BU ÜLKEDE BAŞARILI OLABİLMEK


27 Şubat 2010 Cumartesi 00:00
BU ÜLKEDE BAŞARILI OLABİLMEK
 
Siyasetine, yöneticiliğine, öfkesine! şefkatine hayran olduğum Başbakanın gittiği her okul açılışında tahtaya yazdığı şu dört kelimelik formül kayda değerdir.
Oku, düşün, uygula, neticelendir.
Başbakan, formülün anlamını bir ilkokul açılışındaki konuşmasında şöyle açıklamıştı:
“Sevgili çocuklar, size başbakanınız olarak dört kelimelik tavsiyem var: Oku, düşün, uygula, neticelendir. Sadece okudunuz ama okuduğunuz üzerine düşünmedinizse, hiçbir neticesi olamaz bunun.
Okudunuz, düşündünüz ama uygulamıyorsan, onunda hiçbir faydası yok. Okudunuz, düşündünüz ve uygulamaya koydunuz. Ama takip edip neticelendirmiyorsanız, yine bir faydası yok. Aslolan takip ederek neticeyi almak.
Eğer daldaki bir meyveyi zamanında toplayamazsan, o meyve çürür gider. Hiçbir faydası olmaz. Yani Orta sahada top çevirerek kalmayacak, gölü de atmayı başaracaksınız.”
Başbakanın başarı formülü, insanlara hayat hedeflerini gerçekleştirmek için yapmaları gerekenleri gösteriyor:
OKU: İş hayatında ve özel hayatında nasıl başarılı olabileceğini gösteren kitaplar oku.
DÜŞÜN: Bu kitaplardan öğrendiklerini şirketine, işine ve özel hayatına nasıl uygulayacağını düşün.
UYGULA: Bunları düşünmekle yetinme, işine ve kendine uygula.
SONUÇLANDIR: Uygulamaya başladığın bir şeyi, sonuç alıncaya kadar takip et, yarıda bırakma.
Bu formül çevik ve başarılı bir lider olmak için çok kullanışlıdır. Başarılı bir lider olmak için önce öğrenmek gerekiyor. Çünkü felsefeci Bacon’nun ispatlı şu sözü asrımızda doğruluğunu yeniledi. “Bilmek egemen olmaktır.”
Öğrenmek gerekli ama yeterli değil. Sonra öğrendikleriniz üzerine bolca düşünmeli. Düşünmek de gerekli ama yeterli değil. Düşündüklerinizi teoriden pratiğe, yani düşünceden uygulamaya geçirmek gerek. Uygulamak da yetmiyor, uyguladığınız şeyi sonuçlandırıncaya kadar takip etmeli, rehavete düşmemeli, işleri sürüncemede bırakmamalı. (Üniversiteyi eğitimini tamamlayıp, şehrimize dönen ve Siverek çarkında eriyip un olan aydınlarımızın kulakları çınlasın.)
Başbakanın başarı formülüne göre sürekli yeni şeyler öğrenmeyen, öğrendikleri üzerine düşünmeyen, düşündüklerini uygulamayan, uyguladığını sonuçlandırmayan kişiler başarılı işler çıkaramayacak, en azından dört dörtlük işler başaramayacaktır.
Belki yanlış, belki kadim bir doğru da diyebilirsiniz. Ama kişiler, kendi toplum psikolojisinde coğrafik başarı formülleri bulabiliyorsa alkışlamak lazım.
Bizim üniversite giriş sınavını eleştirenlerdenim. Ama dereceye girenleri de alkışlamadan duramıyorum. Çünkü o kurallar içinde, başkalarının seçtiği kurallara harfiyen uyup başarı göstermekte büyük bir başarıdır. Bu zekâların başaramayacağı işler yoktur. İlerde bu zekâlar yeni ufuklar açabilir.
 Başbakan bence iyi bir lider, siyasi satrancı iyi oynuyor. Bazen mat görünse de hikmetle bakanlar onun hep şaha oynadığını anlayabilir. İzlenimlerim de yanılmıyorsam, hayal ettiği Türkiye’sinde kendisi gibi samimi beş kişi daha bulunsa daha da başarılı olabilir.
Siyasi partisi  Türkiye geçmişine nazaran yeni bir parti. Ve eski kültürün bir neticesi olarak da kıblesi menfaat olanlar, pusulu havayı bekleyip durabilir.
Başaracağına inanıyoruz. Çünkü tecrübeler ispatladı ki samimi ve inanmışların azmi, denizin pisliği dalgalarla sahile vurduğu gibi, kıblesi menfaat olan sözde yoldaşlarını da siyaset çöplüğüne atar.
Her eski bina yıkılınca gürültü ve toz bulutu yapar. İnsanoğlunun değiştirdiğini yine insanoğlu, daha iyisini yaparak da değiştirebilir. Beşeri fikirlerin kadimliği asla olmamıştır.
Her beşeri fikir yenisi ve daha uzun ömürlüsü bulanana kadar iyi-kötü sütunları üzerinde durmaya devam eder.
Bu duruş, samimi insanların yeni çalışmalarıyla daha hayırlısı bulunana dek devam eder. Çünkü kültürümüz, unutmuş olsak da  şu temel üzerine kurulu değil midir?“
“inanıyorsanız üstün olan sizlersiniz!“
 
Selam ve Sevgi ile…
 
Not: Başarılı gazeteci Şükrü DOLAŞ ağabeyimi, geçen günkü bir yazısından ötürü (yüz yüze) eleştirmiştim. Yazısında siverek’teki bir kabileyi anlatmış, zaman zaman Siverek kültürünün baskısına yenik düşerek kendisini de methetmişti. Eleştirilerimi büyük bir olgunlukla karşılayıp, fevri yazısının hataları olduğunu kabul etmişti. Bu olgun ve erdemli davranışından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık