Siverek Haber

Siverek Haber

Doğuda Devlet Otoritesi Nasıl Sağlanır?


13 Eylül 2009 Pazar 00:00
    Bu şehrin eskiden at arabaları vardı, şehrin her caddesinde serbestçe dolaşan. Yol alırken, rasgele bir ihtiyarın izin almadan sırtını dönüp üzerine zıpladığı. Yâda kızgın bir yaz sıcağında ford kamyonun korkunç korna sesiyle ürküp baş alan at arabaları vardı, ansızın bir dükkânın içine dalan, çocukları ezen, sahibini mahçup eden yük taşıyan at arabaları vardı. Hem sürücüleri nazik, çarpmamak için sakııııııın sakııııııın diye bağıran sürücüleri vardı.

   Hayat işte, kim bilir bu şehri kaç insanla doldurup boşalttı, hangi nam ve şöhret sahibinin belini büküp, çocuklarının rüsvası yaptı. Kimisi zulüm ile kimisi adalet ile nam saldı şu gölge kadar kısa olan hayatta.
   Kimisini sevindirdi bu şehirde kadim binalar diktirdi, hiç ölmeyecekmiş gibi. Kimisini de bağını bahçesini köşkünü bırakıp göçe zorladı. Değişmeyen tek şey gök kubbe altında fani ve fenaların varlığı. Her ümmetin bir eceli vardır. Artık ecelleri geldiği zaman ne bir an geri kalabilir ne de öne geçebilirler (A’raf-30) , der kelam-ı kadim.  Şundan yola çıkıp diyebiliriz ki yıkılmayacak hiçbir beşeri düşünce sistemi yoktur. Bediüzzaman dünya dahi bir nefistir o dahi ölecek der.
  Sosyologların belkide özel bir kürsü kurup incelemesi gereken Doğu psikososyolojisi tarihten günümüze değişik boya tebedüllatıyla devam edip gidiyor. Doğunun birçok il ve ilçelerini gezme ve görme fırsatını yakalamış biri olarak Devlet ve Doğu kavramı bana hep şu soruyu sordurmuştur:
 “Burada halk tarafından özümsenmiş bir devlet otoritesi nasıl sağlanır? Diye.”
Bursa’nın ve İstanbul’un birçok büyük işyeri sahiplerinin kökenini incelediğimde, kökeni Doğu’nun kadim esnafları çıkıyordu karşıma. Bu iş adamları kadim bir zamanda  köyden şehre göç etmiş, Batıyla iş münasebetiyle tanışmış ve kendisini tanıttırmış tüm Türkiye’ye.
    Bu kervan  zinciri devam edip gidiyor. Yani küpünü dolduran daha rahat bir şehirde daha medeni insanlarla yaşamayı tercih edip hicret ediyor. Bize düşen, bunların  yaz aylarında sözde hayran oldukları memleketlerine nostaljik dönüşler yaparken,  eski memleketlerini övüp durmalarını dinlemek kalıyor. Batıya döndüklerinde de misafirperverliklerimizi anlatırlar konu komşuya. Ya da iş arkadaşlarına. Sonuna şunu eklemeyi de ihmal etmezler. Allahım nasıl dayanıyorlar,  hala yüz yıl önceki gibi bir hayat yaşıyorlar.
  Amacım bu büyüklerimizi yermek değil,. Belki de  hepimizin reddetmeyeceği bir hayat tarzı bu..
   Şuna inanıyorum ki doğu düzelebilir. Ve düzelecekte. Bunu devlet yapmak zorunda. Nasıl bozduysa o mantıkla başlayacak tadilata. Yani kişileri kimliksiz, sistemsiz, erdemsiz bıraktıysa yine yeni oluşumlarla düzeltecek.
    İnsanlarını çok çocuk yapıp kendini koruma mantığını nasıl yerleştirdiyse. Aynı güvenceyi adaletli devlete dayayarak değişecek. Kişi adaleti sülalesinin çokluğundan değil, devlet otoritesinden alarak değişecek.
  Arkadaş soruyor; kardeş burada devlet yok, kanun yok. Kanun nizam vatandaşa, kayırmalar tanıdık yandaşa. Çok haklı bir ironi.
   Yeni emniyet amiri atanmış, Süleyman Abim, ömründe çiçek almasını bilmez ama, yarın işim düşer diye en büyük çiçeği yollamış emniyet amirine. Halamın oğlu geçenlerde silahla adam yaraladı Süleyman Abim devreye girdi olayı yatıştırdı. Kimse kimseden davacı olmadı. Süleyman Abim emniyet amirini yemeğe çağırdı. Süleyman Abimin oğlunda bile emniyet amirinin cep telefonu numarası var…  filan felan gibi abartılı yalanları duyarız hepimiz.
  Sahi devlet kurumunda hiçbir makamı olmayan bir eşrafın  yanına 10 adamını alıp yeni atanan kaymakamla bir saat görüşmesi, özel bir yerde özel yemek sözünün verilmesi Batıda da var mıdır? Yeni atanan kaymakamı hemen tavaya davet etmek İsiviçre’de de var mıdır?    Yandaşlarının çok adam öldürdüğü, ya da ilçenin tüm ihalelerini alan birinin cep telefonunda, kaymakamın, emniyet amirinin, vakıf müdürün, özel idare müdürünün telefon numarası neden bulunsun?
     İbrahim komşusuyla kavga edip pompalı tüfeğiyle komşusunu yaralarsa kanun neden işlemesin, neden arabulucular bunu bir yemekle halletsinler.
    Devlet büyükleri neden bir siyasi partinin halasının torunundan borç para alsın ki? Mülki amir neden kafa kol ilişkisine girip çocuklarını ACE nin meşhur Ayşe teyzesinin kirvesi yapsın ki?
  Anlayacağımız kanunun işlemesini,  kanunu savunması gerekenler engelliyor.
  Bu arada neden hiç tanımadığım biri at arabasıyla bana çarparsa  nezaket gösterip SAKIIIIIIIIIIIIIIIIIN  demeyi bir centilmenlik bilmesin ki....

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık