KENTLİLİK ÇOKMU ZOR?


9 Aralık 2007 Pazar 00:00
KENTLİLİK ÇOKMU ZOR? 
      Sosyal bir varlık olan insan,toplum içerisinde ve bir arada yaşamak zorundadır.Yaradılış gereği bencil,çıkarıcı ve duygusal bir yapıya sahip olan insanların sosyal toplum içerisinde uyumlu bir şekilde yaşaması için hukuk,din,ahlak ve görgü kurallarına uymak zorunluluğu vardır.Aksi taktirde kaos ve kargaşa ortamından kurtulmak mümkün olmayacaktır.
      Bu bağlamda kentte yaşamanın da kendine has bir takım kuralları vardır.Ancak,gelin görün ki, gerek şehirdeki toplu yaşam yerlerinde,gerekse bulunduğu çevre ve apartmanda yaşayanlar bu kuralları ya görmemekte,yada görmek istememektedirler.
      Her şeyden önce sağlıklı,huzurlu ve hijyenik bir çevrede yaşamak herkesin hakkı olduğu gibi,insanın yaşadığı çevreye uyum sağlaması ve sahip çıkması da bir zorunluluktur.Bu zorunluluk ancak,kent bilinciyle toplumsal yaşama aktarılabilir.Bu nedenledir ki;sağlıklı bir toplum için sosyal hayata uyum sağlamak,toplumsal kurallara uyum sağlamakla mümkündür.
      Peki,Siverek’te kentlilik bilinci var mıdır acaba?Kafadan yok diyebiliriz!Binlerce yıllık tarihi olan,bir çok medeniyetlere ev sahipliği yapan  ve önemli kültür mirası taşıyan Siverek’te çevre ve kent yaşamı felaket haline getirilmiştir.21 mahalle,44 cadde-küme evler ve 793 sokağı ile devasa bir köy haline getirilen Siverek’te maalesef gittikçe kentleşme ve kentlilik yok olmayla karşı karşıya bırakılmıştır!
      Önce apartmanlardan başlayalım isterseniz.Rast gele bir apartmana girin,göreceksiniz ki;merdivenler kirli,duvarlar nemli ve boyasız,zemin katlar rutubetten tüm binaya koku saçıyor.(İstisna binalar olabilir,onlara sözüm yok.Ancak,teşekkür edebilirim)Her bina kapısının önü çöplük gibi,halen çöp poşeti kullanma alışkanlığı yok.Üst katlardan çöp ve atıklar rahatlıkla aşağıya boca edilip,halı kilim gibi nesneler,aşağı katta sanki kimseler yaşamıyor gibi silkelenmekte ve tüm pislikler alt komşuya aktarılmaktadır.Gürültü,patırtı,yüksek sesli müzik’te işin cabası,kimin umurunda!
      Ne ahlak,ne görgü kuralları işliyor buralarda.Zaten çoğunda yönetici bulamazsınız.Nee,bina aidatımı dediniz?Bina aidatı yerleşmemiştir bizim apartman bölgelerine,yerleşmişse de maddi durumu en iyi olan aidat vermez,iş yarıda kalır!
      Şehirde oturmanın ve apartmanda yaşamanın bedeli vardır.Çevrenize bir bakın;kapı önleri,sokaklar ve hatta ana caddeler bile pislikten,çöplükten geçilmiyor.Örneğin;Çermik yolu üzerindeki Vakıf,Selçuk ve Mimar Sinan İlköğretim okullarının bulunduğu ana caddeden geçemezsiniz.Gidip görün,caddenin ortasına kadar hayvan dışkısı sergilenmiş!Yazık değil mi öğrencilerimize!Şehirlerarası otobüs terminali de oraya yakın.İlçemize gelen her yabancı o kötü manzarayı da görüyor.Yazık değil mi Siverek’imize?! Bu sadece bir örnektir.Daha nice örneklerle dolu bu vurdumduymazlık ve sorumsuzluk!Bu kafayla nasıl medeni olacağız?
      Diyeceksiniz ki;peki nerede bu Belediye? Şunu ifade etmem gerekir ki Siverek Belediyesi gerek kentleşmedeki alt yapı çalışmalarında,gerekse temizlik hususunda çok duyarlı bir belediye olup,örnek belediyecilik sergilemektedir.Hatası,eksiği,yanlışı,eleştirilecek yanları olabilir,ancak gündüz temizlenip kaldırılan bu pislik,vatandaş tarafından gece getirilip tekrar bırakılıyorsa belediye buna ne yapsın?24 saat çöp nöbeti mi tuttursun? O da mümkün değil.Yani anlayacağınız kısacası;şehirde yaşamak bir eğitim ve kültür meselesidir.Zorla,cezayla,kaba kuvvetle bu kuralsızlığın önüne geçmek de mümkün değildir.
            Her ne kadar bir kentin gelişmişliği yaşam kalitesinin yüksekliğine bağlı olsa da çarpık,sorumsuz ve düzensiz kentleşmeye yön veren bencil davranışlar çevre sorunlarını da beraberinde getirmektedir. 
 

     Yine,kaldırımlarda yürüme alışkanlığımız yok mesela.” Farz etki ağacım” zihniyetini atmalıyız artık üzerimizden.Trafik keşmekeşliğini bilmem söylemeye gerek var mı?Gereksiz korna çalmalar,araçların gelişigüzel park edilmesi,araçtan yüksek sesle müzik çalınması,rali yarışmalarına katılmış gibi hız yapılmalar.Vs.görüntü kirliliği de çabası…
     Anlayacağınız;iyi bir çevreye yönelik kayıtsızlık,umursamazlık ve sorumsuzluğun hakim olduğu bir dönemdeyiz.
     Yani diyorum ki; Kentlilik çok mu zor?Üzerinde hayatımızı kazandığımız,havasını teneffüs ettiğimiz,suyunu içtiğimiz,yaşadığımız kentimize sahip çıkmalıyız.Çünkü şehirler medeniyetin aynasıdır.
     Geleceğimizi olumsuz olarak ipotek altına almadan kentli yurttaş bilinci ile süreç içerisindeki yerimizi almak;çevre,doğa ve doğal kaynakların korunması için duyarlı davranılarak uygar bir kent ve kentli yaratmak için Belediye,Sivil Toplum Örgütleri,Öğretmenler ve tüm bireyler olarak herkese görev düşmektedir.
     Şunu unutmamak lazım ki;sahip olduğumuz toplum kentlilik bilinciyle yaşamadığı müddetçe;çevrenin bozulmasına,maddi kayıpların yol açılmasına,yaşam kalitesinin bedel olarak ödenmesine ve sağlığımıza büyük zararlar verilmesine engel olamayız.
     Yani para kazanmak için önce sağlığını,sonrada sağlığını geri kazanmak için servetini harcayanlardan olmayalım.
     Temiz,sağlıklı ve kentlilik bilincinin hakim olduğu,uygar ve medeni bir yaşam dileğiyle… 
 
 

                                                                        Hasan  BAYDİLLİ  


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık