Siverek Haber

Siverek Haber

ÇOCUKLAR NEDEN BAŞARAMIYOR ?


21 Aralık 2010 Salı 00:00
(sevgili öğrencilerime)

Eski velilerimle sık olmazsa da görüşürüm. Sitedeki yazılarımı takip ettiklerini, benim okuldan ayrılmamdan sonra çocuklarına veli olarak yeterince rehberlik edemediklerini, bu yüzden yazılıda olsa eğiteme yönelik rehber yazı yazmamı belirtiyorlar. Mesleğim icabı çalıştığım okullarda ne tesadüf ki hiç birinde rehber öğretmen yoktu ve bu işi gönüllü olarak ben yürütüyordum. Dolayısıyla bu konuda kendimi geliştirme, birçok kaynak okuma fırsatım olmuştu.
   
Velilerimden birinin sorusu şöyle: ‘Hocam, çocuklarımıza nasıl bir strateji uygulayalım ki ailece okullu olalım, onların çalışmalarını sağlayalım?
 
Öncelikle tecrübelerim ve kaynak kitaplardan edindiğim birikimle şunları söyleyebilirim.
 
Öğrenci yapılan her şeye rağmen ve kendisine hazırlanan her türlü eğitim ortamını hiçe sayarak çalışmıyorsa, o zaman ortada kısaca iki sorunu var demektir:

1) Öğrenci konuları öğrenemiyor,

2) Çocukta öğrencilik kimliği, (başarılı her çocukta mutlaka oluşur) yani öğrencilik psikolojisi oluşmamış demektir.
Eğer çocukta aile içerisinde öğrenciliğe önem veren ve bunu her türlü söylem ve davranışlarına yansıtan bir anlayış yok ise, çocuk ruhen bir öğrenci olamayacağı için, ondan öğrencilikle ilgili olumlu davranışlar beklemek de yanlış olacaktır.

Biz öğretmenlerin en çok yaşadığı sorunlardan biri, çocuğun, sınıfı sokak veya aile ortamı gibi algılayıp, öğrencilik ortamına ve onun kurallarına geçiş yapamamasıdır. Özellikle birinci sınıf bunun en bariz örneğidir.

Ailelerin, çocuklarını öğrencilik gibi sınırları belli olan ve kuralları bulunan bir anlayışa çok uzak yetiştirmeleri durumunda, çocuğun öğretmenin eğitim otoritesine direnmesi veya sadece fiziksel olarak uyum sağlaması durumu ortaya çıkabilir.

Öğrenci kimliği sorunu ve bunalımı yaşayan çocuklarda anladığım ve araştırdığım kadarıyla aile içi eğitim hatalarını şöyle sıralayabilirim:

Bölgemizde özellikle feodal ortamda yetişmiş anne-babaların çocuklarını da kendi zihniyetine yakın yetiştirme çabaları neticesinde “Para her kapıyı açar,  filan paşa her sorunumuzu halleder” bize bir kapı açar deyip, çocuklarının tahsil hayatını tehlikeye atmaları. ( Bu konu ile bağlantılı olarak, araştırma görevlisi sosyolog bir arkadaşımın yaptığı, “ feodal düzen nasıl kalkar” anketinde, öğrencinin biri verilen şıkların yanına şöyle bir şık eklemişti. “ KPSS” sınavının yapılması. Oysa verilen şıklarda böyle bir şık verilmemişti. Zeki insan işte. Çok muzip ve anlamlı bir espiri olarak kabul etmiştik bu durumu.)

Çocuğun ve ailenin çevresinde, çeşitli maharetlerle veya haksız kazanç ile hızlı para kazanıp zenginleşmiş birinin olması ve o kişiye yönelik aile içerisinde takdir duygularının sıklıkla dile getirilmesi öğrencide okula karşı bir soğukluk oluşturabilir.

Çocuğun her istediğinin alınması önemli bir sorundur. Çocukta bir özlem mutlaka bırakılmalı, çocukta “kendim başarıp bunu elde etmeliyim” duygusu kamçılanmalıdır. Çünkü çocuk, ilerde isteklerini kendi çalışmaları ve başarısı ile elde edeceğine dair plan, programlar ve stratejiler benimseme fırsatını geliştirecektir.

Ailenin, çocuğuna onu “iyi ve özgür yetiştirme” adına, hiçbir kural ile tanıştırmaması, engellememesi, istediğini yapmasına müsaade etmesi. Farkında olmadan, anarşist bir eğitim anlayışıyla yetiştirmesi.

Ailelerin, şikâyetçi oldukları durumu anlatırken, övücü kelimeler kullanması. Örneğin, kerata mühendis gibi bilgisayar kullanıyor, hep zengin ve belli ailelerle geziyor, parlement’ten aşağıda sigara kullanmıyor”
demeleri gibi.

Ailelerin çocuklarında yeterli düzeyde bir öğrencilik kimliği oluşturması, öğrencilerin, “benim işim öğrenmek” demeleri için, işe erken başlamaları, ortamı sürekli öğrenen ve uygulayan bir alana çevirmeleri gerekmektedir. Çünkü bireyleri en çok etkileyen söz  değil, davranışlardır. Öğrenciye kitap okumanın önemi anlatılmak isteniyorsa, anne-baba onun yanında ya da onunla birlikte kitap okumaya özen göstermeli, kültürümüzden örnekler verip bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum, beşikten mezara kadar ilim öğreniniz, kültürünün mirasçısı olduğumuzu yaşayarak anlatmalıyız.
Çocuğumuza tahsilin önemini vurgulamak istiyorsak;  onun yanında sadece okumuş ve erdemli insanlara olan hayranlığınızı dile getirmelisiniz. Filan atalarımızın, ezdiği aşiretten, öldürdüğü kişi sayısından bahsedersek çocuk niye tahsile yönelsin, niye okumayı erdem saysın ki? Asıl övgü kaynağını siz ona anlatıyorsunuz zaten. Eğitimin, erdemin ne önemi var!
Çocuğunuzu en çok öğrencilik başarıları ve öğrenciliğe doğru davranışları açısından takdir edip, onu ölçülü düzeyde ödüllendirirsek, arkadaşları da muhtemelen bu düzeyde olacak, ailede ise kardeşlerine örnek olacaktır. Çünkü model, iyi kullanılırsa iyi bir öğretmendir aynı zamanda.

Selam ve Sevgi ile…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık