Siverek'in taş sokaklarında, bazalt mimarinin hakim olduğu bir evde, Hamidiye Mahallesi'nde büyüdüm. Sokaklarda türlü oyunlar oynar, neredeyse akşama kadar koştururduk.
Taş duvarlara çarpıp yankılanan seslerimiz mahallenin ritmine karışırdı. İnternetten ve teknolojiden oldukça uzaktık. Bizim dünyamız sokak kadardı.
Ortaokulun sonlarına doğru küçük bir keşif yaşadım. Şu an Almanya'da yaşayan teyzemin oğlu Şiyar, internet kafenin varlığından söz edip beni oraya götürdü.
İlk kez o gün bilgisayar ekranının karşısına oturdum. Şiyar abi, bizi Half-Life oyunuyla tanıştırdı. Ağırlıklı olarak Half-Life oynar, kesilen fiş karşılığında saatlerce o sandalyelerde otururduk.
O dönem için internet kafe, başlı başına bir heyecandı. Daha sonra "Siverek Gençlik" sitesinin varlığından haberdar oldum.
2003 yılında kurulan bu site, o günün şartlarında Siverek için büyük bir adımdı. Bilgisayarın evlere yeni yeni girdiği, internetin lüks sayıldığı yıllardı.
Biz internet kafeye gider, önce oyunumuzu oynar, ardından mutlaka siteye girerdik. Siverek Gençlik sitesi yalnızca bir web sayfası değildi.
Siverek'le ilgili güncel konuları oradan takip eder, gurbetteki akrabalarımızla mesajlaşırdık. Yıllar sonra sitenin kurucusu Abdurrahman Deniz Uğurlu ile tanıştım.
Antalya'da bir web yazılım şirketinde çalıştıktan sonra memleketine böyle bir site kazandırma ihtiyacı hissetmişti. O dönemin imkânları düşünüldüğünde bu girişim gerçekten vizyoner bir adımdı.
Ben de liseden sonra alanla ilgili okul okumaya başladım ve stajyer olarak gazetecilik mesleğine Şanlıurfa merkezde adım attım. Yıllar sonra Abdurrahman abi, Siverek'ten Şanlıurfa'ya taşındı.
Evlerimiz birbirine yakın olunca neredeyse her akşam görüşür olduk. Geçmişi yad eder, meslek üzerine fikir alışverişinde bulunur, zaman zaman yürüyüşlere çıkardık.
Bir akşam yürüyüş esnasında oğlu Muhammed'in sınav sürecinden söz etti. Dershanelerin artan ekonomik şartlar nedeniyle aile bütçesini zorladığını, alternatif imkanları araştıracağını söyledi.
Bu sadece bir babanın kaygısı değildi; aynı zamanda toplumsal bir meseleydi. Bir süre sonra Muhammed'in, Karaköprü Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Şanlıurfa'nın en büyük kütüphanesi olarak bilinen Merkez Kütüphane'de ders çalışmaya başladığını belirtti.
Yılda binlerce öğrencinin faydalandığı bu merkez, gençler için önemli bir fırsattı. Abdurrahman abiye gidişatı sorduğumda, Muhammed'in düzenli ve tertipli bir çalışma alışkanlığı kazandığını, kütüphaneden de oldukça memnun olduğunu ifade etti.
Gençlere düzenli ve güvenli bir çalışma ortamı sunan Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'ye teşekkürlerini iletti. Siverek'in bazalt taşlı dar sokaklarından başlayan bu yolculuk, teknolojiyle tanışmanın heyecanından bugün gençlerin geleceğe hazırlandığı modern kütüphane sıralarına kadar uzandı. Zaman değişse de eğitimin ve dayanışmanın önemi hiç değişmedi.
Siverek Gençlik Sitesi, köklü geçmişine rağmen henüz arzu edilen seviyeye ulaşamamış olsa da, Siverek'in en çok tıklanan sitelerinden biri olarak yayın hayatını sürdürmektedir...


FACEBOOK YORUMLAR