Murat Başaran

ÖLÜM ORUÇLARI VE SAĞIR SESSİZLİK


Murat Başaran
29 Ekim 2012 Pazartesi 13:40

Bedenini ölüme yatıran insanların çığlıklarına bir ses olma adına bir şeyler yazmakta bu kadar geciktiğim için utandığımı belirterek başlamak istiyorum.


Cezaevlerinde açlık grevi olarak başlayan ve son günlerde “ölüm orucuna” dönüşen bir eylemlik devam ediyor.


Bu eylemin yapılmasındaki temel amaçlar Anadilde eğitim-savunma hakkı ile İmralı koşullarının iyileştirilmesi.

 

Talepleri ne olursa olsun insanların bir haksızlığa uğramış olmaları ve bu haksızlığı dile getirmek için bedenleri ölüme yatırmaları durumun önemini belirlemede yeterlidir diye düşünüyorum.

 

Toplumdan gelen tepkilere baktığımızda ne yazık ki; insanların çoğunun tepkisiz kaldığını görüyoruz. Tepkisiz kalmanın temel nedeni toplumda hakim olan adalet anlayışının sakat olmasıdır.

 

Bu taleplerin bizimle ilgisi olsa da olmasa da olaya hak ve talep merkezli yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

Eğer ortada bir talep varsa ve bu talep insani ise bu talebin yerine getirilmesi –en azından kör sağır kalınmaması- gerekmektedir.

 

Kaldı ki; yeryüzünde yaşam hakkından sonraki en kutsal hak “Anadil Hakkıdır” ve Allah’ın ayeti olan bu hak her alanda, hiçbir kısıtlama olmadan kullanılabilmelidir.

 

Bu gerçeği kim dile getirirse getirsin bu durumu değiştirmez çünkü talep hak ise söyleyenin kim olduğuna bakılmaz.

 

Bu talebe karşı çıkmak için “şeytana uymak” gerekiyor çünkü merkezine insanı alan tüm ideolojilerde  “anadil” hak olarak kabul edilir ve bu talep üzerinde hiç kimse tasarruf hakkına sahip değildir.

 

Toplumun farklı kesimlerinden “ölüm oruçları” ile tepki gelmemesinin birçok sebebi olabilir ancak bence öne çıkan temel sebep işin içinde “Öcalan’ın” olması.

 

“PKK’li sayılırız” korkusu ile insanlar yaşananlara ses çıkarmıyorlar ve bu derin yanılgı yıllardır olduğu gibi sürüp devam ediyor.

 

Bir haksızlığı dile getirmek için illa o kesimden olmak gerekliliğine o kadar inanmışız ki; kendimizden olmayan birilerinin yaşadığı problemlere kayıtsız olmayı doğal görüyoruz.

 

Bu durumda Allah û Teâlâ nisa suresinin 135. ayetinde şöyle buyuruyor:

 

NİSA 4/135. Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.

Eğer Adalet, aleyhimize bile olsa ayakta tutmamız gereken bir olgu ise, bizi adil davranmaktan alıkoyan nedir?

Acı çekenlerin bizden olmaması mı?


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık