Nura'nın izinde Siverek halkının seferberliği
Siverek’in ilk eczacısı Ekrem Uğurlu’nun ünlü atı Nura çalınınca şehir kenetlendi; olay, hırsıza gösterilen merhametle hafızalara kazındı.
Editör: Siverek Gençlik
29 Kasım 2025 - 20:32
Bu eczanenin sahibi A.Ekrem Uğurlu, yalnızca mesleğinde değil, Siverek tarihinde de özel bir yer taşırdı. Çünkü o, Siverek’in ilk eczacısıydı.
Ancak Ekrem Uğurlu’yu tanıyanlar bilir:
Onu sadece “eczacı” kelimesiyle tarif etmek mümkün değildi.
O, aynı zamanda atlara gönülden bağlı bir hayvan severdi.
Beslediği birkaç at içinde biri vardı ki, adeta bütün Siverek’in gözünde başka bir değer taşırdı: Nura.
Birçok kişinin “Nura” diye seslendiği bu at güzelliğiyle dillere destandı.
Nura’nın Ünü Siverek’i Aşıyor
Nura’nın şöhreti zamanla ilçeyi aşar, çevre illerden bile duyulur.
Bir gün, bu ünü duyan bir adam Siverek’e gelir. Bütün yönlendirmeler onu aynı yere götürür: Siverek Meydanı’ndaki Uğurlu Eczanesi.
Eczanenin kapısından içeri girer ve Ekrem Uğurlu’ya yaklaşır:
— “Ekrem abe, atınızı çok duydum. Görmeme izin verir misiniz?”
Ekrem Bey misafirperverliğiyle tanınırdı. Adamı kırmaz, Nura’yı ona gösterir.
Adam hayran kalır, gözlerini atın üzerinden alamaz.
— “Biraz binmeme izin verir misiniz?” diye sorar.
Ekrem Bey yine nezaketli davranır.
Adam Nura’ya biner…
Kaybolan İz
Ama ne kendisi, ne de Nura geri döner.
Saatler, gün akşamı eder…
Siverek’in kalabalık meydanına bakan Uğurlu Eczanesi’nin kapısı önünde Ekrem Bey’in bekleyişi uzar.
Sabah olur…
Ortada hâlâ hiçbir iz yoktur.
Siverek Ayağa Kalkıyor
Ekrem Uğurlu, derhal jandarmaya ve polise haber verir.
Haber kısa sürede yayılır. Çünkü Ekrem Uğurlu, bu şehrin hem ilk eczacısı hem de sevilen bir büyüğüdür.
Siverek halkı tek yürek olur.
Komşu il ve ilçelerden bile insanlar aramaya katılır:
— “Ekrem Bey’in atı kaybolduysa, biz de kaybettik demektir!”
Siverek’in sokaklarında, dağlarında, tarlalarında gün boyu “Nura!” diye seslenilir.
Fırat Kenarındaki Gerçek
Sonunda jandarma, Fırat Nehri kıyısında atı ve hırsızı birlikte bulur.
Hırsız tutuklanır, Nura ise biraz yorgun ama sağlıklı şekilde Ekrem Bey’e teslim edilir.
O an Siverek’te bir bayram havası eser.
Sanki herkes kendi atını bulmuş gibi sevinir.
Asıl Unutulmayan
Ancak bu olayın tarih boyunca anlatılmasını sağlayan şey ne Nura’nın bulunması ne hırsızın yakalanmasıdır…
Asıl unutulmayan, Ekrem Uğurlu’nun merhametidir.
Hırsız hapse atılır, fakat Ekrem Uğurlu her gün hapishaneye yatak, yiyecek ve ihtiyaç malzemeleri gönderir.
Çevresi şaşırır:
— “Niye hâlâ yardım ediyorsun?” diye sorarlar.
O ise yalnızca şöyle der:
— “Herkes hata yapar. Atımı aldı, ama yine de insandır. Onu aç ve yataksız bırakmak bana yakışmaz.”
Siverek’in Hafızasında Bir İyilik Çınarı
Bu olay yıllarca dilden dile aktarılır.
Nura’nın kayboluşu bir anı olarak kalır,
ama Ekrem Uğurlu’nun insanlığı bir mirasa dönüşür.
Uğurlu Eczanesi artık sadece bir eczane değil…
Siverek Meydanı’nda bir iyilik hikâyesinin doğduğu yer olarak anılır.
www.siverekgenclik.com







FACEBOOK YORUMLAR