Türkiye'nin dış politikası ve BAE ile ilişkilerimiz

01 Aralık 2021 - 19:22

Türkiye’nin dış politikası Ülkenin milli menfaatine dayalı iyi ilişkileri önceleyen bir politika anlayışı ile hareket edilmektedir. Bu politika özellikle son birkaç yılda kendini net gösterilmektedir.  Katarla olan dostluğumuz her iki ülkenin halkları inançtan kaynaklanan sıcak ilişkilerle birlikte her iki ülkenin milli menfaatlerine uygun hareket edilmesi de Ortadoğu’da diğer Müslüman ülkelerle yakınlaşmasına vesile olmuştur. Türk dış politikası Müslüman ülkelere güven vermesi, onların yanlış politikalarına karşı Türkiye nin görmemezlikten gelmesi aynı olumsuz tepkiler göstermediğinden dolayı, o ülkelerin güvenini ve yakınlaşmasını kazanmıştır.

ABD’nin Ortadoğu’da izlediği kanunsuz ve uluslararası hukuku çiğneyerek, ABD’nin ve İsrail’in menfaatleri önceleyen bir politika izlemesi nedeniyle tüm Müslüman ülkeleri bunları yakında incelemektedir. Türk dış politikası güven verirken diğer ülkelerin ise güvensiz bir zeminde devam ettiğini görmektedirler.
                 
ürk dış politikada kendi haklarına sahip çıktığı gibi diğer dost olduğu ülkelerinde en azında kendi haklarını kadar koruduğu her kes tarafında görülmektedir. Katar üzerinde ABD’ nin ambargosunu deldirerek Katara yardım edildi ve o sıkıntıdan kurtardı.

                 
Ermeniler tarafından 30-40 yıldan beri işgal edilen Azerbaycan’ın topraklarını kentlerini yeniden alması ve işgalden kurtulmasında Türkiye’nin büyük desteği ve yardımı olmuştur.

                 
ABD’nin yörüngesinde olmasına rağmen BAE ‘liginin Türkiye ile üst düzeyde görüşmeler yapılarak, ticari ilişkilerin geliştirme çalışmaların başlatılması 10 milyarlık anlaşmanın yapılması, Türkiye’nin bu zor günlerde yanında yer alması, daha önce saydığım Türkiye’nin dış politikasının büyük etkileri olmaktadır.

                 
Türkiye’nin dostlarına güven ve düşmanlarına korku veren bir ülke olması için içte sulh dışarda sulh içinde olması gerekir. Bunun içinde içte ekonomik yönde adaletli bir gelir dağılımı gerçekleştirilmesi için yolsuzluk, yoksulluk, yasak, rüşvet ve adam kayırma, iş ehline verilecek adaletli hukuki bir düzen kurulma savaşı verilmesi gerekir ve zorunludur.

                 
Bu gün bu hükümetin ülkeyi belli bir seviye getirmişken geriye dönüş sert ve çok kötü olacaktır. Onun için başta bütün dalda üretimi artırmak için tüm kamu korum ve kuruluşlarda tasarrufa gerekli önemi verilmesi gerekmektedir. Belediyelerde ve diğer kurumlarda araba furyasına son verilmeli oradan tasarruf edildiği takdirde ekonominin düzeleceği inancı içerisindeyim.

                 
Herkes bulunduğu ülkenin refah içinde olmasını ister. Onun için toplumun tüm kesimi bu ülkü içinde olması gerekir. Herkes kendisini devletin bir numaralı adamı olarak görmesini sağlayacak devletin her şeyi halkı için yapmasıyla mümkün olacaktır. Ancak toplumda iş ehline verilmediği takdirde, adam kayırma ve adaletsizlik uygulamaları denetim altına alınmadığı takdirde bu ülke de ne ekonomide gelişme olur ve ne de ülke refah ve huzur bulur.                                                                                                    

 

Bu yazı 208 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum