Merhaba Demokrasi


30 Kasım -0001 Çarşamba 00:00
Genel Kurmay’ın 30 Ağustos Bildirisine, haber 27 Ağustos günü akşamüzeri Hürriyet’in internet sitesine düşünce muttali oldum. Bildirinin 30 Ağustosa daha 3 gün varken ve cumhurbaşkanı seçimlerinden 24 saat önce yayınlanmasına yapılan vurgunun yol açtığı çağrışımlar dolayısıyla hemen diğer haber sitelerine göz attım. Bu sitelerin bir ikisi dışında habere rastlamadım. Ama geçen saatler içinde haberin nasıl değerlendirileceği doğrultusundaki merakımı bir türlü yeremediğim için de gecenin ta sonlarına dek bu siteler arasında dolaştım durdum.
Boşuna yorulmuşum, başlangıçta konuya değinen bir iki site dışında habere rastlamam mümkün olmadı. “Herhalde site yöneticileri uyuyor; o yüzden güncelleme yapamadılar” diye düşündüm.
Ertesi sabah uyanınca bu kez ilk işim gazetelerin birinci sayfalarına bakmak oldu.
Doğrusu ya, benim için sürpriz bir “olgunlaşma” ile karşılaştım.
Gördüğüm durum karşısında üşenmeyerek gazeteleri Genel Kurmay Bildirisine ilişkin haberler bazında tasnif etmekten kendimi alamadım.
Cumhuriyet (71 bin satışlı),  Güneş (159 bin),  Posta (669 bin), Tercüman (40 bin) haberi sürmanşetten (Cumhuriyet’te manşetteydi) 8 sütun üzerinden vermişlerdi. Posta dışındakiler, üstelik bir de siyasal gelişmelere karşı bir tedip/tehdit edasıyla aktarmaktan da geri kalmamışlardı.
Haberi yine manşet üstünden değerlendiren Hürriyet (606 bin) ancak bir buçuk-iki sütunluk bir yer ayırmıştı.
Akşam (192 bin) ve Türkiye (153 bin) bildiriyi başlığın hemen altından ve fakat yine bir buçuk ilâ iki sütun arası bir genişlikte vermişlerdi. Bugün (102 bin),  Milliyet (213 bin) ve Vatan (195 bin) sayfanın alt tarafında yine bir buçuk-iki sütunluk bir yer ayırmışlardı aynı habere.
Haber; Birgün (7 bin),  Radikal (43 bin),  Sabah (497 bin),  Star (110 bin),  Takvim (258 bin),  Vakit (71 bin),  Yeni Asya (7 bin),  Yeni Şafak (117 bin),  Zaman (564 bin) adlı gazetelerin birinci sayfalarında ise yer almamıştı.
Yine üşenmeden oturup bir de hesaplama yaptım.
Haberi sürmanşetten veya manşet olarak 8 sütun veren Cumhuriyet, Güneş, Posta ve Tercüman’ın satış toplamı 940 bin idi.
Yine sürmanşetten fakat 1,5–2 sütun ayırarak verin tek gazete Hürriyet’in satışı 606 bin.
Haberi başlık altında fakat üst köşede l,5–2 sütun halinde değerlendiren Akşam ve Türkiye’nin satış tutarı 340 bin; aynı genişlikte sayfanın alt taraflarında değerlendiren Bugün, Milliyet ve Vatan’ın satış tutarı ise, toplamları yukarıdan beri yuvarlayarak veriyorum, 500 bin.
Habere birinci sayfada yer vermeyen diğer 9 gazetenin satış tutarı ise 1 Milyon 700 bin.
Sayılar aldatıcı olabilir diye, bu kez de -görüyorsunuz hiç üşengeç değilim- kamuoyunda etkili olmaları açısından bir değerlendirmede bulundum. Ulusalcı tutumları sebebiyle böyle bir habere balıklama atlayamaya amade olanlar ile belli gruplara/cemaatlere ve bulmaca/iddaa/magazin tutkunlarına hitap edenleri bir yana bırakarak yaptığım değerlendirme sonunda ise şöyle bir durumu gözlemledim:
 Cumhuriyet 8 sütun manşet, Hürriyet manşet üstü 1,5–2 sütun, Akşam başlık altında 1,5–2 sütun, Bugün, Milliyet ve Vatan sayfanın alt tarafında 1,5–2 sütun.
Radikal, Sabah, Star, Vakit, Yeni Şafak ve Zaman’ın birinci sayfasında ise haber yok…
Peki: bu durumu, gazetelerin bu tutumunu acaba, ordu karşıtlığı ya da asker düşmanlığı, askeri kale almamak olarak mı değerlendirmek gerekir?
Asla!...
Bu ülkede aklı başında hiç kimsenin ne orduyla ne de askerle bir problemi vardır. Hatta silahların gölgesine sığınmaktan medet uman kimselerin “ordu karşıtı, asker düşmanı” diye yaftalamağa çalıştığı kimseler, halkın çoğunluğu yani bizler ordumuza onlardan daha çok bağlı ve askere onlardan daha çok saygılıyız.
Dolayısıyla irdeleme konusu yaptığımız gazeteler için de durum aynıdır.
Öyleyse olan nedir?
Bazı kimselerin demokrasiye tehdit olarak kullanmağa kalkışmalarının önünü kesmek için haberle ilgili böyle bir değerlendirme yapılmış olmaktadır. Nitekim dar alanda paslaşan bazı gazeteler böyle bir tehdide kalkışmışlardır da.
Kamuoyu, çünkü, ordunun/askerin demokrasiye yönelik bir tehdit olarak takdim edilmesini istememekte, doğru bulmamakta ve bundan rahatsız olmaktadır.
Gazetelerin tutumunu böyle okumak gerektiği kanısındayım.
Kamuoyunu oluşturan kanaat önderleri demokrasiye içtenlikle “merhaba” demekte, başka türlü açılımlara/yorumlara ise rıza göstermeyeceklerini belirtmektedirler.
Olay, budur ve gidişat ülkenin aydınlığına doğrudur.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık