Osman Gülebak

    Osman Gülebak


    Şanlıurfa siyasetinde değişim sinyalleri

    13 Nisan 2021 - 17:53 - Güncelleme: 14 Nisan 2021 - 10:45

    Yıllardır sağ/muhafazakâr merkez partilerin kalesi ya da bazılarının deyimiyle oy deposu olarak görülen Şanlıurfa’da, son günlerde yaşanan bazı gelişmeler bir değişimin habercisi gibi… Merkeze yani iktidara yakın durma pozisyonundan olsa gerek ki; iktidar partileri aleyhinde olacak yaklaşımlardan çoğu zaman uzak durmuştur.

    Bu duruşun dışında değerlendirilebilecek en önemli olay, Şanlıurfa halkının belki de ilk defa iktidar partisine rağmen ‘ceket olayı’ olarak bilinen meselede seçimlere bağımsız giren Dr. Eşref Fakıbaba’ya sahip çıkmasıydı. İktidar partisinin milletvekillerinin halkı çantada keklik gören ‘Şanlıurfa’yı ceketimizi asarak yine kazanırız’ tavrı, halkta büyük bir tepki toplamış ve seçimlerde gerekli cevabı vermişti.

    İlin sosyolojisinde çok büyük değişimler ortaya çıkaran bu olayın ardından iktidar, Şanlıurfa’ya önem verdi ya da önem veriyormuş gibi davrandı. Veriyormuş gibi diyorum çünkü diğer illere göre Şanlıurfa’nın yığınla çözüm bekleyen sorunları var. Ayrıca seçimden seçime siyasiler tarafından söz verilen onlarca projenin, esamesi bile okunmuyor. Fakat tüm bunlara rağmen Şanlurfa, iktidar partisine en çok oy çıkan illerin başında geliyor.

    Fakat son günlerde farklı zaman ve mekânda yaşanan bazı gelişmelere baktığımızda Şanlıurfa’nın siyasi sosyolojisinde bir değişimin yaşandığını görüyoruz. Bu değişim başta seçmen olmak üzere; muhalefet, yerel basın ve iktidar partisinde de görülüyor.
    Bu değişim nasıl mı oluyor? Örneklerle açıklayalım:

    Seçmen değişiyor;

    1-Eyyübiye ilçesinde eski samancılar pazarı civarındaki caddede işyerleri olan yaklaşık 60 tamirci esnafı, pandemi sürecinin en derin hissedildiği döneminde gönderilen pusulalarla yerlerini boşaltmaları istendi. Böyle zorlu bir süreçte nereye gideceğini bilmeyen esnaf, hemen teslim olmadılar. Başta muhalefet partilerini davet ederek çeşitli yollarla seslerini duyurmaya çalıştılar. Kendilerine alternatif bir yer verilmesini istediler. Zorlu bir mücadelenin ardından yönetim tarafından muhatap alınan esnaf, yeni bir yer sözü ile şimdilik yerlerinde kalmayı başardı.

    2- Özdiker Kuyumcular Çarşısı esnafı da benzer durum yaşadı. Alınan kararla yıkılması planlanan çarşının esnafı, kendilerine alternatif bir yer gösterilmemesi ve teklif edilen paranın az olduğunu ileri sürerek sesini duyurmaya çalıştı. Eyyübiye’deki esnaf gibi muhalefet partilerini davet eden çarşı esnafı, medya aracılığıyla mağdur olduğunu duyurmaya çalıştı. Şehirde ses getiren bu gelişmenin ardından Büyükşehir Belediyesi, yıkımın gerçekleştirilmeyeceğini açıklamak zorunda kaldı.

    Böylece halk yani seçmen mağdur edildiğinde hakkını aramasını, sesini yükseltmesini gerektiğini anladı. Farklı yer ve zamanda gelişen bu tür gelişmelerin benzerliği bunu ortaya koyuyor. Halk, sorunların çözümünde muhalefet ve medyanın önemini anlamış görünüyor.

    Muhalefet değişiyor;

    Şanlıurfa’da ciddi bir muhalefet çoğu zaman olmamıştır. Fakat son yıllarda HÜDA PAR’ın yılın her döneminde başlattığı düzenli halk ziyaretlerinde sorunları dinleyip gündeme getirmesi, son dönemde kurulan Gelecek ve DEVA gibi partilerin halkın yaşadığı sorunlara eğilmesi gibi gelişmeler, ana muhalefeti de harekete geçirdi. CHP Şanlıurfa milletvekilinin mecliste sorunları gündeme getirmesi ve CHP’li milletvekillerin Şanlıurfa’ya yaptığı son çıkarma… Ardından Kılıçdaroğlu’nun ‘Urfa sahipsiz değildir’ çıkışı ve bu ziyaretlerin devam edeceğini açıklaması, muhalefetin Şanlıurfa’da aktif muhalefete geçtiğini gösteriyor. 

    Anlayacağınız Şanlıurfa’da muhalefet birbiriyle yarışıyor desek abartı olmaz sanırım. Halkın yaşadığı sorunlarda birçok muhalefet partisini orada görmemiz bunun işareti… Bu da halkın lehine olan bir durum.

    Yerel medya değişiyor;

    Yerel medya değişiyor derken elbette daha önce halkın sorunlarını dile getiren basınımızın çabalarını görmezden geldiğimiz anlamına gelmesin. Fakat dikkat çekmek istediğimiz belki de yerel basının sorunları dile getirme noktasında sesinin, hem çeşitlilik hem de seviye açısından çok çıkmasıdır.

    Medyanın yaşadığı ekonomik sorun, iktidarın baskılarıyla tekelleşen medya, sadece Şanlıurfa’nın değil tüm Türkiye’nin hatta tüm dünya medyasının sorunu… Mevcut devletler tarafından yeterince desteklenmeyen medyanın, yaşadığı ekonomik sıkıntılardan dolayı ne kadar özgürce yayın yapabildiği ortada.

    Fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen kendi yağında kavrularak vazifesini özgürce yapmaya çalışan medya da var. Bir de Şanlıurfa’da son günlerde yeni açılan yerel siteler ve ajanslar, açıkçası şehre bir zenginlik getirdi. Bu açıdan bakıldığında yerel medyanın giderek çeşitlenmesi ve sorunların üzerine cesurca gidilmesi, şehrin sorunlarının çözümüne ciddi anlamda pozitif katkı sunuyor.
    Ve iktidar/yerel yöneticiler de değişiyor;
    Tüm bu değişimlerin elbette başka şeyleri de değişime zorlaması normaldir. İktidar ve yerel yöneticiler, tüm bu yaşanan değişimden sonra halka rağmen adım atmanın zorluğunun farkına varmış olmalılar ki; geri adım atmaları bunun işareti… ‘Ben iktidarım istediğimi yaparım’ mantığının artık geçerli akçe olmadığını anlamış olmalılar. Bu yüzden bundan sonra bir şey yapacaklarsa tüm bunları hesaba katarak yapacaklardır.

    Bu değişim nereye evrilir bilemem ama Şanlıurfa’da halk; çantada keklik, muhalefet; kâğıt üzeri muhalefet, medya; bazılarının reklam panosu olmadığını göstermiş oldu. Darısı yıllardır seçim dönemlerinde sözü verilen ama bir türlü yapılmayan projelerin ve hizmetlerin başına…

    Bu yazı 1156 defa okunmuştur.

    FACEBOOK YORUMLAR

    YORUMLAR

    • 0 Yorum