Ali Lale

Ali Lale

ali.lale@outlook.com.tr

ÜLKEMİZ EKONOMİ SIKINTIDAN NASIL ÇIKAR.

24 Nisan 2023 - 13:03




                 Ekonomik dille yazmaktan ziyade halk diliyle yazımı yazacağım yanı ekonominin temellerini ifade edeceğiz. Eğer siz 10 bin lira maaş alıyorsanız, yapacağınız harcamalarda aylık olarak aldığınız miktarı aşmadığınız zaman alnın açık ve özgür olarak yaşamanızı devam edebilesiniz. Kişisel ekonomini geliştirmen için mevcut maaşında biriktirmeye gidersiniz, az borçla ufak yatırımlar yaparak ekonomi seviyeni daha iyi bir duruma getirebilirsiniz.  Bunu yaparken bütün harcama kalemlerinden israf yerine tasarruf yapmak zorundasınız ancak bu şekilde bir ekonomik faaliyet içinde olduğun zaman o maaşla kimseye borçlanmadan yaşamını sürdürebilirsiniz. Tersini düşünelim; A kişinin aldığı maaşın yarısı kadar borçlanarak yaşamını devam ettiği zaman ne olur. Borç bataklığına düşer. İllerde zaruri ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak bir duruma gelir.  O zaman bu kişinin şerefiyle yaşaması zorlaşır, başkasına muhtaç olduğu gibi maddi sıkıntıları gittikçe artar. Onun için atalarımızın bir sözü var. “Ayağını yorganına göre uzatmak” Kısacası bu mevcut imkânlarını en iyi bir şekilde kullanarak iktisat yapmak zorundasınız, bu inancımızın da bir emridir. Bu şekilde yaparsa küçük birikimlerle yatırıma gider, o zaman hayattan tat alır ve kimseye muhtaç olmadan şerefiyle yaşar. 
Türkiye’nin ekonomisini de A şahsına indirerek değerlendirmeye alalım. Devletin gelirleri; vergiler, harçlar, yer altı ve yer üstü varlıklarından gelen gelirlerdir.  Buna benzer kalemlerdir. Devlet gelirleri en iyi bir şekilde kullanma faaliyetine iktisat denir. Yani mevcut varlıkları en iyi bir şekilde kullanarak halkın refah seviyesini yavaş yavaş yükseltebilir. Ekonominin gelişmesi ve toplumun refah seviyesinin yükselmesi için devletin tüm kurumlarından işi ehline verilmesi zorunlu olmaktadır. Ekonomik refah ve huzurla birebir bağlantısı olan hukukun işletilmesi, adaletin tesis edilmesi de şart ve zorunludur. Hukuk işletildiği zaman gelirlerin harcaması yerinde yapılır. İşe göre eleman alınır. Gereksiz personel alımları yapılmaz, bu da tasarruf kalemlerinden biri olur. Bugün hem muhalefetin hem de iktidarın yerel yönetimlerde eleman alımlarından iş ehline verilmediği israfın diz boyu olduğu bilinmektedir. Bu da Türkiye’nin genel bütçesine ağır bir yük yükleyerek devletin ekonomik faaliyetlerini kısmaktadır. İş ehline verilmediği zaman bir kişi yerine üç kişi alırsınız. Bu kalem bu şekliyle israfa sebebiyet verilerek zincirleme bir israf ekonomisini oluşturursunuz. Devletin buna benzer binlerce harcama kalemi vardır. Siz bu kalemleri de bu şekilde keyfiyet içinde hareket ederseniz, kanunsuz yapılan bir işlem olduğundan israfa açık olursunuz. Devlet; her yıl bir kat daha borçlanarak devletin üretim imkânlarına sahip olamayacağından, gereken hammaddeyi dışardan ithal etmek zorunda kalacaktır. Üretim yeterince yapılmadığından gereken malzeme dışardan ithal edildiğinden paranın değeri düşer, buda enflasyonun yükselmesine sebebiyet verir. Çünkü üretim azaldıkça fiyat yükselir, Fiyat yükselince enflasyon denilen canavar hortlar, cebindeki parayı da yavaş yavaş hortumlar. Piyasalar tepe takla gider.  Bugün ülkenin bu duruma gelmesinin sebebi genel itibariyle bundandır. Bunun düzeltmesi yukarıda anlattığımız gibi ekonomiyi düzeltmek için devletine sadık sağlam karakterli ve dörtdörtlük işin uzmanlarına teslim edilmeli, sorumluluğu ve inisiyatifi onlara bırakmalısınız. Hukuku ve adaleti tesis edeceksiniz, o zaman ekonomi düzelir toplum bu belirsiz piyasadan kurtulur.  Refah ve huzur geri gelir. Elbette ki bu söylediklerimiz kolay değildir. Bunun kültürel alt yapısı geliştirmeli, uygulanabilir ve toplumun inancına paralel hukukun işlenmesi ve adaletin tesis edilmesiyle bu yöntemin uygulaması kolay olur. Kısacası her iyi bir metodu oturtmak belli bir bedelli olmalıdır. 
Ali LALE

Bu yazı 233 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum