Siverek Haber

Siverek Haber

SENDE ÖĞRET ONA...


26 Ekim 2007 Cuma 00:00
Ana ve babadan sonra bireyin öğrenmesi ve gelişmesindeki en büyük katkıyı öğretmen ve eğitimciler sağlamaktadır.Bireyin şekil alması ana ve babadan sonra okullaşma ile başlar. “Yatırımların en büyüğü insana yapılandır” düşüncesiyle hareket edilerek,bu yatırımlar pratikte uygulanmalı ve gösterilmelidir.Bireyler ancak gelişmiş ve eğitimli toplumlarda mutlu ve özgüven bilinci ile gelişebilirler.Bir toplum eğitim ve öğretime ciddi  manada önem vermiyorsa bilinmelidir ki o toplumun sonu gözyaşıdır,yoksulluktur,hüsrandır  yada başkalarının egemenliği altına girmektir.      Bu nedenledir ki; çağdaş, medeni ve eğitimli bir toplum olmak için öğretmen ve eğitimcilere büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Cebini değil,beynini dolduran bireylerin yetiştirilmesi için örnek kişilikli öğretmenlere ihtiyaç vardır.Ama,maalesef şimdiki eğitim hedef konulmadan,ciddiyetten yoksun bir şekilde yürütülmeye çalışılmaktadır.
     Bir kısım öğretmenler ek iş yaparak görevini ihmal etmekte,bir kısmı ise daha iyi maddi imkanlar karşılığında özel okullarda veya dershanelerde çalışmaktadır.Bu durum kaliteyi düşürdüğü gibi eğitimdeki aksamaları da meydana getirmektedir.Doyumsuzluk yani,”Rabb bana,hep bana” zihniyeti toplumun değer yargılarını zedelediği gibi öğrenciler üzerinde de kötü izler bırakmaktadır.
     Plinius:“En büyük ders insanın kendi hayatıdır” der. Yaşam güllerle donatılmış çiçekli yolardan yürümekten ibaret değildir. Kendini geliştirmeyen yetersiz kişilik beraberinde yalakalık yapmayı,küçük menfaatler karşılığında el pençe durarak,her yol mubahtır anlayışına sahip olmayı getirir.Ki bu yol beraberinde onursuzluk ve ahlaksızlığa da götürür insanı!
     Bu noktada öğretmen öğrencilerini öz evlatları gibi görerek her zaman model olmalı; özverili,çalışkan,üretken,mücadeleci,paylaşımcı,yaratıcı bireyler yetiştirerek topluma kazandırmalıdır.Aksi taktirde medeni ülkelerin seviyesine gelmek hayalden ibaret olur.
     ABD’nin 16. Efsanevi Cumhurbaşkanı Abraham LİNCOLN’un çocukluğu yoksulluk içinde geçmiş,doğru dürüst okula bile gidememişti,küçük yaşta babasıyla birlikte ormanlarda kereste biçmiş,nehir gemilerinde çalışmış,kurmuş olduğu işinde başarısız olmuş,yasama seçimini kaybetmiş,26 yaşında eşi ölmüş,ruhsal bunalıma girmiş,kongre seçimlerini kaybetmiş,ardından senato seçimlerini kaybetmiş,bulunduğu başkan yardımcılığı seçimini kaybetmiştir.Yaşamı boyunca sürekli bu yenilgilere karşı direnmiş ve bu direngenliğiyle azmin zaferini kazanarak 52 yaşında Amerika Birleşik Devletlerine başkan seçilmiştir.
     Abraham Lincoln’ün 150 yıl önce oğlunun öğretmenine yazdığı mektup önemli mesajlar veriyor. Geleceğin yetişkin bireylerini bu mektupta ne güzel anlatmış Lincoln…
     Bizde diyoruz ki; sayın öğretmenlerimiz sizde aşağıdaki mektupta belirtilen değerleri öğretin çocuklarımıza!  
 

     ÖĞRET ONA… 

     Öğrenmesi gerekli biliyorum,tüm insanların dürüst ve adil olmadığını
    Fakat şunu da öğret ona,her alçağa karşılık bir kahraman,
    her bencil politikacıya karşılık kendisini adamış bir lider vardır.
    Zaman alacak biliyorum,fakat öğretebilirsen
    kazanılan bir liranın,bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret ona.
    Kaybetmeyi,öğrenmesini öğret ona ve
    hemen de kazanmaktan keyif almayı.
    Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
    Eğer yapabilirsen,sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.
    Bırak erken öğrensin,zorbaların görünüşte galip olduklarını…
    Ona kitapların mucizelerini öğret.
    Fakat ona sessiz zamanlar da tanı.
    Gökyüzünde kuşların,arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin sonsuz gizemini düşünebileceğini…
    Okulda hata yapmanın,hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
    Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret.
    Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde bile…
    Nazik insanlara karşı nazik,sert olanlara karşı daha sert olmasını öğret.
    Herkes birilerine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma.
    Tüm insanları dinlemesini öğret,fakat dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret…
    Eğer yapabilirsen,üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona.
    Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret…
    Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.
    Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,
    Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
    Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ve kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa,dimdik dikilip savaşmasını öğret.
    Ona nazik davran ama onu kucaklama,çünkü  ancak ateş çeliği saflaştırır.
    Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun.
    Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret.
    Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır. 

Evet,150 yıl sonra bu mektup geçerliliğini koruyor değil mi!? 
 

                                              Hasan BAYDİLLİ 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık