2 milyonluk Gazelli kardeşleri için yeterince bir şey yapamadığına dikkat çekerek, 57 Müslüman ülkenin orduları ve imkanları olmasına rağmen meselenin sadece seyredilmek zorunda kalınmasını "çok büyük bir izzet sorumluluğu" olarak nitelendirdi.,
"Allah Bize Doğru Yerde Durup Durmadığımızı Soracak"
Mücadeleden asla geri durulmaması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, ahirette Allah'ın "Niye Gazze'yi kurtarmadın?" diye sormayacağını, asıl sorunun "Gazze olayları olurken bir Müslüman olarak doğru yerde durdun mu, doğru bir üslupla meseleleri dillendirdin mi, yapman gereken şeyleri ortaya koydun mu?" olacağını söyledi. Bu nedenle yapılan hiçbir eylemin, hiçbir gayretin küçümsenmemesi gerektiğini belirtti.
Rabia Meydanı'ndaki oturuşların veya açlık grevlerinin Gazze'yi doğrudan kurtarıp kurtarmayacağını Allah'ın bileceğini ifade eden Yıldırım, herkesin elinden gelen ne ise onu yapmak zorunda olduğunu dile getirdi. Bir mitinge katılmak, bir protestoya katılmak, Müslümanlarla bir araya gelip meseleleri konuşmak, boykot yapmak veya güç sahiplerine "Niye Allah'ın size verdiği bu gücü mazlumları korumak için harcamıyorsunuz?" diyerek tepki göstermek gibi eylemlerin her birinin sorumluluk olduğunu belirtti.
"Uzun Soluklu Bir Mücadele"
Yıldırım, "Allah bize bir yol açacak, bize bir kapı açacak" diyerek umut verdi. Kahire'den binlerce kişiyi bir araya getiren şeyin de bu umut olduğunu, "Vefat'taki hacıları dindirme adına orada bir şeyler yapabilir miyiz?" düşüncesinin kendilerini harekete geçirdiğini anlattı. Gazzelilerin kendilerine düşeni yaptığını, iki yılı aşkın süredir direndiklerini ve destan yazdıklarını ifade etti. Onların kazandığını ve şimdi kendilerinin kaybedenlerden olmaması gerektiğini söyledi.
"Allah bize nefes verdiği müddetçe her zaman için bir zalimin karşısında mazlumun yanında olacağız" diyen Yıldırım, zalimin veya mazlumun aidiyetine, mensubiyetine, kimliğine, diline ve ırkına bakılmaması gerektiğini vurguladı. Peygamber Efendimiz'in ümmeti olarak kim olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana olma sorumluluğunu taşıdıklarını belirtti.
Konuşmasının sonunda, "Bu uzun soluklu bir mücadele. Karşımızda bütün bir dünyanın arkasında durduğu ve şımarttığı bir terör devleti var, bir Siyonist çeteler birliği var. Bu çetelere karşı mücadele vermek kolay değil ama gözümüzde düşmanı büyütmenin de bir anlamı yok" ifadelerini kullandı. Birlik ve beraberliğin önemine değinen Yıldırım, safları sıklaştırarak, ayrılığa düşmeyerek, öncelikleri iyi tespit ederek ve birbirlerini Allah için severek bu mücadeleyi sürdürmeleri gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.
www.siverekgenclik.com







FACEBOOK YORUMLAR