İyi insan modeli

08 Mart 2023 - 22:54

Eğitimde amaç; iyi model olacak insan yetiştirmektir.  Dünyanın varoluşundan bugüne kadar gönderilen peygamber öğretilerinin amacı da iyi insan yetiştirmektir. Peki, iyi insan kimdir? Genel olarak kendisine, ailesine ve dolaylı olarak topluma faydası olan, vicdan sahibi, dürüst, hakkını bilen ve başkalarının hakkına saygılı olan kişidir. İyi insan yaratıcısına şükrünü eda eden kişidir. Tüm dini öğretilerdeki iyi insan özellikleri aşağı yukarı bu minvaldedir. 
                 
Bugün İslam toplumları maalesef bu minvalden uzaklaşarak suni, gösterişli, taklitçi ve ruhsuz bir eğitimle yetişen gençlerimiz sorumluluktan kaçan ve değer yargılarından uzak sosyal medyanın okumaları etkisinde kalarak, gerçeklikle bağı kopmuş bir öğretiden bahsediyorum, iyi insan modeline ulaşmak artık güçleşmiştir. Kutsiyet atfettiğimiz değerler sadece vitrinde sergileniyor. Dürüst insan, merhametli insan, tebessüm eden insan yerine teşvik edilmiş gibi pragmatist davranış gösteren, iyilik yaparken bile gösterişle yapan, sevgiden yoksun insanlar çoğalmakta. Olumlu ve olumsuz öğretilerin bir arada bulunduğu sosyal medyada maalesef sadece olumsuz öğretiler hoşumuza gidiyor ve bunları olabildiğince davranışlarımıza yansıtıyoruz. Tabi bu olumsuz uyarıcılara yanaşmamızın sebebi nefsin hoşuna gidecek çağrışımlardan olması nedeniyle eğilim göstermektedirler. Her türlü çirkinliği içinde barındıran ve bunları ballandırarak gençlerimize sunan açık bir eğitim sahası haline gelmiştir sosyal medya.
       
Eğitime; devlet nezdinde her şeyden daha fazla önem verilmeli, kendi kültür kaynakları öğrencilere en iyi bir şekilde sunulmalıdır.  Değerler teori olarak değil uygulamalı olarak verilmeli. Burada rol-model çok önemlidir. Eğitimi veren öğretmenden ve idareye kadar, eğitimin geçiştirilecek bir iş olmadığı iyi anlaşılmalıdır. Öğretmenlik bir ekmek kapısından ziyade ideallere dayanan, kutsal bir meslek olarak görülmelidir.
             
Eğitim toplumları şekillendiren en önemli sistemdir. Bu sistemin içinden dolandırıcı siyasetçi, psikopat güvenlikçi, adalet terazisi şaşmış hakim, insanı sadece bir kadavra gibi gören doktor vb. çıkabilir yada dürüst, vatanını ve milletini gerçekten seven siyasetçi, güvenliği; insan için sağlamayı amaç edinen güvenlikçi, adalet terazisi şaşmayan hakim, insana önem ve değer veren, empati becerisi gelişmiş bir doktor vb. çıkabilir. Bu iki prototip davranışsal değere sahip insan yetiştirmek eğitime verilen önemle paralellik gösterir.    Eğer siz güvenilir, sizi kazıklamayan esnaf istiyorsanız, işini düzgün yapan, yaptığı işin sorumluluğunu taşıyan memurları görmek istiyorsanız inancınızı ve kültürünüzü esas alan eğitimle bireyleri yetiştirilmelisiniz. 
   
Şöyle bir geriye gidelim. Arap Yarımadasında Hz. Muhammed (sav)  gelmeden önceki yaşantıyı biraz hayal edelim. Kız çocukları diri diri toprağa gömüyorlardı. İnsanlar; kadınları satılık mal gibi görür ve kadınları insan yerine koymazlardı. Hak, hukuk ve adalet diye bir kavrama rastlanmıyordu. Güçlü, her zaman haklıydı. Her türlü kötü davranışın ve pisliğin yaygın olduğu bir dönemden söz ediyoruz.  Zenginin gittikçe zenginleştiği, fakirin gittikçe yoksullaştığı, malların gasp edildiği, haydutluğun revaçta olduğu kısacası aklınıza gelen her türlü kötülüğün sahada olduğu bir dönemi anlatıyorum.  

Yüce Allah, Peygamberini göndererek o cehaletin en koyu karanlığında o vahşi ve cahil insanlara 23 yıllık bir eğitim süreciyle bir melek konumuna (meleklerden üstün bir konuma) gelerek dünyayı aydınlatmaya başladılar. Kaynak Allah’ın kelamı Kur’an, öğretici peygamber efendimiz( s.a.v.), yer Arap Yarımadası, hedef kitle tüm insanlıktı.
   

Bu yazı 175 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum