Maneviyatsızlığa sürükleyen gençlerin günahı kimin boynuna

17 Ocak 2022 - 09:46

Beyler kusura bakmayın bu toplumu ne Müslüman olarak yetiştirebildiniz ve nede ortak bulunduğunuz batı blokunun dinine girebildiniz.  Bu toplumun huzur ve refah içinde yaşatmak ve güçlü, karakterli gençlere sahip olmak için bireysel ve toplumsal olarak yol haritamız Kur’an ve hadisler olmalıydı.

Gençlerimiz bu iki kaynaktan beslenmiş olsaydı, imanını pekiştirmiş tüm olumsuz düşüncelere karşı uyanık ve güçlü bir gençlik yetişmiş olacaklardı. Çünkü bu iki kaynaktan beslenmeyen her türlü yol çıkmazdadır. Eğer sağlıklı bir eğitimle gençlerimiz bu kaynaktan beslenmiş olsalardı ve samimi bir inanış sergilenebilmiş olsaydı, tüm olumsuz düşüncelere karşı kendini koruyacak düşünce gücüne ve maneviyatına sahip olacaktı.


O zaman Toplumumuzun tüm kademeleri makinenin yağlanmış dişleri gibi çalışmış olacaktı. İki yüz yıla yakın bu milleti kültüründen, dininden, imanından uzaklaştırmaya çalışan batı ve aynı zihniyetli ortakların çalışmaları sonucunda üzülerek söyleyelim ki nesillerimizi ve gençlerimizi imansız ve inancız yetiştirdiler. Kimi bir sanatçıya taparcasına, kimi menfaatine, kimi de makama ve mevki ’ye tapması, kimi ünlü kişilere tapması ve kimi de ırka tapması gibi insan fıtratında var olan Allah inancının boşluğunu, bu şekilde doldurulmaya çalışmaktadırlar. Hz. Musa’nın kavmi gibi Allah’a inanma yerine ineğe tapması gibi bir yol izlediler.


Bugün gençlerimiz ve toplumumuz içinde; içki, uyuşturucu, haram, kul hakkına tecavüz ve adaletsizliğin bu kadar yaygın hale gelmiş olması,  Kur’an ve Hadis ışığında eğitim verilmediğindendir. Nesiller; İslami eğitimle yetişmiş olsaydı, Bugün siyasette de dünü bugünü farklı söylemlerde bulunan kişilere de rastlamayacaktınız. Çünkü otokontrol denilen toplumsal bilinç üst seviyede olacaktı.

Yanlış yapanlar en sert şekilde uyarılacaktı. Hz. Ömer cemaatine dönerek sesleniyor. “Ben yanlış yaparsam kim düzeltecek” deyince oradaki cemaat, kınında kılıcını çıkartarak bu kılıçlarımızla seni düzeltiriz. Derler. Hz. Ömer buna sevinir. Çünkü Allah’ın huzuruna günahkâr olarak gitmekten korunmuş olacaktı. Sevilmesi ondandır.  Onlar nefislerine tapmıyorlardı. Onlar samimi bir şekilde Allah’a iman etmişlerdi.  Bugün binlerce gencimiz, uyuşturucu içki ve buna benzer birçok kötü alışkanlığa müptelası olmuşsa bunun suçlusu o gençler değildir. Onları bu hale getiren eğitim sistemini suçlamak lazımdır.


Siz kâinatta ki meydana gelen oluşumların Allah’ın yaratmasının bir sonucu olduğunu öğrencilere ve insanlara anlatmadınız, bunun yerine Allah’ın yaratma gücünü doğaya devrettiniz. Her şeyi tabiat yapıyor anlayışını körpe beyinlere enjekte etmeye çalıştınız. Sonucu inançsız bir gençlik yetiştirmiş oldunuz.

Bununla da batı âlemini yanı Hristiyan âlemini sevindirmiş oldunuz. Çünkü inançsız bir karakter; mikroplara karşı direnç göstermeyen bir insana benzer ki her an yatağa düşme tehlikesiyle karşı karşıyadır.  Ancak imanlı olan bir kişi tüm olumsuzluklara karşı direnç gösterebilecek bir manevi güce sahiptir.  Bu durumu batı bizden daha iyi bildiği için inancımıza ve bize düşman kesilmişler.

                    
Sizler inançlı bir gençliği yetiştirmek için zahmette bulunmadınız ve çaba göstermediniz. Bu boşluğu merdiven altı birçok kişi ve guruplar bu işi yapmaya çalıştılar. Buda bazen aşırıya kaçar, bazen yetersiz kalır, bazen de Fetö gibi başka ülkelerin menfaatine göre konumlandılar.

                    
Ancak suç; sistemin kendisindedir. Sizler fıtrata uygun bir eğitim sistemiyle gençlerinizi yetiştiremediğiniz için kimi örgüt peşinde ölüp gidecek, kimi inanç boşluğunu gidermek ve zayıflığını örtmek için uyuşturucuya ve içki gibi kötü alışkanlıklara müptela olacaktır. Kimi de Enes gibi genç yaşta ömürlerine son verecekler. Hiç kimse bu sorumluluktan kendini uzakta tutamaz herkes gücü ve makamı nispetinde bundan sorumludur.

                    
Bu söylediklerime inanmıyorsanız tarihinize bir göz atınız. Tarihte; Allah’a yaklaşır, fıtrata uygun eğitim verdiği ve toplumu bu yönde yönlendirdiği dönemlerde, güçlü devletin ve huzurlu toplumun nasıl oluştuğunu göreceksiniz.

Tarih en iyi öğretmendir. Tarihi araştırarak bunları gözlerinizle göreceksiniz. Başkaları sizin o görkemli dönemleri incelerken sizler tarihinizi neden incelmekten kaçıyor ve korkuyorsunuz. Bence korkmayınız. Tarih: geliştirilmiş bir laboratuvar gibidir. Yanlış ve doğruları sana ispatlıyor. Gerisini senin samimiyetine bırakıyor.          

                                                                

 

Bu yazı 230 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum