Siverek Haber

Siverek Haber

İNSAN [1]


15 Kasım 2009 Pazar 00:00
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

     “Ey insanlar! Şüphesiz biz, sizi bir erkek ve bir dişiden (Âdem ile Havva’dan) yarattık. Birbirinizi tanımanız için de sizi, milletler ve kabileler kıldık. Doğrusu Allah katında sizin en üstün olanınız, en takvalı olanınızdır. Muhakkak  ki Allah, Alîm (her şeyi hakkıyla bilen)dir, Habîr (her şeyden haberdar olan)dır.” (Hucurat Suresi – 13)

      Yüce Yaradan böyle demişken ayetinde, biz insanlar hala neyin kavgasını yapmaktayız? Neden bir türlü bitmek bilmiyor ırkların üstünlüğü konusunda yapılan tartışmalar, savaşlar? Birileri kalkıp Türk olduğu için övünür; onları faşist olmakla suçlayan Kürtler ise Kürt oldukları için gururlanır her fırsatta ne hikmetse… Ne farkı var bunun? Her iki kesimin de yaptığı birbirinden farklı değil ki! Yıllardır süregelen savaşlarda, kimisi “Türk” olmak uğruna can verdi, kimisi “Kürt” olmak uğruna… Kimisinin rengi siyah diye horlandı, kimisi Yahudi olduğu için Nazi kamplarında hunharca katledildi… Kimisi Ermeni olduğu için kıyıma uğradı, kimisi Alevi, kimisi Sünni… Ama tüm bunlar yapılırken kimse düşünmedi; ÖLDÜREN DE “İNSAN”DI, ÖLEN DE!

       “O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması ve lisanlarınızın ve renklerinizin muhtelif olmasıdır. Muhakkak ki bunda, âlimler için katî deliller vardır.” (Rum Suresi – 22)

       Yeryüzündeki tüm bu çeşitliliğin, Rabbimizin varlığının bir delili olduğunu neden düşünmeyiz? Zenginliklerde güzellikler gizlidir. Akıl sahipleri için tabi… Farklı diller, farklı kültürler, farklı görünüşler, farklı renkler; hepsi bizim düşünüp ibret almamız için bir delildir. İnsanları diliyle, rengiyle, ırkıyla, diniyle, şekliyle değerlendirip yargılamaktan vazgeçelim artık. Rabbimiz bunu asırlar önce indirdiği ayetlerinde emretti zaten… Peygamber Efendimizin de sürekli insanlara tebliğ ettiği husus buydu Veda Hutbesi’nde. “Arap’ın Aceme, Acemin Arap’a üstünlüğü yoktur” dedi ısrarla Resul (s.a.v.)… “Duyduk ve itaat ettik” dediysek de her fırsatta, biz aslında duyduk ama itaat edemedik…
      
      Yeryüzündeki tüm düzenin, dengenin, adaletin nasıl sağlanacağı, insani değerlerin nasıl korunacağı zaten bize Rabbimiz tarafından açıkça gösterilmiş. Peygamberimiz de buna rehberlik etmiş, anlatmış. Gerçek anlamda iman edip, Allah’ın kanunlarını uygulamaya çalışsak zaten ne ahlaksızlık diz boyu olur, ne adaletsizlik olur, ne ırkçılık olur, ne de böyle insan kıyımları yaşanır.

       Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi tüm insanlığı kucaklayıp, şefkatle, alçakgönüllülükle yaklaşabilmeliyiz herkese… Mevlana gibi, insanı dost görmeli, “Ne olursan ol, gel!” diyebilmeliyiz… Yunus gibi olmalıyız biraz da, “Yaratılanı, Yaratan’dan ötürü sevebilmeliyiz”… İnsana, insan olduğu için değer verebilmeliyiz kısaca… Hor görmeden, aşağılamadan… İnsanlara tebessüm etmenin bile sadaka sayıldığı ve karşılığında sevap kazanıldığı muhteşem bir inanç kültürüne sahibiz unutmayalım.

     “Gerçekten (biz) insanı, en güzel bir biçimde yarattık!” (Tin Suresi – 4)


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık