Rıdvan Ortakaya

Rıdvan Ortakaya

Rıdvan Ortakaya
[email protected]

"O Yetimlerin Okşanacak Başları Bizi Bekler Dostlar"

02 Şubat 2026 - 11:10



Bazen bir şehir, en çok kalabalık caddelerinde değil; kimsenin bilmediği ara sokaklarında saklar vicdanını. Işıklı tabelaların altında değil, kapısı çekinerek çalınan evlerde yaşar merhamet.

Şanlıurfa’da tanıdığım bir kadın doktor var. Onu anlatırken “mesleğini iyi yapıyor” demek eksik kalır. Çünkü o, sadece hastalıkla değil, insanın hayatına değen yaralarla da ilgileniyor. 

Mesai saatinin bittiği yerde onun asıl mesaisi başlıyor sanki. Hastane koridorlarından çıkıp, hayatın en dar sokaklarına giriyor.

İhtiyaç sahipleri için koşturuyor. Hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında sessiz bir köprü oluyor. Kimi zaman bir gıda kolisi, kimi zaman bir mont, kimi zaman sadece bir kapıyı çalıp “Sizi unutmadık” demek… Ama en çok da insanın içini ısıtan o görünmez şeye, umuda dokunuyor.

Şehrin kuytuda köşede kalmış yerlerinde, sesi duyulmayan insanların hayatına eğiliyor. Çoğu zaman adını bile bilmediğimiz, yüzünü bir daha görmeyeceğimiz hayatlara sessizce temas ediyor. Fotoğraf yok, gösteriş yok, alkış yok. Sadece vicdan var.

O doktor, WhatsApp durumunda şu satırları paylaştı:

"Hesapsız buyur eden, gönlü temiz insanlarla ve gözleri pırıl pırıl bakan çocuklarla tanıştık yine.

Biliyor musunuz; Rabbim kir bilmeyen, nasıl nakavt ederim diye düşünmeyen bu kullarının ve başları okşanmayı bekleyen boynu bükük, bakışları mahzun yetimlerin hürmetine mi biz günahkâr kullarına sabrediyor diye düşündüm gezerken.

Beynime çivilenen bakışlarla, hikâyesi buruk hayatların bilgisiyle döndüm eve.

Şükredecek ve paylaşacak ne çok şeyimiz var. Bu insanların, o çocukların yüzünde tebessüm olmak aslında bizler için ne kolay.

Yetimin başını okşarken elinizin ağırlığına bile dikkat ediniz, olur ki yetimi incitirsiniz minvalindeki hadisi hatırlatırken, tüylerim ürperdi, saçlarına baktım kız çocuğunun, yükün hafif olsun yavrum dedi yüreğim.

O yetimlerin okşanacak başları, bükük boyunları bizleri bekler dostlar. Bir şekerle bir tebessümle mutlu olmaya hazırlar. Bekletmeye gelmez.

Hem yarının garantisi yok, hem de yarından tezi.
Rabbim hayır işlerde canımızı hafif etsin inşallah…"

Bu satırlar sadece bir doktorun duyguları değil; aslında hepimize tutulmuş bir ayna…

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum