MEHMED UZUN'A


21 Temmuz 2006 Cuma 00:00
MEHMED UZUN”A   

 


                 Mehmed Uzun, 1953 Siverek'te doğdu,Siverek”in kültürü, dili, gelenekleri, yaşam şekli ile yoğruldu.Siverek”in daracık,siyah taşlı, toprak damlı sokaklarında şekillendi.1970 yıllarından başlayarak Siverek”te yaşayan tüm acıların,sıkıntıların,hapishanelerin  kendisine düşen payını fazlasıyla yüklendi.Bu yıllar Mehmed Uzun'un edebi kişiliğinde, yapısında, özeliklerinde ve fikirlerinin şekillenmesinde önemli yıllar olmuştur.Siverek”te çekirdekleşen ve  bu topraklardan  filizlenen Mehmed Uzun, 1977 yılında kökü buralarda dallarından birisi Avrupa”ya İsveç”e uzanmıştır.Kökü Siverek”te ve bu topraklarda olan bu ulu  edebiyat ağacının meyvelerinden bizlerden önce İsveç ve Avrupa yaralanmıştır.Fiziken oralarda, ruhen, fikren dilen hep buralarda, yanımızda aramızda olan Mehmed Uzun, bu  uzun mücedelenin sonucu  kısa zamanda bir çok makale,yazı  ve kitap yazmıştır.Bu kitaplar bir kültürün,dilin dirilişinin modern  anlamdı ilk  yazılı eserler olarak kabul edilmektedir.Bir kaç yıl önce Urfa”da kitaplarını imzalarken ilk defa   gördüm.Yüzünde Avrupa aydınlığı, dilinde, mimiklerinde Siverek sıcaklığını hissettim.1953  yılında başlayan yaşamla, şartlarla mücadelede hep Başarlı çıktı.Bu  maçların ve mücadelenin çoğu Avrupa de ve İsveç sahalarında yapıldı ve hep kazandı.Kazanan sadece kendisi değildi.Yok sayılan bir kültür ve dildi.Son maç bu topraklarda,bu sahada yapılmaktadır.Şu anda kendi toprağında ve arkasında binlerce ,on binlerce yüz binlerce seyircinin ve insanların olduğu  kendi sahasında,yaşamla,hastalıkla bir mücadele maçı vardır.Mehmed Uzunun bu maçına herkes davetlidir.Bu seyirci,bu saha,bu destek,bu moral,keke Mehmed ya alacaksın ya alacaksın,başka çaren yok.Yeni eserlerini,yeni kitaplarını,yeni yazıları bekleyenleri unutma.Sana şifa olarak ,bir  tas Karacadak suyu,bir tutam Siverek Bağlarının 36 çeşit  üzümünü,yüreğin gibi sağlam kara bir taşını  armağan ediyorum.
Mehmed Uzunun 1953 yılında Siverek”te başladığı yaşam mücadelesinden günümüze kadar yazdığı eserler şunlardır:
      1977 yılından beri İsveç'te yaşayan ve şu anda Diyarbakır da aramızda yaşayan Uzun, Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. 1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan Uzun hakkında Türkiye'de çok sayıda dava açıldı.
Mehmet Uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Klübü ve Uluslararası Pen Klüp'te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği'nin de üyesi olan Uzun'un bugüne kadar çok sayıda Kürtçe roman yazdı.
Mehmed Uzun, "Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık" romanı ve "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliği'nin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'nü, roman sanatına ilişkin belirleyici katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülünü, yarattığı edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden olan Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü ve 2002'de İsveç kültür yaşamına sunduğu değerli katkılarından dolayı İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü'nü aldı.[TU (Sen), Roman, 1985; Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Bir Rind'in Ölümü), Roman, 1987; Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde), Roman, 1989; Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Evdalê Zeynikê'nin Günlerinden Bir Gün), Roman, 1991; Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş), İnceleme, 1992; Hêz û Bedewiya Pênûsê (Kalemin Gücü ve Görkemi), Denemeler, 1993; Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı), Destan-Ağıt, 1993; Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç'te), Edebiyat Antolojisi, M. Grive ile Birlikte, 1995; Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyat Antolojisi), Antoloji, iki cilt, 1995; Bîra Qederê (Kader Kuyusu), Roman, 1995; Nar Çiçekleri, Deneme, 1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman), Söyleşiler, 1997; Bir Dil Yaratmak, Söyleşiler, 1997; Dengbêjlerim, Deneme, 1998; Ronî Mîna Evînê - Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık), Roman, 1998; Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler, Deneme, 2002; Dicle'nin Sesi I - Hawara Dîcleyê (Dicle'nin Yakarışı), Roman, 2002; Diclenin Sesi II - Dicle'nin Sürgünleri, Roman, 2003.
        Kısa sürede yazılan bu eserler, yetmiyor, sen daha yeni başladın, daha işin başındasın, bu ulu ağaç yeni yeni meyveler vermeye başladı.Bu meyvelerin tadına henüz varamadık.Şu anda bir fırtına  yaşıyorsun.Bu ağacın  kökü bu toprağın derinliklerinde,Karacadak  eteklerinde,Siverek”in küçelerinde.Bu fırtına gelip  geçicidir. Bu maçı kazan, kazanacaksın kazandığın diğer maçlar gibi. Kendi toprağında, arkanda seyircilerin ve sahandasın. Bu maçı alacaksın.

                                             Av.Şeyhmus İNAL

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık