HDP İzmir binasına yapılan saldırının perde arkası

    20 Haziran 2021 - 21:06 - Güncelleme: 20 Haziran 2021 - 21:12


    Olayın meydana gelişinden bugüne kadar TV'lerde  haber ve açık oturumlar seyir ettim. Halkımızın olaya karşı tek anlayış içinde olması ve bir provokasyon olduğunu vurgulaması bu olaya karşı halkımızın tavrı, Türkiye’nin geleceğe umutla bakmamıza vesile oldu.

    Bence bu olay, küresel güçlerin bilindik ve köhnemiş provokasyon planlarından biriydi. Allah’a şükürler olsun ki onların beklentisi boşa çıktı. Ancak bu tür olayların meydana gelmemesi için tüm güvenlik güçlerimiz bu konuda özveri çalışmaları lazımdır. Çünkü bu olayların amacı; Türkiye'yi her yönde güç kaybına uğratmak ve enerjisini içerde harcayarak, Ortadoğu'da güçlenen Türkiye’nin eski konumuna çekmektir.

    Bu olayın zamanlamasına dikkatle baktığımızdan sıradan bir olay değildir. HDP’nin kapatılması süreci içinde bu olayın gerçekleşmesi ve bunun başka bir aidiyete mensupmuş gibi gösterilen bir kişi tarafında yapılmış olması dikkat çekicidir.

    Kısacası bu olay bireysel bir öfkeden kaynaklanan bir olay olmadığı inancı içindeyim. Türkiye'nin tüm siyasi aktörlerin hatta HDP'nin bu olaya karşı bakışı çok olumlu buldum. Özellikle bu olayların kolay kolay meydana gelmemesi için devletin bu konuda, her yönde tedbir alması gerektiğinin inancı içindeyim. Her yerde hukukun işletilmesi ve bu konuda hiçbir boşluğun bırakılmaması önem arz etmektedir.

    HDP’ye düşen görevler vardır. HDP’ bir siyasi parti olarak, halka kendisini kabul ettirmesi gerekir. Bu nasıl olacak? Bu halk için siyaset yapmakla mümkün olacaktır. Ancak bugün HDP, halka rağmen siyaset yapmaktadır. Bugün herkes tarafından bilindik olarak PKK’nin artık Kürt halkına zarardan başka bir şey vermediği ve küresel güçlerin bir truva atı olarak kullanılmaya devam edilmektedirler.

    HDP’ lilerde bir PKK vesayetinde kurtulup seçmenleri için siyaset yapmaya soyunması bir Türkiye partisi olarak her aidiyetten insanların partisi olabilecek ve çalıştığı kadarıyla seçmende oy alabilecek bir parti konumuna geçmesi gerekir. Bugün PKK’nin korkutmasıyla halktan oy alıyorsa, o milletvekillerin aldığı maaş, yediği lokmalar haramdır.


    Bugün Türkiye’nin yumuşak karnı HDP olmaktadır. Onun için bu siyasi aktörlerin üzerindeki vebal çok ağır olmaktadır. Eğer dağdaki ve Türkiye’nin bir an önce yok olmasını isteyen ve küresel güçlerin birer taşeronu olan PKK’nin vesayetinden kurtulmadıkça ve halk için siyaset yapmadıkça bir siyasi parti konumuna giremez. Çünkü sırtını silahlı bir terör örgütüne dayayan bir örgüte siyasi örgüt demek, siyasete hakaret olur. Ancak PKK’nin uzantısı demek zorunda kalırız.

    Küresel güç, Türkiye'ye karşı sayısız provokasyonlar düzenlemektedirler. Allah’a şükür bugüne kadar hepsini de devletimiz ve halkımızın sağduyu davranışıyla boşa çıkartılmıştır. Bugün HDP binasına saldırı gerçekleştirilmiştir. Yarın başka bir siyasi partinin binasına saldırırlar. Onun için bu olayları yapanları ağır cezalarla cezalandırmakla birlikte olayları detaylı bir şekilde araştırılarak perde arkasındaki gerçekleri çıkartıp halkı bu konuda bilinçlendirilmesi, bundan sonra meydana gelecek olaylara karşı halkımız daha bilinçli ve soğukkanlıkla olayların takipçisi olacağını inanıyorum. Buda küresel güçlerin tüm beklentilerini boşa çıkartmış olacak. Ülkemiz ve halkımız oyunlarına gelmeyerek zarar görmeyecektir.

     

    Bu yazı 226 defa okunmuştur.

    FACEBOOK YORUMLAR

    YORUMLAR

    • 0 Yorum