SAKLANMIŞ SESLİ DÜŞÜNCELER


28 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
SAKLANMIŞ SESLİ DÜŞÜNCELER
  Doğu toplumlarının en büyük sıkıntılarından birisi de sevgilerini hep saklı tutmalarıdır. Köylerimizde büyük bir ailede genç bir baba, çocuğunu babasının yanında kucağına alıp sevgisini ifade etmede haya eder. İlginçtir ki bu özlemini torun sahibi olduğunda kaza etmeye çalışır. Çocukluğumuz sevgisini, eve gelen babasının kucağına atlayarak gideren tv filmlerini, imrenerek izlemekle geçti. Ama bir kez olsun bu senaryoyu oynayamadık kendi kimliğimizde.Bu adetler nereden ve nasıl gelmiş yerleşmiş ya da sosyolojik faydası nedir bilinmez ama;  bir toplumu ve kültürünü yansıtmada bir renk telakki edilebilir.
BİRGÜN Hz. Peygamber bazı sahabeleriyle sohbet ederken, yakınlarından bir insan geçer. Bir sahabedir o. Peygamber meclisinde oturanlardan biri, o sahabeye işaret edip, "Yâ Rasûlallah!" der, "Ben bu adamı çok seviyorum." Hz. Peygamberin buna verdiği karşılık şudur: "Bunu o biliyor mu?" "Bilmiyor" der meclisindeki sahabe. Ve şöyle buyurur Peygamber: "Git, bunu ona söyle!"
Bu olay, ne yazık ki, az bilinen hadisler arasında yer alır bizler için. O yüzden, birbirimize olan sevgimizi bir şekilde ifadede biraz eksik davranırız hepimiz. Sevgimizi, ilgimizi içimizde saklarız çoğu kez. Dışa vurmaz, açığa çıkarmaz, açıkça göstermeyiz.
Oysa, “mü’min kardeşine sevgisini ifade etmek” bir nebevî tavsiyedir bizler için. Zira, insan sevilmek istediği gibi, ‘sevildiğini bilmek’ de ister.
 Hamuru, anlamı barış ve sevgi olan İslam dini ile  yoğrulmuş bir toplum olarak, Bu kutsal haftanın anısına da olsa sevgilerimizi yarına ertelemeyelim.
Selam ve Sevgi ile…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık