• Reklam

Papa Irak’a insani ziyarette mi bulundu ?

15 Mart 2021 - 18:10

Ortadoğu da yıldızı parlayan Türkiye’nin gelişmesine takoz koymak için ABD ve işbirlikçileri tarafından, Türkiye karşı plan ve operasyonlar yürütmekten ve üretmekten bıkmadılar, devam etmektedirler. ABD’nin elinde Türkiye karşı çok argümanlar bulunmaktadır. Bunları; bazen birden kullanmaktadır, bazen de sıra ile kullanmaktadır. Bu argümanları kullanırken içteki işbirliklerine göz kıpmakta ve onları da bu çalışmaya siyasi yönde katkı sunmasını sağlamaktadırlar.


Yakın geçmişe bir göz atalım konuya daha iyi anlayacağız. Barış sürecinin amacı kan ve göz yaşı sona erdirmek, Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik kayıplarını durdurmak içte barış, dışarıda güçlü bir ülke olmak, kurtlar sofrasında haklarını korumak için çözüm sürecine başlatıldı. Aslında diğer ayağıyla Kürt halkının PKK’yi iyi anlamaları sağlamak ve gerçekten Kürt halkı için çalışıyorlarsa o zaman barış sürecine herkesten daha fazla onların katkı sunmaları gerekirdi.


Bu amaçla Türkiye Devleti dökülen kanı durdurmak, ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak geri bırakan ve dış güçlerin her zaman kullanmaya hazır argüman halinde olan ve sürekli Türkiye’den avantajlar koparmak için kullandığı bu argümanı elinden almak için Devlet tüm imkânlarını kullanarak Oslo görüşmelerini gizli bir şekilde yaptı. Ancak argümanlarından en önemlisini kaybetmek korkusu için giren, ABD hemen diğer yanı Fetö argümanını devreye koydu, yapılan görüşmeler çözüm süreci için yapılan görüşmeler ifşa ederek diğer argüman olan iç siyaseti devreye koyarak bu çözümü engellemeye çalıştılar.


Evet, Çözüm süreci başlamadan bitirmeye çalıştılar, Yine içteki diğer argümanlarıyla gezi park olayları çıkartarak, tamamıyla çözüm sürecini devre dışı bıraktılar. Kent savaşlarını meydana getirerek Türkiye’yi dört bir taraftan kuşatmaya çalıştılar. Bu arada çözüm sürecinde geçen zaman dilimi içinde Kürt halkı PKK’nin az olsa da gerçek yüzünü görmüş oldu. Kent savaşında halk onlara destek vermeyerek onları yalnız bıraktılar. Bu arada halkı kalkan olarak kullanmaya çalışan PKK’nin bu tuzaklarına vakıf olan güvenlik güçlerimiz sivilleri zarar vermeden onları ayıklamaya çalıştılar.


Küresel güçlerin bu planı da boşa gidince; Suriye iç savaşı çıkartarak bu bataklıkta Türkiye’yi boğmaya çalıştılar. Fetöcülere mensup kişiler tarafından Rusya’nın uçağını düşürerek, Türkiye- Rusya savaşını çıkartmaya çalıştılar. Türkiye tüm bu tuzaklara karşı kendini korumaya çalışarak Türkiye’de; karşı planlar üretmeye çalışarak karşı tuzakları boşa çıkardı. Diğer taraftan Türkiye yerli savunma araçlarını üretmeye başlayarak savunmasını %80 kendi ürettikleri araçlarla temin etmeye başladı. Türkiye’nin bu gelişmesine hazım edemeyen Küresel güçler bu sefer en büyük argümanı olan Fetö’yu devreye koyarak Türkiye’yi işgal etmeye başladılar. Tüm bunlara karşı Türkiye kendini koruyunca, Küresel güçlerin bitmeyen plan ve projeleri devreye giriyordu. Suriye de küresel güçler terör üzerinde Türkiye ile savaşmaya başladılar. Esat-PKK,YPG ve bunlara ağır silahlar vererek ve savunma alt yapısını hazırlayarak bunlar üzerinde, Türkiye saldırdılar. Türkiye yerel savunma sanayisinde çıkarmış olduğu yeni silahlar ve siyalarla Türk Ordusu Suriye de küresel güçlere karşı Allah’ın yardımıyla destanlar yazdırdı.


     ABD Türkiye’nin kararlığı ve Askeri manevraların karşısında pes ederek Ortadoğu da askerini çekmeye çalıştılar.


   Küresel güçlerin elinde tüm argümanları kullanınca bu sefer, güçlü bir argümanları kaldı. O da Papa üzerinde bir projeye imza attılar. Küresel güçlerin papa üzerinde Ortadoğu’da yeniden kan ve göz hakim olması için vahim bir proje devreye koydular. Bu proje tahminimce üçayak üzerinde kurulan bir projedir. 1. Sistanı üzerinde Şii ve Sünni çatışmasının tohumlarını atarak zemin oluşturmak, 2.Pul ile terör örgütüne ve diğer Kürt örgütlerine yeniden Türkiye karşı cephe oluşturma mesajı cesaretinin verilmesi, 3. Ayak ise Ortadoğu’da bugüne kadar en tehlikeli ülke İran’ı gören küresel güç, bugün Türkiye’yi görmektedir. Sistanı üzerinde İran’a da mesaj gönderildi. Bu mesaj iki başlı bir mesajdır. Biri İran’a verilen mesaj. Bu mesaj: 1. Sistanı’yi destekleyerek, İran’a karşı kışkırtma ya da İran bundan sonra küresel güçlerle yumuşama dönemine girme mesajıdır. Bu mesajda yine Irak Şii lider Sistani üzerinde gerçekleştirmektedir.


Küresel güçlerin Papa üzerinde Müslüman Ülkelere attığı oltayı yemeye kalkışacaklar mı? Müslüman ülkelerin İslami hassasiyetleri son planda oldukları için Allah’ta onları son plana almaktadır. Rabbim inşallah zavallı Müslüman halkların yüzsuyu hürmetine yöneticilerine İslami bir feraset nasip ederek, bu yılanların deliğine elini sokmazlar. Bu nedenle Türkiye düşen görev İslami hassasiyetlerin oluşması için önce kendileri o hassasiyetlere kendisinin inanmaları gerekir, sonrada Ortadoğu’da Müslüman Ülkeleri buna inandırması için gerekli ve güçlü, etkin bir politikaya çalışmaları yaparak; küresel güçlerin Papa üzerinde yapmak istedikleri plan ve projeleri suya düşürecektir. Türkiye Ortadoğu da bugüne kadar yaptığı gibi bundan sonra da Müslüman ülkelere güven vererek, Ülkeler arasında birlik ve dayanışma sağlanırsa, Müslümanların haklarını zalimlere karşı koruyacaklarına inanıyorum.                                       

Bu yazı 2640 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum