Nurettin Gençdal

Nurettin Gençdal

Eğitimci-Yazar-Sosyolog
[email protected]

Hayattan Tasarruf mu ? Yoksa Hayata Tasavvuf mu ?

04 Ağustos 2026 - 04:52

 
Merhabalar Kıymetli Okuyucularım..Allah(C.C) rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Bugün sizlerle hayatımızın ve onun olağan akışıyla ilgili karşımıza gelen yaşamsal paradokslarımızla(tekrarlanan sorunlar-sorular)ilgili sohbet edeceğiz..
Her zaman olduğu gibi sohbetimize insan hayatındaki temel felsefik kavramlarla başlamak istiyorum..
Hayat Nedir ? 
Ruh nedir ? 
Hayatın tasarrufu nasıl olur ? 
Tasavvuf nedir ? 

Hayat ; Bize Allah(C.C) bahşettiği ve Dünya üzerinde aldığımız nefes,yaşadığımız ve hissettiğimiz gerçeksel bir andır.Aynı zamanda Hayat; bilincin form kazanmış hâli, imkân ile vaktin kesişimidir.

Ruh Nedir ? 

Allah(C.C) tarafından biz insanlara verilen ilahi bir öz,nurani ve latif bir  cevherdir.Ruhumuz,

Hayatın tasarrufu nasıl olur ? 

Allah(C.C) her nimeti ,insanın eline belli bir sınırda ihsan eder.Yani aldığımız ve alacağımız nefes sayılıdır ve sınırlıdır.Hayatımız bize verilen bir nimettir.O nimetin kıymetini bilmez ve hayatımızı boşa geçirirsek o hayat,başımıza bela olur.Fakat hayatımızı,onu bize bahşeden Allah(C.C) hesabına harcar ve onun rızasını kazanmak için sarfedersek bir bakımdan hayatımızı iman ile güçlendirir ve inanç perspektifinde görmeye başlarız.

Tasavvuf nedir ? 

Tasavvuf, ruhun "tasarruf" rejimidir. İnsanın kendi nefsindeki aşırılıkları, kibiri, hırsı ve öfkeyi terbiye ederek (yani kötülükten tasarruf ederek) iyiliği çoğaltmasıdır.Aynı zamanda tasavvuf, Allah(C.C) yarattığı her maddeyi,nesneyi tefekkür ederek onu kalben zikrederek ona ruhuyla ve tüm bedeniyle bağlanmak,ve sevmektir.

Sevgili Okuyucularım; 
Beden acıktığında yemek yeriz, peki ruhumuz acıktığında ne yapıyoruz? Modern insanın en büyük krizlerinden biri ruhun açlığıdır. Bedenimizi konforla doldururken, ruhumuzu anlamsızlıkla ve ne için hangi amaçla gönderildiğimizi unuttuğumuz, bu Dünya misafirhanesinde kendi nefsimizle baş başa bırakıyoruz.

Sonuç olarak hayatımızı bir anlam üzerine inşa etmek istiyorsak,hayatımızı hesabı tutulacak bir bütçe değil; idrak edilecek bir ruh olarak algılamamız gerekmektedir. Beden maddeden tasarruf etmekle uğraşırken, ruhunu tasavvufun serinliğinde dinlendirmeyen insan; ne hayatı yaşayabilir ne de ruhunu doyurabilir.

Son olarak ; Ruhumuzu yüceltmek,Hayatımızı ve onun anlamını kazanmak istiyorsak Allah(C.C) ve onun gönderdiği son din olan İslamiyeti,ve onun güzide Peygamberini(Sav)iyi anlamak gerekir..

Bir Garip Der ;
Nedir bu Dünyaya bu kadar yöneliş?
Ölümsüz mü sanırsın kendini ? 
Gide gide kabir kapısına dayandın.
Hala ölmeyecek gibi mi bakarsın ? 
İşte geldi mevtan ? Okunur bak selan.
Yatırdılar o kibrini,yıkarlar ahu figan.
Gel ölmeden son bir tövbe getir.
O(cc) gafurdur affedicidir ey aman.
Geçti bahar kalmadı alacak bir zaman. (N.GENÇDAL)

Selam ve dua ile kalın..

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum