Festivalin Ardından


17 Haziran 2010 Perşembe 00:00
    Bundan yaklaşık iki yıl kadar evvel, sitem etmiştim; “Siverek festivali neden yok?” diye. Sesimize ses veren değerli Belediye Başkanımız, geçtiğimiz günlerde, muhteşem bir organizasyonla, hepimizi şaşırtan güzellikte bir festivale imzasını attı. Coşku ve eğlencenin, “tadında” yaşandığı bu görkemli şölende, unutulmayacak güzelliklere tanık olduk hep birlikte. Tadında diyorum, çünkü bu tarz organizasyonlarda illaki görmeye alışık olduğumuz taşkınlıklar, kavgalar, yersiz davranışlar hiç olmadı. Siverek halkı, hem misafirperverliğiyle, hem de sağduyulu davranışlarıyla, alnının akıyla çıktı bu sınavdan. Baştan sona sevgi, kardeşlik ve dostluk mesajlarının verildiği, kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği üç gün boyunca, herkes elini taşın altına koydu ve gecesini gündüzüne katarak çalıştı. Organizasyonda emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

       Böylesi organizasyonlar, nerede olursa olsun, herkesin beğenisini kazanacak diye bir kaide yok tabi ki. Beğenenler olduğu gibi, beğenmeyenler de olacaktır elbet. Önemli olan, her konuda olduğu gibi, yapıcı eleştiride bulunabilmektir. İlk kez düzenlenen bir organizasyon olması hasebiyle, eksiklikler mutlaka olmuştur, olacaktır da. Fakat bunları karalama kampanyasına dönüştürmek, bu festivalin geleceğine zarar vermekten öteye gitmez. Olumlu tarafından bakarsak şayet, yapılan güzel çalışmaları görmek hiç de zor olmayacaktır diye düşünüyorum.  

        Festivalde neler mi vardı? Gümrük Hanı’nda yapılan açılışlar, Harran Üniversitesi öğrencilerine ait resim sergisi, tiyatro gösterileri, sıra gecesi, Tuana Sanat Topluluğu ve muhteşem şovları, birbirinden güzel türküleriyle Halk Müziğimizin değerli yorumcusu NAZLI ÖKSÜZ, görsel şovun zirveye ulaştığı bir noktada farklı çizgisi ve yaratıcılığıyla bizlere yöresel kıyafetlerimizi “RÜYA” gibi bir defileyle sergileyen sevgili ÇOBAN STİLİST, kendilerine özgü tarzları, müzikleri ve muhteşem performanslarıyla KARDEŞ TÜRKÜLER ve son olarak gençlerin hayranı olduğu grup CEZA.

        Dolu dolu geçirdiğimiz üç gün boyunca, dostlarımızla her fırsatta içtiğimiz bir fincan kahvenin bende bıraktığı yürekler dolusu hatırı, sizlerle paylaşmadan geçemem tabi ki. Tüm yorgunluğumuzu aldığımız bir tatlı kelam ile gönülden gelen muhabbetler, bu festivalin görünmeyen kısmına ait nadide anılardır. Edindiğim yeni dostlukların verdiği hazla, hayata daha sıkı tutunmanın coşkusunu yaşıyorum. Sahnede görünen isimleri sayıp da, arka planda kurulan dostlukları, muhabbetimizin can damarlarını saymamak olmaz tabi ki. Unuttuğum olursa affola…

         Havalimanına adım attığım andan itibaren her daim yanımda olan, güler yüzü ve dostluğuyla hayatıma eşsiz güzellik katan can ciğer bildiğim sevgili dostum Kamber, yüreğinin güzelliği yüzüne akseden sevgili kardeşim Ali, Bülent Abi, sevgili Ramazan ve zarif nişanlısı Evrim; sohbetiniz çok keyifliydi. Gösterdiğiniz ilgi ve alakadan ötürü nasıl teşekkür etsem azdır. İyi ki varsınız.

        Engin misafirperverliği ve samimiyetiyle, böylesi zor bir olayı başarıyla tamamlayan, çalışmalarını ve azmini takdirle izlediğim, sürekli fark yaratmayı başarabilen, değerli Belediye Başkanımız Sayın Ali Murat Bucak’a ve tüm bu çalışmalarda emeği geçen, duruşuyla ve çizgisiyle saygın bir kişiliğe sahip Siverek’imizin güzide kaymakamı Sayın Kemal Yıldız’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

      İnanıyorum ki halkımız, bu sene ilki düzenlenen 1. Siverek Kültür ve Sanat Festivali’ni daha da çok benimseyecek ve bundan sonraki yıllarda çok daha güzel olması adına elinden geleni yapacaktır. Her şey, daha güzel, daha yaşanılabilir, kültür seviyesi daha yüksek bir Siverek için!

        
        
        
        
        
        
        
        

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık