Siverek Haber

Siverek Haber

Özgür Bireylere Doğru


14 Kasım 2008 Cuma 00:00
Sabah sabah koridorun başında durup okula gelen öğrencilerin üst baş ve okul kıyafetlerini kontrol ediyorum. Her zaman çıkar ya iki öğrenci kravat takmamış. Öğrencileri uyarıyor, kendime soruyorum. Acaba, dünyanın kaç yerinde böyle tek tip elbise ile okula gelinir? 
  Derste öğrencilere soruyorum; “ bir öğrenci kravatını takmazsa saçlarını kısa kesmezse, önlük giymezse okulda bir şeyler öğrenebilir mi?” Tek tip yetiştirilmiş öğrenciler bir ağızdan bağırarak söylüyorlar; “Hayır Öğretmenim, Öğrenci olduğu nasıl belli olacak o zaman?”
  Düşünebiliyor musunuz? Bir ilköğretim öğrencisinin 0 km beynini ilk yıllardan itibaren bir zincire vurup, zevkini, tarzını, ifade özgürlüğünü ve ben şahsıma uygun olanı beğenirim deme hakkını elinden alıyoruz.
  Bizim klasik eğitimcilere bakarsan ısrarla şunu savunurlar. “ yok eğer serbest kıyafet olursa zengin çocuklar daha iyi giyinecek, fakir öğrenciler giyinemediğinden sınıfta eziklik hissedecekler”.
  Bu tür düşünen eğitimcilerimize şunu sormak istiyorum. O çocuklar aynı çevreyi paylaşmıyor mu? Aynı sokakta yaşamıyor mu? Okulda altı saat kalan bir öğrenci 18 saatini nerede geçiriyor? Düşündünüz mü? Ve en önemlisi de biz okulda onların fakirliklerini gizlediğimizde fakirliklerine bir çözüm mü buluyoruz? Okulda tek tip giyinenler mi sadece öğrenir? Eğitim sadece okulda mı verilir? Bu yüzden midir ki okulu bitiren bireyler eline kitap almıyor, gelişmeyi düşünmüyor? Biz her bireyi öğrenebilir fikrini ne zaman kabul edeceğiz?
    Ve netice olarak böyle bir sistemde yetişen öğrencilerimizden dünya bilim literatürene kazandırdığımız kaç elemanımız var? Olanlarda buradan göçüp gidenler maalesef.
  Üzülerek ifade edelim ki, bırakın özgürlükleri geliştirmeyi ve bu yönde eğitim vermeyi, eğitim kurumlarında demokratik olmayan birçok uygulamayla bireylerin okumak hakkını bile elinden alıyoruz. Bütün yasal metinlerde, ‘eğitim, bireylerin temel hakkıdır’ denilmesine rağmen, birtakım yasaklar getirerek bireylerin en temel hakkı olan eğitim hakkının ellerinden alınması insan haklarına da aykırıdır. Aslında bu da eğitim sorunudur. Çünkü eğitiminiz; demokratik yaklaşımları, insan hak ve özgürlüklerini öncelemiyorsa, yetiştirdiği bireylerde yönetim erkini eline geçirdiğinde demokratik yaklaşımları sergilemiyor. Bunun için eğitimin içeriği ve niteliği demokratik değerlerle donatılmalıdır.
 
Eğitim, toplumsal açıdan da önemlidir. Eğitim yoluyla bireyleri özgür niteliklerle yetiştirdiğinizde, nitelikli bireylerin oluşturduğu toplum da nitelikli hale gelecektir. Bireyleri nitelikli olan toplum, kalkınma ve gelişme yönünde önemli gelişmeler sağlayacaktır. Yine toplumdaki demokratik hakların kullanımı, özgürlüklerin önünün açılması bakımından son derece önemli işlevlere sahiptir. Eğitim yoluyla bireylere örgütlenme bilincinin sağlanması, örgütlü toplumun gelişmesi açısından ciddi mesafeler kat edecektir. Demokratik toplumların başarısı, eğitim sistemlerinin özgürlüklere verdiği önemle anlaşılmaktadır. İsveç eski Başbakanı Olof Palme, “Biz, çocuklarımızı okula yeni bilgiler edinmelerinden ziyade bir sivil toplum örgütüne nasıl katılabilirim ve de nasıl katkıda bulunabilirim bilincini geliştirsinler diye gönderiyoruz” diyor. Bu anlayış, aslında bir sivil toplum örgütünün gelişmesinden ziyade sivil toplumun oluşması, sivil anlayışın topluma hâkim olması ve özgürlüklerin kullanılması için önemli bir yaklaşımdır. Bir başka eğitim düşünürü ise, “Eğitim, yalnızca bireysel özgürlükler açısından değil, toplumun bir bütün olarak ilerlemesi açısından da hayati önem taşımaktadır” yaklaşımında bulunuyor. Öyle ise eğitimin işlevleri arasında toplumun gelişmesi ve değişimi de vardır. Bu değişimi sağlayacak yegâne unsur, vermiş olduğunuz eğitimin niteliğidir. Toplumsal değişim elbette ki demokratikleşmenin ve özgürlüklerin önünün açılması yönünde olmalıdır. Ancak burada şunu da net olarak ifade etmek gerekir ki, günümüz toplumlarında ve yeni eğitim akımlarında resmi ideoloji eliyle eğitimin verilmemesi veya devlet erkinin eğitimin içeriğine fazla müdahale etmemesi gerektiği ifade edilmektedir.  Hatta dünya eğitim tarihine bu anlamda ciddi sorgulamalarda bulunulmakta, artık ‘devlet eliyle ve zorunlu eğitime hayır, ezberci eğitime hayır’ sözleri yüksek sesle zorunlu eğitime karşı yaklaşımları görmek mümkündür. Bu yaklaşımlara göre, eğitimde gönüllülük esastır. Ünlü bir düşünür şöyle der; 
“Eğitim, temel hak olarak kabul edilebilir ise de, bu hak, yeteneği ve gönüllülüğü dışlayamaz.  Bireyler açısında otonom olmayan bir eğitim hakkından söz edilemez.”
 Kılık kıyafetten çok, dünya bilim dilinde benzeri olmayan lüzumsuz müfredat derslerinden ziyade, alternatif bilimle uğraşan, umut dolu, güzel  bir Türkiye’de buluşmak dileğiyle.
 
Mustafakaradagli15@hotmail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık