Siverek Haber

Siverek Haber

İnternet Kafeler Eğitim Öğretimi Tehdit Ediyor


23 Mayıs 2011 Pazartesi 00:00
    
İnternetin bir iletişim aracı olduğu, insanların büyük çoğunluğunun güncel gelişmeleri internetten takip ettiği, herhangi bir konudaki eski bir bilgiyi bulmak için kaynak kitaplar yerine interneti tercih etiği, çeşitli konulardaki araştırmaları internet sayesinde gerçekleştirdiği, inkâr edilemeyecek gerçeklerdir. Hatta internetin bir zamanlar odalarımızın müstesna bir köşesinde yer alan ansiklopedilerin pabucunu dama attığını ifade etmek pek de abartı sayılmaz.
   
İnternetin ansiklopedi ve sözlüklerden daha çok tercih edilmesinin en büyük sebebi, kuşkusuz kullanımının rahat ve hızlı oluşudur. Bunlar küçümsenecek faktörler değildir. Bunlar ve bunlara benzer birçok faktörden dolayı internet kullanılmalıdır. Hatta internetsiz olmak birçok konuda çağa ayak uyduramamayla eş anlamlı hale gelmiştir.  Günümüz insanının bilgiye hızlı ulaşmak için ne kadar çabaladığını tahmin etmek güç değil. Ancak bilnçsizce internet kafelere gidip zamanlarının büyük çoğunu oralarda geçiren öğrencilerde çok ciddi psikolojik sorunlar oluşuyor ve bu öğrenciler derslerde de başarısızlık durumuyla karşı karşıya kalıyorlar.
İnternet kafelere bilinçsizce giden öğrenciler, günün büyük bir bölümünü; özellikle tatil günlerinin büyük çoğunluğunu buralarda geçiriyor. Öğrenciler sanal âlemden koptukları gibi ders konusunda da gerilemeler yaşıyor. Bu, son derece tehlikeli sonuçlar doğuracak bir durumdur.
  
İnternet o derece gerçek hayatın yerini almış ki adeta öğrencileri zabt u rabt altın almıştır.
  
Umut, sevgi, şefkat, saygı, emek, gayret, samimiyet, hedef, dostluk, inanç, azim, huzur, paylaşma, vefa, kardeşlik, güven, eşitlik, adalet… Abartısız bir şekilde ifade etmek zorundayız ki bu kavramların tümü internete kurban gitmek üzere. Acilen gerekli önlemler alınmadığı taktirde; birkaç yıl içinde bu kavramlar sadece sözlüklerde yer alır hale gelecek. Bırakın insanların bu değerlere sahip olmasını; insani ilişkilerde bunların kriter alınmasını; bir süre sonra bunlar günlük konuşma dilinde bile yer almıyor olacak. Bunların çok abartılı ifadeler olduğunu, interneti bilinçsiz kullanmanın zararlarının bu kadar büyük olmayacağını, olamayacağını düşünüyorsanız; tehlikenin farkında değilsiniz, demektir.
  
Sinsi bir düşman gibi hayatımıza giren, bizi düşünüyorsanız tehlikenin birbirimizden koparan, bizi hastalık derecesinde yalnızlaştıran internetle ilgili bu kanıya hemen varmadım. On yıldır görev yaptığım devlet okullarındaki; liselerdeki öğrenci profilini gördükçe internetin ne derece tehlikeli sonuçlar doğurduğuna bizzat şahit oldum. Öyle ki, bu; bir memleket sorunu haline gelmiştir ve diğer memleket meseleleri; ekonomik sıkıntılar, işsizlik, dış politika sorunları gibi bu sorunla da devlet düzeyinde ilgilenmek gerekir. Çünkü bu sorunla beraber geleceğimiz olan gençlerimiz elden gidiyor.
  
Konuyla ilgili somut bir örnek verirsek: 2006 yılında görev yaptığım lisede ilkokul ve liseden bir sınıf arkadaşımın kardeşi de benim öğrencimdi. Onuncu sınıfta okuyordu ve sayısal bölüm öğrencisiydi. Arkadaşımın üstün bir sayısal zekâsı vardı. Bizim yıllardaki eğitim şatlarının şimdiki gibi iyi olmamasına, arkadaşımın ailesinin ekonomik sorunlarına,  kendisinin dershaneye gidememesine rağmen, iyi bir bölüm kazanmıştı. Arkadaşımın bir diğer abisi İktisat Fakültesini bitirmiş, İstanbul’da defterdarlıkta üst düzey yönetici olmuştu. Benim dersine girdiğim öğrenci de, dersler açısından, sınıfta ilk beşin içindeydi. Tahminime göre Tıp fakültesini kazanacak kapasiteye sahipti. Lise bir ortalaması, çok iyiydi. Aralık ayıydı  Bir gün o zaman il dışında olan arkadaşım, kardeşinin derslerinin düşmeye başladığını, onunla ilgilenmemi söyledi. Ben, hayret ettim. Söz konusu öğrencimiz, sınıfın en iyilerindendi. Onun derslerinin iyi olmaması anormal bir durumun olduğu anlamına geliyordu. Ertesi gün okula gittim. O zaman e okul sistemi olmadığından idareye gidip notlarına baktım. Üç dersi zayıftı. Hayret ettim. Bu öğrencinin bu kadar zayıfı olmaması gerekirdi, diye düşündüm. Durumunu sınıf öğretmenine sormak gerektiğini düşündüm. Notlarını çıktısını bana veren müdür yardımcısı, öğrencimizin sınıf öğretmeninin o gün sevkli olduğunu, okulda bulunmadığını söyleyince; ben, öğrencinin kendisiyle konuşmayı düşündüm. Nöbetçi öğrenci vasıtasıyla haber gönderip bir sonraki teneffüste yanıma gelmesini söyledim. İlk ders bitti. Ertesi teneffüs haber gönderdiğim öğrenci yanıma gelerek, aradığım öğrencinin okulda olmadığını söyledi. Ben de arkadaşı arayarak, kardeşinin okula gelmediğini söyleyince; itiraz etti. Kardeşinin okulda olması gerektiğini söyledi. Ben de acaba bizim öğrenci mi yanılıyor, şüphesiyle nöbetçi öğrenciyi tekrar çağırıp aradığım öğrenciye mi, bir başkasına mı baktığını sordum. Nöbetçi yanılmamıştı. Tam da benim aradığım, arkadaşımın kardeşine bakmıştı. Ben de tekrar arkadaşımı arayıp kardeşinin bugün okula gelmediğini ifade ettim. Arkadaşım, telefonu kapattı. Ben diğer derse girdim. Bir sonraki teneffüste baktım ki, aradığım öğrenci babasıyla, koridorda bekliyor. Babasıyla merhabalaştıktan sonra idareye gittik. Meğer öğrencimiz o güne dek, toplam on sekiz gün okula gelmemiş. Bu durumdan dolayı okul idaresi, iki kez eve devamsızlık mektubu göndermiş. Babasına çocuğun bugün niçin okula gelmediğini sorunca, oğluna dışarı çıkmasını söyledi. Oğlu dışarı çıktıktan sonra anlatmaya başladı:
—Hocam, bu çocuk aslında çok zeki. Ama iki aydır; internet kafeye bağlanmış, derslerinin zayıflığı ve devamsızlığı bundandır.
—Çare olarak ne düşündünüz? Uyarmadınız mı?
-Hocam, çok uyardık; ama nafile. Bir daha gitmem, diyor; ama her seferinde yine gidiyor. Adeta bağımlı olmuş. Saatlerce gidip internet kafede kalıyor. Hafta içi de gidiyor, derslerini aksatıyor.
-Bu sorundan haberim yoktu. Ben, abisi telefon açıp ders durumun anlatınca idareye geldim. Sınıf öğretmeni olmadığım için, diğer derslerinden haberim yoktu. Benim dersimde de düşüklük var; ama şimdilik zayıf düşmüyor, dedim. Ama diğer derslerinden zayıf olanlar var.
-Hocam, ne yapalım da bunu koparalım, internetten?
—Ben de bir konuşayım, belki faydası olur, dedim.
    
Arkadaşımın kardeşiyle defalarca konuştum. Defalarca ona internetin bir iletişim aracı olduğunu; ona aşırı bağlanmanın, gerçek hayatla bağları koparmanın telafisi güç sonuçlar doğuracağını anlattım. Daha sonra ben o okuldan ayrıldım. Duyduğuma göre bir süre terk ettiği halde daha sonra tekrar başlamıştı internet kafeye gitmeye. Sonuç ne oldu? Büyük bir ihtimalle Türkiye’nin puanı yüksek fakültelerinden birine yerleşmeye müsait, zeki bir öğrencimiz, güç bela liseyi bitirebildi. Bundan altı ay önce memlekete gelen abisine kardeşinin şimdi ne iş yaptığını sorduğumda aldığım cevap internet kafe bağımlılığının parlak dimağları ne derece körelttiğinin en acı itirafı gibiydi:
 —Antalya’da bir otel mutfağında bulaşıkçılık yapıyor’’


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık