Rıdvan Ortakaya

Rıdvan Ortakaya

Rıdvan Ortakaya
[email protected]

Bundan 16 yıl önceydi!

16 Şubat 2026 - 10:58



Yıl 2011, Ağustos ayıydı.

Şanlıurfa'nın kavurucu sıcağı insanın yüzüne tokat gibi çarpıyordu.

Termometreler rekor kırıyor, asfaltın üzerinden dalga dalga sıcak hava yükseliyordu.

Haber gündemimizin başında sıcak havalar ve Ramazan ayı vardı.

Sabahtan akşama kadar hem oruçlu hem de yoğun bir koşturmanın içindeydik. 

Kamerayı omuzlar, mikrofonu uzatır; bir gölgeden diğerine sığınarak çekim yapardık.

Akşam ezanı okunduğunda ise ilk işimiz suya sarılmak olurdu. 

Dört beş bardak suyu art arda içer, neredeyse yirmi dakika hiçbir şey yiyemezdik. Beden susuzluğunu bastırmadan lokma geçmezdi boğazımızdan.

Yanımda çalışma arkadaşı  Naif Kaçmaz vardı. Gün içinde sıkça yaptığımız haberlerden biri de camilerdi. 

"Ramazan ayında serinlemek isteyen vatandaşlar camilerde dinleniyor ve yatıyor" anonslarıyla çekimler yapardık.

Özellikle #Balıklıgöl bölgesindeki camilere gider, caminin serinliğinde uzanan insanları görüntülerdik. 

Haber biter, kamera kapanır, çantaya girerdi. Sonra biz de o serinliğe teslim olurduk.

Bir köşeye uzanır, "Biraz dinlenelim" derken kısa bir uykuya dalardık.

O an hem sıcağın hem yorgunluğun hem de orucun ağırlığı üzerimizden çekilir giderdi. Ardından toparlanır, yeniden haber merkezinin yolunu tutardık. 

Şimdi yine Ramazan kapıda. Önümüzdeki çarşamba ilk teravih, ilk sahur… 

Perşembe günü Allah'ın izniyle ilk orucumuzu tutacağız. Ramazan'ın gelişine sevinmek imandandır derler. Gerçekten de insanın içine tarif edilmez bir huzur doluyor.

2026 Ramazan orucunu  kaleme alırken, 2011'in o yakıcı Ağustos günleri ve caminin serinliğinde verdiğimiz o kısa molalar geldi aklıma. 

Sıcağın ortasında, yorgunluğun içinde, orucun sabrıyla yoğrulmuş o günleri sizinle paylaşmak istedim...

Hoşgeldin ya Şehr-i #Ramazan.
Şeref verdin #Ey Ramazan.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum