Siverek'te "Datlııı" sesleriyle uyanan çocukluk anıları

Siverek'in kadim çarşılarında, sabahın ilk ışıklarıyla yankılanan "Datlııı" nidaları ve tepsilerle koşan tatlıcı çocuklar, Siverekli Hemşehrimiz Muhittin Pastacı'nın hafızasında canlandı. Pastacı, Camiikebir çevresinde geçen, kültürel zenginliği ve hayat dolu ritmiyle eşsiz o günleri özlemle anlatıyor.

Siverek'te "Datlııı" sesleriyle uyanan çocukluk anıları
01 Kasım 2025 - 19:49
Siverekli hemşehrimiz Muhittin Pastacı, gözlerini kapatıp Camiikebir'in tam ortasındaki Nigar Düzü'ne döndüğünü, o hareketli ve çok kültürlü dönemi büyük bir özlemle yad ettiğini anlatıyor.

"Datlııı! Taze bal gibi tatlı. Yiyen şişman yemeyen pişman.... Daaaattttlliiiiyeyyy :" başlayan bir gün.

Pastacı, sabahın 6'sında duyulan "Datlııı" sesiyle o dönemin sabahlarının başladığını anlatıyor. Aile bütçesine katkı sağlamak isteyen çocuklar, tatlıları tepsilere dizer, tatlıcıların yemek payı olarak verdiği tatlıları hemen tüketir ya da daha fazla kazanmak için satarak paraya çevirirdi. 

Sabahın ilk ışıkları ile birlikte "Datlıı" diye seslenen tatlıcıların çağrısına kulak verererek daha yüzünü yıkamadan sokağa çıkan çocukların dünyasını günümüzde anlamak çok zor. Muhittin Pastacı bu konuda şöyle diyor: "Siverek'ten başka, dünyanın hiçbir yerinde, sabahın köründe datliii diye bir ses duymazsınız"

Sabahın köründe başlayan macera çok sürmez daha saat 09.00 olmadan biterdi. Tatlılarını satan çocuklar büyük bir sevinçle evlerine dönerdi.

Camiikebir'in çok kültürlü ritmi:

Muhittin Pastacı'nın anlattığına göre, Siverek'te güneş doğmadan başlayan hareketlilik sadece tatlıcı çocuklarla sınırlı değildi. İş sahibi olan veya olmayan erkekler, düşmanlarına karşı taktik icabı değişik yollar kullanarak çarşıya yönelirdi. Köylüler, eşeklerini direklere bağlayıp alışverişe başlar; önce Kebapçı Sefo'dan yemeklerini yer, Kahveci Cımo'dan çaylarını içerdi.

Çarşı, adeta bir yaşam sahnesiydi: Yemenciler Çarşısı'nda Iskarpin ve Makosyen ayakkabılar satılırken, Eski Meydan'da "kaçak Caket" ve "Kent, Palman, Astor, Vistor" diye bağıran sigara satıcıları dikkat çekerdi. Köylüler Limonatacı'nın dükkânını köyde anlatmak üzere dikkatlice incelerdi.

Öğle sonrası ise yaşamın ritmi değişir, damlardan gelen "Yoğurt alan, paranan, bulğurnan!" sesleriyle şarküteri satışı yapılırdı.


Günümüzde halka tatlısı

Gelin Alayının Coşkusu:

Pastacı, o dönemin en coşkulu anlarından birini de şöyle aktarıyor: Xıllık tarafından gelen gelin adayı alayında, Endekçi şifon dağıtır, çeyiz tepsileri taşınırdı. Eve yaklaşıldığında ise "Ki Zava, Ki Zava" bağırışları ve havaya sıkılan silah sesleri o anın heyecanını doruklara taşırdı.

Muhittin Pastacı, gözlerini açtığında, geride bıraktığı çok kültürlü ve çok dilli Siverek'teki çocukluğunun özlemiyle dolduğunu ifade etti.

www.siverekgenclik.com

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum