Bugün sadece Orta Doğu değil, bütün insanlık ve İslam alemi Siyonizmin yaktığı ateşle kavruluyor. Siyonist akıl, küresel bir yıkım senaryosuyla tüm dünyayı ateşe vermekten çekinmiyor.
Bu denklemde ABD Başkanı Trump’ın tutumu ise oldukça dikkat çekici. Trump, bu savaşta kendi iradesini ve inisiyatifini kullanamıyor. Ortadaki çatışma bir Amerika savaşı değil; doğrudan İsrail’in yürüttüğü bir savaştır. ABD Başkanı, Siyonist lobiler tarafından yönlendirilmekte ve adeta bu zulüm makinesine alet edilmektedir.
Bugün Batı’nın "özgürlük ve demokrasi" söylemleri, vahşi bir film sahnesinden farksızdır. Filistin halkının toprakları işgal edilirken; mabetler, okullar, hastaneler bombalanırken; çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden masumlar katledilirken ABD hâlen bu vahşetin arkasında duruyorsa burada iki ihtimal vardır: Ya Trump insanlığını tamamen kaybetmiştir ya da iradesini Siyonizme teslim etmiş bir kukladır.
Tarih boyunca bu tür kuklalar hep var olmuştur; kendilerine verilen emirleri harfiyen yerine getirirler. Ancak unutulmamalıdır ki, tarihte ne kadar büyük zalimler geldiyse, hepsi zulümlerinde ısrar ettikleri noktada yok olup gitmişlerdir. Çünkü şüphesiz, Rabbimizin de bir planı, bir tuzağı vardır.
Bizler küresel ölçekte dönen bu oyunları anlamakta bazen yetersiz kalabiliriz. Ancak bugün Müslümanların zalimlerin ayağı altında ezilmesinin, bu denli zayıf düşmesinin tek bir sebebi vardır: İslam aleminin Kur'an'ın ve Peygamberimizin çağrılarına kulak vermemesi.
Allah’ın "Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın" buyruğu göz ardı edildi. Kur'an ve sünnet ölçü alınmadığı için bugün gerçek anlamda kenetlenmiş bir Müslüman topluluğundan bahsetmek ne yazık ki imkânsız. Eğer öyle bir birlik olsaydı, Müslümanlar tek bir bayrak altında bu zalimlere karşı dimdik dururlardı. Bugün Hristiyan bir ülke olan İspanya kadar bile ses çıkaramayan Müslüman liderlerin varlığı, yürekleri sızlatmaktadır.
Ne acıdır ki, sadece Trump değil; Müslüman ülkelerin birçok lideri de bu pasiflikleriyle zalimin ekmeğine yağ sürmekte, adeta Siyonizmin kuklası haline gelmektedirler. Oysa zalimle aynı safta yer alanlar, ona meyledenler cehennem ateşinden nasibini alacaktır. Bu benim şahsi fikrim değil, Rabbimizin açık uyarısıdır: "Zalimlere meyletmeyin, yoksa ateş size de dokunur!" Siz Allah’ın emrini terk ederseniz, Allah da sizi kendi halinize bırakır. Ve Allah’ın yardım etmediği hiçbir topluluğa başka kimse yardım edemez.
İşte Müslüman dünyasının bugün içinde bulunduğu acı tablo tam olarak budur.
Bu hezimetten ve zilletten kurtuluşun tek bir yolu vardır: Müslüman ülkelerin kendi aralarında güçlü bir ittifak kurması ve samimiyetle Allah’ın ipine sımsıkı sarılması. Kur’an-ı Kerim’in de belirttiği gibi; birleşirseniz zayıflamazsınız, güç kaybetmezsiniz. Ama ayrılığa düşerseniz dağılır, düşman karşısında ezilmeye mahkûm olursunuz.
Rabbim bütün Müslümanlara uyanış ve şuur nasip etsin; masumlara yardım eylesin ve Kahhâr ismişerifiyle zalimleri kahretsin!


FACEBOOK YORUMLAR