Koçali Aymaz: Siverek benim sevdamdır

Siverek'i İl Yapma ve Kalkındırma Derneği Kurucu Başkanı Koçali Aymaz, GAP Gündemi Gazetesi'nden Tuğba Polat'ın sorularını yanıtladı.

Koçali Aymaz: Siverek benim sevdamdır
26 Ekim 2022 - 05:52 - Güncelleme: 26 Ekim 2022 - 10:00

Gazeteci Tuğba Polat:
Şu anda Siverek’te Koçali Babanın türbesinin önünde Koçali Aymaz ile birlikteyiz.İsminiz acaba Koçali Baba türbesinden mi geliyor?


Koçali Aymaz:
Evet. Benim iki abim vefat edince, annem buraya geliyor dilekte bulunuyor. Bir süre sonra ben dünyaya geliyorum. Annemde bunun üzerine ismimi Koçali koyuyor.



Gazeteci Tuğba Polat:
Koçali Baba türbesinin hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?

Koçali Aymaz:
İslam orduları Siverek’i fetih edip Diyarbakır’a giderken, Koçali Baba ile Cerrah Baba’yı burada bırakıyorlar. Dönüşte geldiklerinde Koçali Baba ve Cerrah Baba’nın şehit edildiklerini görüyorlar. Siverek’e gömülüyor naaşları. Koçali ismi, Siverek’te çok yaygın olarak kullanılır.

Gazeteci Tuğba Polat:
Koçali Aymazı tanıyabilir miyiz?


Koçali Aymaz:
Ben 1947 Siverek doğumluyum. Altı çocuğum var. Yıllarca serbest muhasebecilik, devlet memurluğu yaptım.30 Ekim 1990 Siverek’i İl Yapma ve Kalkındırma derneği kurdum.  Siverek’in il olma hakkın geri verilmesi ve her türlü kalkınması için 37 yıldır çalıştım.

Gazeteci Tuğba Polat:
Kendinizi Siverek sevdalısı olarak tanımlıyorsunuz. Bir dernek kurmuşsunuz. Dernek olarak faaliyetleriniz nelerdir?


Koçali Aymaz:
Siverek’in gelişmesi,  kalkınması, çağdaş kentler arasında yer alması konusunda önemli çalışmalar yaptık. Bugüne kadar ülkeyi yöneten; cumhurbaşkanlarından, başbakanlardan, başbakan yardımcılarından, bakanlardan, milletvekillerinden , parti başkanlarından 46 söz aldık.1994’te Siverek karayoluna 'Siverek iline hoşgeldiniz’, ‘güle güle’ şeklinde ışıklı tabela asmıştık. Siverek’te Meslek Yüksek Okulu kurulması için 1993 yılından itibaren Harran Üniversitesi rektörlüğü ile çeşitli görüşmeler yaptık.  Sonunda bu görüşmeler sonucunda okulumuzu açabildik. Siverek’te  yılında kurulan Siverek Uygulamalı Bilimler Fakültesinin gelişmesi için elimizden geleni yaptık. Hala da ilgilenmeye devam ediyoruz. Siverek’te işitme engelliler okulunun açılması için dört yıl mücadele verdik ve açılmasını gerçekleştirdik. Turizm için ise 2010 yılında ‘Saklı Cennet Takoran Vadisi’  ile ilgili projeyi hazırladık. Deniz bey ve Rıfat Mertoğlu ile Fırat’ın turizme açılması için çok çalışmalar yaptık. İstediğimiz seviyeye gelmese de en azından güzel mekanların tanıtımını yapabildik.

1996 yılında Siverek için verilen sözleri yerine getirmeyen 13 siyasetçiye maddi-manevi tazminat davası açtık. Dava 2 yıl kadar sürdü. Davayı kaybettik. Davayı kaybedeceğimizi zaten biliyorduk. Günümüzde bile yargının bağımsız olduğunu söyleyemezken, o zamanda aynı sıkıntı mevcuttu. Davayı kaybedeceğimizi bildiğimiz halde açtık. Kaybettiğimiz taktir de ise Avrupa İnsan Hakları mahkemesine başvuracağımıza dair planlamamızı yapmıştık. Fakat biz siyasetçilerimiz’’ söz verip tutmadı ‘’demeyi kendimize yediremediğimiz için başvurmadık.

Gazeteci Tuğba Polat:
Siverek’in il olması neden bu kadar önemli?


Koçali Aymaz:
Siverek 1926 yılına kadar zaten ildi. 1926 yılında Teşkilatı Mülkiye kanunu çerçevesinde ilçe yapılan 10 ilden birisi de Siverek’ti. İlçe yapıldıktan sonra sürekli göç vermeye başladı, gelişemedi, kalkınamadı. İl olma hakkımızın iade edilmesi aynı zamanda bizim kanuni hakkımızdır. Şuan Siverek’in nüfusu 270 bin ama 700-800 bin Siverek’li Türkiye’nin birçok bölgesine ve dünyanın farklı coğrafyalarına dağılmış durumda. Burada bir türlü istenilen gelişmeler sağlanamadı.  Urfa iline bağlıyız. Urfa’nın binlerce yerleşim birimi var ama maalesef  bize hizmet getiremiyorlar. Hele birde büyük şehir olunca bizim anamızı ağlattılar. Bizden aldığının dörtte birini bize iade etmiyorlar. Karaköprü bir köy bile değildi. Şimdi ise koca bir şehir oldu. Siverek ise yerinde sayıyor. Ödediğimiz bütün vergilerle, devlet bütçesiyle Urfa merkeze yatırım yapılıyor. 

Gazeteci Tuğba Polat:
Aslında Siverekliler olarak birbirinize nasıl bu kadar bağlı olduğunuzu sormayı düşünüyordum. Fakat anlattıklarınızdan sonra aslında iç yüzünün böyle olmadığını, hemşerilerinizin sizin kadar bu davaya bağlı olmadığı anladım. Doğru mu?


Koçali Aymaz:
Kesinlikle. Mesela Devlet Bahçeli’de Sivereklidir. Onların kökeni burada. Fetahlı ailesi Siverek’ten göç etmişler. Bir kolu Karadeniz, bir kolu İç Anadolu bir kolu ise Akdeniz. Bahçeli ise göç eden Akdeniz kolundan. Biz 2020 de makamına giderek kendisiyle görüştük. O sıralar Cumhurbaşkanlığı seçim konusu vardı. ‘’Seçimlerden sonra gündeme  getireceğini’’ söyledi. Maalesef söylediği gibi olmadı. Siverekli binlerce iş adamı, siyasetçi var.  Ama maalesef gittiler. Siverek’le bir ilgileri kalmadı. Aradan uzun yıllar geçmiş. Yabancı hanımlarla evlendiler bağları iyice koptu. Çoğu çocuklarını bile bir kez getirmemiş. Dolasıyla bu konu umurlarında değil.

Gazeteci Tuğba Polat:
Peki siz neden bu kadar uğraşıyorsunuz?


Koçali Aymaz:
Burası benim memleketim. Ben burada doğdum, büyüdüm, yaşıyorum. Her şeyim burada. Burası benim anavatanım. Buraya borçluyum. Buranın haklarını korumak zorundayım. 37 yıldır ben bunun için çalışıyorum. Siverek benim aşkım , sevdam.

Gazeteci Tuğba Polat:
Siyasiler sizlerin beklentilerine cevap vermiyor. Peki sizin Sivereklilerden beklentileriniz nelerdir?


Koçali Aymaz:
Davamıza sahip çıkmaları. Siverek’i İl Yapma ev Kalkındırma derneğimiz hala aktif. Derneğimize üye olup maddi-manevi yanımızda olmaları isteğimizdir. Kısacası birlik beraberlik içinde Siverek’in hakları için mücadele etmemiz temennimizdir.

Bu kısa sohbetimiz için Koçali Aymaz’a teşekkür ediyoruz. Umarım sevgili Siverekliler onu  bu mücadelede yalnız bırakmaz.

Kaynak: gapgundemi


Bu haber 325 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Köran Ailesi'nin acı günü
Köran Ailesi'nin acı günü
Siverek'te kayıp yaşlı kadın bulundu
Siverek'te kayıp yaşlı kadın bulundu