DEMOKRATİK AÇILIM VE SAİD NURSİ


22 Eylül 2010 Çarşamba 00:00

Demokratik açılımının bu denli şiddetli muhalefete rağmen yola devam dediği bir süreçte, değerli bir okuyucum, tekrar sormuş “Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin bu teşebbüse, bu plana bakış açısı nasıldı”? Şahsım adına öncelikle gündemi sorgulayan, yorumlayan şuurlu bir ferdin başta şu soruları kendine sorması gerektiğine inanıyorum. “Allah’ın kullarının birlikte ve huzur içinde yaşamaları, birbirlerini dinlemeleri ve anlamaları için bu açılım bir fırsat olabilir mi”? Ve biz daha da gelişen bir demokrasi ortamında iman hakikatlerini muhtaçlara ulaştırmak için daha fazla şeyler yapabilir miyiz? Üstün ırk veya değersiz ırk kavramı tartışmaları bu ülke insanına bugüne dek ne kazandırdı? Kişinin elinde olmayan ırk etiketinden dolayı kendini övmesi yada yermesi bir insana, bir mümine bir demokrata yakışır mı?
Konunun siyasî yönü ve alınan siyasî tedbirler; daha fazlasını beyan etme yetkisi bulunmayan bizlerin sahası dışındadır. Hak namına insanlığa hayırlı sonuçlar doğurmasını candan temenni eder, ırk kavramından sıyrılmış kendini gerçekleştirmiş bilinçli Müslümanların da katkı sunması temennimdir. Bu konuda fikrî katkılarımız olabilecekse onu da basın ve yayın yoluyla yerine getirmek elbette boyun borcumuzdur. Sınırları daha da genişletilecek bir demokrasi ortamında Şuurlu Bir Müslüman’a düşebilecek önemli bir görev de, her fikirden insana şefkatle yaklaşmak ve insanlar arasında sevginin, kardeşliğin tahakkukuna gayret etmek olacaktır. Hepimiz aynı
Allah’ın kullarıyız. Hepimiz kâinat ağacının meyveleriyiz. Ve hepimiz dünyanın dönmesiyle her gün ahirete doğru bir adım daha atan yolcular değil miyiz? Yani geçen gün ömürdendir misali… Üstad Hazretleri, bir risalesinde “Memleket dahi bir hanedir ve vatan dahi bir millî ailenin hanesidir.” buyurur. Hepimiz bu ailenin saadeti için bir şeyler yapmalı, bunu engelleyen sebeplerin karşısına yine hep birlikte çıkmalıyız. Çünkü aynı gemide seyahat eden yolcular gibiyiz. Gemiye verilecek bir zarar hepimize dokunacaktır. Üstad Hazretleri birlik ve beraberliğ
e çok önem vermiş ve telif ettiği “Uhuvvet Risalesinde” bu hususta şu önemli vurguları yapmıştır “…Her ikinizin Hâlıkınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir-bir, bir, bine kadar bir, bir. Hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kı
bleniz bir-bir, bir, yüze kadar bir, bir. Sonra köyünüz bir, devletiniz bir, memleketiniz bir-ona kadar bir, bir.
Bu kadar bir birler, vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti iktiza ettiği ve kâinatı ve küreleri birbirine bağlayacak mânevî zincirler bulundukları hâlde, şikak ve nifâka, kin ve adâvete sebebiyet veren örümcek ağı gibi ehemmiyetsiz ve sebatsız şeyleri tercih edip mü'mine karşı hakikî adâvet etmek ve kin bağlamak, ne kadar o rabıta-i vahdete bir hürmetsizlik ve o esbab-ı muhabbete karşı bir istihfaf ve o münasebât-ı uhuvvete karşı ne derece bir zulüm ve i'tisaf olduğunu, kalbin ölmemişse, aklın sönmemişse anlarsın.” (22. Mektub) İhlas Risalesinde de “üç elif ittihat etmezse üç kıymeti var. Eğer sırr-ı adediyet ile ittihat etse yüz on bir kıymet alır” diyerek ittihattaki kuvveti çok güzel bir şekilde ortaya koymuştur.
İttihat etmemenin zararlarını ise yine Uhuvvet Risalesinde şöyle nazara vermiştir:
“Malûmdur ki, iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir. Bir mizanda iki dağ birbirine karşı muvazenede bulunsa, bir küçük taş, muvazenelerini bozup onlarla oynayabilir; birini yukarı, birini aşağı indirir. İşte, ey ehl-i iman! İhtiraslarınızdan ve husumetkârâne tarafgirliklerinizden, kuvvetiniz hiçe iner; az bir kuvvetle ezilebilirsiniz. Üstad Bediüzzaman Hazretleri henüz Nur Külliyatını telifine başlamadığı eski Said zamanında da birlik ve beraberliğe büyük önem vermiş; düşmanlarını “cehalet, zaruret ve ihtilaf” olarak açıklamış ve bu üç düşmana karşı “sanat, marifet ve ittifak” silahıyla cihat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silâhiyle cihad edeceğiz.” (Tarihçe i Hayat, Birinci kısım, İlk hayatı)

Selam ve Sevgi ile…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık