GAZZE


2 Haziran 2010 Çarşamba 00:00

 

                  



                    Gazze  acımız…

                    Gazze  onurumuz…

                    Gazze  direnişimiz…

                    Gazze  sevdamız…

                    Gazze  ağıt dolu türkümüz…

                    Çığlıklar yükselir gökyüzüne, bedenler düşer toprağına. Anneler ağıt yakar çocukların cansız bedenlerine, babalar sessizce şehitlerin alnından öperler. Sokakları gözyaşı ve ölümle süslenir, gülleri kanla sulanır. Dillere kelepce, ayaklara prangalar vurulmuştur bu şehirde.

                     Filistin; çocukların çocukça düşlerini unuttuğu, toprağı kanla yoğrulmuş, havası barut kokan acılarımızın adı. Burada oyun denildi’mi akla ölüm gelir, ateşler arasında bombayla oynar çocuklar, sağım solum derken saklanmaz ölürler. Acı, hüzün ve nefret mevsimiyle büyür çocuklar. Babasızlığın acısını annelerin ağıtlarında yaşarken sıkılı yumruklarla ve dağ gibi yürekleriyle yarınlara yürüyorlar.
                 
                      Filistinin mazlum halkına ve Gazze’nin yetim çocuklarına bir sevinç , bir gülüş, bir yaraya merhem olmak ve bir yardım eli olma umuduyla rotamız Gazze, yükümüz insani yardım gemilerimizi martıların özgürlük şarkılarıyla denizin maviliğinde Gazzeye yolculadık . Bebek katili, terörist devlet, asrımızın vampiri İsrail gemilerimize haince ve adice bir saldırıda bulundu. Orada olama mayışın hüznünü yaşadık. Şehit verdik ve şahadet muştularını bir daha söyledik.
                       Bir yanımızla hüznü giyinirken bir yanımızla da sevinci yaşıyoruz. Bu gemilerle yolculadığımız dostum Ramazan BAYLAN lanetli siyonizmin zindanlarında Yusuf’la şan ruhuyla neyin gizemli suskunluğunu üfleyerek yeni bir diriliş musikini öğretiyor bize ve aynı gemide bulunan dostum Cevdet ÖKENEK siyonizmin kurşunlarıyla akıtılan kanı’nın her damlasıyla Kudüs’ün özgürlüğü için bestelediği şarkıları dünyaya haykırıyor.
                     
                       Acıyla uyuyan dünyanın siyahımsı sabahlarında o gemilerdeki tüm dostlarımız yeni uyanış ve yeni dirilişler için Bilalin yanık sesi gibi yüreklerimize dokundular, Yeni bir kıyam yeni bir diriliş için. Dostlarımıza selam olsun, selam olsun Filistin’in mazlum ve onurlu halkına, selam olsun İntifadaya.
                      
            Ümmetin hüzünlü sesleri birleşerek gök gürültüsüne dönüşüyor, annelerin ağıtlarını sevinç çığlıklarına dönüştürmek için. Göz çanakları kan tutmuş Mescidi Aksanın özgürlüğü için ve Gazze’nin boynu bükük çocukları için.
                        Mehmet Akif’in deyişiyle “Bunaldı milletin afakı bir sabah ister” bu sabahın bir an evvel gelmesi için “ Allahın evi işgal altındayken bana ev ne gerek” diyen Selehaddin’ler bize gerek. Kahrolsun demekle kahır olunmuyor. Gün SELAHADDİN  olma günüdür. Gün eylem ve dua günüdür.
                                                                                                                                                                                                          Selam Ve Dua İle…
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık