Cemil Yeşildağ

Ak Parti ve Statüko


Cemil Yeşildağ
14 Şubat 2011 Pazartesi 00:00

 


Geçen hafta Meclis'te BDP Milletvekili Hasip Kaplan'ın 12 Eylül darbesini yapanların yargılanmasına ilişkin kanun önerisinin gündeme alınması oylaması MHP ve AKP'li milletvekillerin oylarıyla reddedildi.

Oylamada AK Parti'nin 12 Eylül darbecilerinin yargılanması önerisine hayır demesi bizlere 12 Eylül referandum sürecini hatırlattı. Zira 12 Eylül referandumunda AKP, referandum stratejisini 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin yargılanması söylemi üzerine kurmuştu.

Başbakan Erdoğan referandum sürecinde 20 Temmuz günü yaptığı tarihi konuşmasında şunları söylemişti: "Yıllarca 12 Eylül mağdurları solcuları istismar eden CHP, 12 Eylül ile yüzleşemese de biz yüzleşeceğiz. Yıllarca 12 Eylül mağduru ülkücülerin sesine kulak vermeyen MHP, 12 Eylül ile hesaplaşamasa da biz hesaplaşacağız. Adil bir şekilde yargılanmadan, darağacağına gönderilen Necdet Adalı'nın, Mustafa Pehlivanoğlu'nun, Erdal Eren'in, sabah namazında dayakla öldürülen Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun hatıraları karşısında alnımız ak kalırken, onlar boyunlarını bükmüş durumda kalacaklar, mahcup olacaklar."

Darbeci zihniyetle hesaplaşma adına yapılan referandum da halktan evet oyu isteyen başbakan ve ahalisi 12 Eylül referandumu geçtiktin sonra niye sözünde durmayıp 12 Eylül darbesini yapanlara yargı yolunu kapadı. Yoksa referandum öncesi 12 Eylül darbecileri ile anlaşıp bir oyun mu oynandı?  Anlaşmalı bir oyunun oynanıp oynanmadığı bilinmez ama Ak Parti Hükümeti ve Başbakanı 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasına hayır diyerek büyük bir töhmet altında kalmıştır.

Başta Kürt açılımı olmak üzere, Romen ve Alevi açılımlarını rafa kaldıran Ak Parti, Avrupa Birliği uyum yasalarını çıkarma ve uygulamada yolunda da olabildiğince hız kesmiş durumdadır.

Daha çok özgürlük, daha çok adalet, daha çok eşitlik ve daha çok ekonomik refah sloganı ile devlet yönetimini teslim alan Ak Parti hükümeti bu son uygulaması ile aklımıza yoksa Ak Parti Hükümeti statükoculuğa mı soyunuyor sorusunu getirmektedir.

Kürt, Türk, Arap, Laz ve envai çeşit kavmi kimliği ile bu ülkede yaşayan halklar Kemalist statükocu anlayıştan çok çekti. Bu halk artık daha çok refah, daha çok adalet ve özgürlük istemektedir. Statükocu bir Ak Parti hükümeti hem kendi geleceğine hem de bu halka zarar verecektir ve sonuçta bu halkın desteğini kaybedecektir.


Her şeyden önce Türkiye’de Ak Parti Hükümeti döneminde yaşanan olumlu değişim asla durağan konuma geçmemelidir. Ak Parti Hükümeti durup dinlenmek bilmeyen bir değişim ve gelişim örnekliğini sergilemelidir.

Ak Parti Hükümeti Mısır halkının kararlı değişim talebinden ve göreceli de olsa kazanımlarından kendi halkı için olumlu dersler çıkarmalıdır. Dünün bugünümüzü belirlediği gibi, bu günkü tercihlerimizin de yarınımızı belirleyeceğini unutmamalıdır.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık