Bir toplumda otokontrol nasıl olacak

30 Aralık 2021 - 13:35

İnsanoğlunun her zaman yanlış yapma eğilimine sahiptir. Bu da insanın fıtratında kaynaklanan bir zaafı olmalıdır. İnsanın fıtratını en iyi bilen onu yaratan Rabbi olmalıdır. İnsanların birbirinin haklarını tecavüz etmemek için Peygamberler ve kitaplar göndermişti. Yaşamanın sürdürülebilecek en iyi sırlar onun emirlerinden mevcuttur. Ancak dedim ya, insanoğlunu sürekli kötülüğe sürükleyen nefsi ve Şeytanın vesvesesi onu yücelerden aşağıya çeker. Aşağılaşan insanların çoğunun da nefis ve Şeytan hâkimiyeti vardı. Bu olmamış olsaydı. İnsanlar bu kadar zalim ve gaddar olmayacaktı. 

İnsanoğlu onun emirlerini yerine getirdiği zaman en mutlu ve huzurlu bir yaşantıyı sürdürebilmişlerdir. Onun tersi de her zaman zülüm ve gözyaşının hâkim olduğu bir düzen ortaya çıkmıştır. Allah’ın her emri toplumu mutluluğa götürecek hikmetlerle doludur. Eğer bugün dünya da adaletsiz ve hukuksuzluk hâkimse bunun tek nedeni Allah’ın emirlerini unutmuş ve firavunlaşmış bir dünya düzeninin olmuş olmasıdır.

Yüce Allah insanlara akıl ve irade vermiştir. Aklını kullanan insan, Allah’ın emirlerini okur ve onları düşünerek, kendisi hakkında en iyi yol haritası olduğunu görecektir. Bugün kendisi tarafından oluşturdukları yasalar yine kendileri çiğnemektedir. Adaletsizlik vicdanları sızlamaktadır. Çünkü yasaların doğru uygulaması için sağlam bir denetleyici sistemin olması lazımdır. O da olmayınca adaletsizlik hukuksuzluk diz boyu olur. Bugünkü dünya da olduğu gibi.

 Allah’a inanan bir toplumun gelişmesi için toplumun bilinçli olması lazımdır. Bilinçli olmak demek, Kur’an ahlakıyla ahlaklanmasıdır. Toplumsal huzurun ve refahın artması, hak ve hukuka saygının sağlanması için toplumsal otokontrolü sağlayacak bu ayeti biraz tefekkür edelim.
             
 
İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.( Al-i İmran süresi ayet 104)


İşte Müslüman olan bir toplumda bu görevi yapan bir teşkilat olursa, diğer Müslümanlar sorumluluklarından kurtulmuş olurdu. Ancak bugün böyle bir teşkilat olmadığına göre tüm Müslümanlar Allah’ın bu emrine karşı sorumludurlar. Bir düşünelim çevremizde idare tarafından veya birey tarafından yapılan kötülükleri, diğer insanlar tarafından uyarıldığı, ayıplandığı zaman o birey bir daha nefsin kötü emellerine alet olmayacaktır. İşte bugün toplumumuzda bu ayet yerine “Neme lazım” anlayışı hâkim olmuştur. Bugün toplumun tüm sıkıntıları, Allah’ın bu emrini icra etmediğimiz içindir. Adaletsizlik, insanların hukukuna tecavüzün artması yolsuzluk, ahlaksızlığın artması bu emri yerine getirmediğimizden dolayıdır. Bu emri yerine getirenlerin kurtuluşa ermesi demek Allah’ın sevgisini kazanan ve yine onun tarafından ödül olarak kendisini cennetine koyma ihtimalinin yüksek olması demektir.   Çünkü Allah sevdiği kulunu cehennem ateşinde yakmaz.  

Bugün toplumun ekonomik sıkıntıları, ahlaksızlığın, adaletsizliğin ve haram kazancın artması hepsi de Allah’ın hikmetlerle dolu emirlerini yerine getirmediğimizden dolayıdır. Toplumun bilinçlenmesi, kişisel benciliklerini bırakıp onun yerine toplumun faydası ve iyiliğini dikkate alınan davranışları sergilemesi demektir.
Allah’ın tüm bu emirlerinden insanların onuru ve şerefi zedelenmeden insanca yaşamlarını sürdürülmesi içindir. Allah’a peygamberine ve onun emirlerine hakkıyla inanan ve inandığını hayatın her zerresinde uygulamaya çalışan kullarından eylesin.    

 

Bu yazı 264 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum