KORKUNUN ESİRİ OLMAYIN!


25 Mart 2009 Çarşamba 00:00
KORKUNUN ESİRİ OLMAYIN!

            Korku:Ne ürkütücü ve anlamsız bir kelime.Öyle bir toplumda yaşıyoruz ki her yanımız korku çemberi.En olmadık yerde karşımıza çıkan,bazen gerçekle alakası olmayan düşünceler bile umulmadık kaygı ve rahatsızlıklar veriyor insana.Yani,bazen yaratılan bu suni korkular beynimizi esir alarak parangalanmış duruma sokabiliyor insanı.
            Çocukken de korkuturlardı bizleri,yaratılmış yapay argümanlı varsayımlarla;yedi başlı canavar,hayalet,öcüler,kabusağa,netekim vs. Tabiatıyla bizlerde korkardık bu söylemlerden.(Gerçi şimdi çocukları başka şeylerle korkutuyorlar ya)
Tıpkı bugün büyüklerin korkutuldukları gibi;namuslu,silahsız insanın ensesine sıkılacak olan bir serseri mermi gibi korku kol geziyordu ortalarda.Ve bu korku ahtapotunun kolları olan çeteler,mafyacılar,rantçılar,ihaleciler,siyaset yardakçıları,devlet adına kanunsuz işler yapan sahte kahramanlar kendileri gibi toplumu da paranoya sürüklediler.
Korku imparatorluğu üzerine binasını tesis eden bu karanlık güçler ve kişiler kılıktan kılığa girerek kanunsuz ve hukuksuz bir şekilde korku senaryoları yaratmak için çaba sarf etmektedirler.Amaçları kimsenin gerçekleri ifade etmemeleri,düşünce üretmemeleri ve düşünceden korkan bir toplum meydana getirmeleridir.Ancak bu korku dağı yıkılmaya yüz tutmuş ve sis perdesi aralanmıştır artık.
Türkiye gerçeklerle yüzleşiyor.Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak Türkiye de.Seni kayıp ederim,seni uçururum,seni yok ederim,seni fişlerim,bak seni dişlerim teranelerinden halk artık korkmuyor.İnsanlar düşünen,hukuka inanmış özgür toplum istiyor artık.
Milletin ekmeğini de ağız tadını da bozsanız,evini de yıksanız,unutmayın ki;korku salarak milletin tepesinde demoklesın kılıcı gibi durmak,kılıç sahibine fayda getirmeyecektir.Çünkü ne kılıçlar,ne giyotinler,ne idamlar ne kuyular ne de zalim dehhaklar insan sonunu getirebildi.
İşte bu korku dağının arkasına saklanan yüzsüz,zorba ve zalimlere karşı,demokrasiye inanmış kişiler olarak karşı çıkılmalıdır.İçinizdeki korkuyu yenemediğiniz müddetçe daima yenik sayılırsınız.Kısacası içinde korku üreten kişi özgür olamaz.
Eğer bir toplumda korku hakimse  o toplumda haktan,hukuktan,adaletten bahsetmek mümkün mü?Bu korku hakimiyeti içerisinde namuslu insanların yaşaması mümkün mü?Mümkün,mümkün,çünkü akan masum kanlar üzerinden bina inşa eden ve saltanatlarının yıkılmasından korkan hukuk tanımazların karşısında duruş sergileyerek ve çattığı zaman korkmadan haklının yanında yer alarak,mücadele etmek suretiyle şereflice yaşamak tabii ki mümkün.Bu ülkede namuslu insanlarında en az namussuzlar kadar söz sahibi olduğunu kanıtlamak için direnmek lazım,hem de tüm benliğimizle.
Sadece namuslu olmak yetmiyor,aynı zamanda cesur ve namuslu insanlara ihtiyaç var bu ülkede.Hani bir laf vardır “korkak namuslu namussuzların bekçisidir” O halde namussuzların ayakları altında ezilmeden korkmadan namuslu yaşamak baharın kışa karşı direnişi gibidir.
Korktuğunuz an beyninizde ürettiğiniz korku daha da güçlü hale gelir.Yani korku sizin gücünüzle daha fazla güçlenir.
Ezilenlere,mazlumlara,haksızlığa uğrayanlara korkmadan yardım elinizi uzatın.Zalimlere,zorbalara,iki yüzlü hukuk tanımazları da deşifre edin.Hiç bir şey yapamazsanız kalbinizle buğz edin onları.Edin ki karanlıklar aydınlığa çıksın,edin ki masum insanlar yanmasın,edin ki üşüyen ruhlarınız bir ana,bir baba şefkatiyle ısınsın ve kuşlar mutlu havalansınlar gökyüzüne,bu baharda ve her baharlarda…

                                                                                  Hasan BAYDİLLİ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık