KADINLAR GÜNÜ'YMÜŞ!


8 Mart 2010 Pazartesi 00:00
       Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmıştır. Fakat daha sonra, 1975 yılında Birleşmiş Milletler bu yılı Dünya Kadınlar Yılı, akabinde de 1977 yılı 8 Mart’ını da Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edip kutlayınca, Türkiye de bu şekilde kutlamaya devam etmiştir. Yıllardır bu gelenek, çeşitli kadın örgütleri tarafından her yıl kutlanarak devamlılığını sürdürmüştür.

        Ülkemizin genelinde kadının durumunu ve kadına olan yaklaşımı incelediğimizde, pek de hoş olmayan görüntülerle karşılaşmamak mümkün olmuyor ne yazık ki. Erkeğin egemen olduğu bir kültür yapısına sahip oluşumuz, yapılan bu ikinci sınıf muameleyi de tetiklemeye yetiyor tabi ki. Evinde eşine karşı baskın tutum sergileyen erkek, sosyal hayatta ya da iş hayatında karşılaştığı, iletişim kurduğu bir bayana daha nazik, daha akılcı, daha saygılı davranabiliyor. Fakat aynı saygıyı ve ılımlı yaklaşımı eşine uygulamak zor geliyor nedense. Dışarıda gördüğü başarılı, aktif, sosyal ve zeki bayanlara her zaman hayranlıkla bakıp, üstüne bir de takdirler yağdıran erkek, evindeki kadınına sahip olması gereken sosyal hak ve özgürlükleri tanımakta ne yazık ki cimri davranıyor. Aşağılayıcı ifadeler kullanarak kadını sürekli rencide eden böylesi erkekler, esasında kendi akıl kapasitelerini ortaya koyduklarının farkında bile olamamaktadırlar. “Kadın halinle aklın ermez senin!” sözünü hemen herkes duyuyordur yakın çevresinden. Oysaki kadına hakkı olan eğitim özgürlüğü ve sosyal yaşam hakkı verilse, hem aile bireyleri arasındaki iletişim olgunlaşmış olacak, hem de daha bilinçli bir anne ve eş olmuş olacak. Bilinçli anne, çocuğunu iyi eğitecek; bilinçli eşe sahip erkek daha mutlu bir evlilik gerçekleştirmiş olacaktır. Görüldüğü üzere, bu konuların hepsi bir çarkın dişlileri gibi birbirini tetiklemekte, kadın hak ve özgürlüklerinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.

        Yeri geldiğinde dinden imandan bahseden, hatta ve hatta daha da ileri gidip, İslam’ın kadını ikinci sınıf gördüğünü “utanmadan” dile getiren bazı cahil insanlar da, kadınların dine bu yüzden soğuk yaklaşımları konusunda vebal altına girmekle kalmayıp, bunun hesabını Allah (c.c.) katında mutlak vereceklerdir. İslam’ın kadına verdiği değeri, dünya üzerindeki hiçbir kurum ve kuruluş, zihniyet ya da kişilerin verebilmesi mümkün değildir. Bunun en güzel örneğini, Allah Resulü (s.a.v.) yaşamı boyunca bize göstermiştir. İslam gerçekten de kadının özgürlük haklarını elinden alan bir tutum emretseydi, Hz.Aişe (r.a.) genç yaşına rağmen sahip olduğu ilmiyle, diğer erkek sahabelerin bile önüne geçmiş olmazdı.

        Henüz evindeki kadınına bile değer vermeyi öğrenememiş, ikinci sınıf muamele yapan erkeklerin çoğunlukta olduğu bir bölgede “Dünya Kadınlar Günü” nün kutlanması, sırf laf olsun diye usulen kadınların gününün kutlanması da durumun vahametini ortaya koymaktadır.

        Buradan tüm halkımıza seslenmek istiyorum: Bırakın kadınlar gününü bir günlüğüne laf olsun diye kutlamayı. Sadece hakları olan eğitimlerini ve sosyal yaşam özgürlüklerini verin yeter!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık